banner17

Selamın yerini ne tutabilir ki!

Selam, Allah'ın emri. Peki gönül rahatlığıyla verebiliyor muyuz? Vermeliyiz. Selamı aramızda yaymalıyız.

Selamın yerini ne tutabilir ki!

Öncelikle dinimizin bir gereği daha sonra da cemiyet hayatının ayrılmaz bir parçası olan selamlaşmanın giderek azaldığını ve yozlaştığını görmekteyiz.

Dinimizin bir gereği olarak selam

Selam Müslümanların bir diğeri üzerindeki karşılıklı haklarından biridir. Şöyle ki Kuran-ı Kerim’de ‘Ey iman edenler kendi evlerinizden başka evlere izin istemeden ve sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha hayırlıdır. (Nur Suresi) şeklinde buyrulmuş ve selamlaşmak emredilmiştir. Bu durumda bir cemiyete giren müslümanın yapması gereken ilk şey herkesi Allah’ın selamı ile selamlamaktır. Bir topluluk ile ya da tek bir fert ile karşılaşan Müslüman, Selamün Aleyküm dediğinde karşısındakine bir zarar vermeyeceğine Allah adına yemin etmiş olacaktır. Aleyküm selam diyerek selamı alan kişi de aynı yemini tekrarlayacaktır. Böylece selamlaşmak Müslümanlar arasında bir ahitleşmedir. Birbirlerine zarar vermeyeceklerine dair yüce bir ahitleşme.

Kuran’ı Kerim’de üzerine ayet bulunan selamlaşmak konusunda Efendimiz(s.a.v.) da ‘Selamı aranızda yayınız’ buyurmuştur. Efendimiz tarafından aramızda yayılması tavsiye edilen selamlaşma hususunda özellikle dikkatli olmamız gerekiyor. Girdiğimiz her topluluk ya da karşılaştığımız her ferde ilk iş olarak selam vermekle yükümlüyüz. Çünkü Müslümanlar söze selamla başlar. Bu hususta da Efendimiz ‘Selam, kelamdan öncedir’ ve ‘İnsanların Allah’a en yakın olanı ilk selam verendir’ buyuruyor. Dinimizde bu derecede üzerinde durulan selam konusunda biz ne kadar hassas davranıyoruz, kendimizi sorgulamalıyız.

ÇocukÖzellikle son yıllarda kültürümüzle hiçbir ilgisi olmayan selamlaşama türleri ortaya çıkmaya başladı. Bilhassa gençler arasında yayılan bu sözler gereksiz bir lakırdı olmaktan öteye geçemeyecek ve hayatımıza hiçbir şey katmayacaktır. Sevdiğimiz bir arkadaşımıza merhaba dediğimizde, bu hiçbir anlam ifade etmez. Ama Selamün Aleyküm dediğimiz vakit ki bu Allah’ın selamı ve bereketi üzerine olsun anlamına gelir arkadaşımıza hayırlı bir dua etmiş oluruz. Belki de bu selam/dua sayesinde onun gününün daha hayırlı geçmesine vesile olacağız. Günümüzde çok sık karşılaştığımız ‘selam millet’, selamlar gibi lakırdılar da gereksiz ve saçma olmaktan öteye geçemeyecektir. Kalabalık bir mekana giren kimse selamlar diyerek adeta ortaya birçok selam fırlatmakta ve herkesin bir tane kapmasını dilemektedir. Bu estetikten de yoksun bir selamlaşmadır.

Müslüman her selamladığı kulun Allah’tan geldiğini unutmayarak, tanımadığı insanlara bile selam verebilmelidir. Gülümseyerek vereceğimiz bir selam -sadaka niyetine- tanımadığımız ve o anda canı sıkılan biri için çok şeyler ifade eder ve onu mutlu kılabilir. Bunu hepimiz deneyelim ve sokakta tanımadığımız birine Allah için Allah’ın selamını verelim. Kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. ‘Selamı aranızda yayınız’ hadisi şerifinin sevabını kazanmak çok basit.

Bir dönem sosyal paylaşım sitelerinde yer alan bir videoda Aliya İzzet Begoviç’in orduya hitaben bir selamı vardı. Bilge kral yüksek sesle Selamün Aleyküm diyor ve bütün bir ordu Aleyküm Selam diyordu. Ne güzel komutan, ne güzel asker. Bu videoyu izleyince eminim selam verirken daha dikkatli olacaksınız.

Bunca güzelliği olan selamlaşmanın elbet bazı dikkat edilmesi gereken hususları da var. Yemek yiyenlere, Kuran’ı Kerim okuyana, hutbe dinleyene, namaz kılan kimseye, şarkı söyleyene, uyuyana, ihtiyaç gideren kimselere selam verilmez.

Hem ‘Bilmeyen ne bilsin bizi / Bilenlere Selâm olsun’ dememiş mi şair.

 

 

Hamdi Enes Akçay selam verdi

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2011, 21:38
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20