Şekerin yanında hadis ikramımızdır

Bu bayram ilk defa bayram namazı için camilerde hanımlara da yer ayrılması ve hususi bir davetin, çağrının olması hasebiyle çoluk çocuk hep birlikte bayram sabahı camideydik.

Şekerin yanında hadis ikramımızdır

 

Akşamdan birkaç arkadaş haberleşip, “nasıl yaparız, hiç bayram namazı kılmadık ki şimdiye kadar, kaçta gideriz” diye sorup soruşturup anlaştıktan sonra saat yedi civarı evden çıkmaya ve buluşma yerine gitmeye karar verdik. Gerçi biraz erken bir saat oldu, sonuçta gideceğimiz cami on beş dakikalık mesafede fakat şimdi kalabalık filan olur, yer bulamayız. Malum bizim gibi ilk defa bayram namazına gelen hatunlar camileri doldurur da taşırır gibi düşüncelerle “erken gidelim canım, ilk bayram namazımız bu bizim” diye düşündük.

Bu arada akşamdan namazı nasıl kılacağımızın da araştırmalarına başladık tabi. Bir taraftan çocukların “anne sen şimdiye kadar bayram namazı kılmayı öğrenmedin mi?” alayları ve ayıplamaları karşısında onlara laf yetiştirmek durumunda kaldım bir de. “Yahu bize kimse öğretmedi şimdiye kadar hanımlar kılmaz diyerekten, şimdi öğreneceğiz inşallah, bayramdan bayrama namaz kılanlar öğrendiğine göre biz de öğreniriz herhalde o kadar zor değildir, zaten iki rekât, bol tekbirli bir namaz olduğunu biliyorum” diye hafif söylenme tarzı kendini haklı çıkartan anne salvolarıyla kendimi temize çıkardıktan sonra yaptığım araştırmalar sonucu muradıma erdim. Kendim öğrendikten sonra çocuklara da tarif ettim.

Namaz heyecanı hepimizi sardı

Sabah olunca heyecandan bir koşturmaca, bir telaş hazırlanıp çocuklarla çıktık evden. Arkadaşlarla buluşup, hızlı adımlarla camiye doğru giderken anladım ki sadece ben değilim heyecanlanan, diğer arkadaşlar da çok heyecanlıydı. Sokaklar neredeyse bomboştu. Bizim gibi camiye yol almış giden hatunları aradı gözlerimiz ama göremeyince “herhalde en sona biz kaldık” diye daha bir adımlarımızı hızlandırdık.

Camiye vardığımızda sair vakitlerde namaz kıldığımız üst katta hocanın arkasındaki her zamanki yerimizde bayram namazı kılma hayalimizin yerle yeksan olduğunu gördük. Arkadaşlardan bazıları “zaten sıkışık zamanlarda da aşağıda, arka taraflarda kılıyorduk. Değişen ne şimdi? Erkekler dışarıda da kılabilir, onlar için sorun yok nasıl olsa” diye biraz söylenseler de bayram namazı kılma heyecanımız galip geldi de saflarda yerimizi aldık. O kadar telaş ettik ama hoca zaten namazdan önce nasıl kılacağımızı da anlattı. Namazdan sonra birbirimize sarılıp bayramlaştık, ağlaştık. Çok duygulandık. İşin ilginç yanı topu topu bir saf ancak olmamız idi ki en fazla on beş kişiydik. Galiba bize yer ayrılmıyor diye kızmaya kimsenin hakkı yok. Davet edildiğin halde icabet etmiyorsan hususi yer de bulamazsın elbette. Ama bizim bundan sonraki bayram namazlarını kaçırmaya hiç niyetimiz yok. Çoluk çocuk hepimiz camide buluşacağız inşallah.

Hadis de neymiş?

Bu bayram bir ilk de bayramlaşmaya kapıya gelen çocuklar için hazırladığımız hediyelerdi. Bu sene bayramı evimizde geçireceğimiz için gelen misafirlerimize küçük, renkli kartonların üzerine yazarak hazırladığımız hadisleri sonrasında katlayıp şeker gibi ikram edelim dedik. Aslında ilk başta sadece evimize gelenler için düşünmüştük. Fakat sonra madem yaptık, bayramlaşmaya gelen çocuklara da hem şeker, hem hadis hediyemiz olsun diye düşündük.

İlkin epey bir şaşırdılar. ”Bu da ne?” diye soranlara, kızım “hadis” dedi. Kimisi “hadis mi? Hadis ne?” diye sorunca kızım onlardan çok şaşırdı. “Peygamberimizin sözü” diye açıklama yaptı sonra. Merdivenden inerken fısıldaşmalarını duyduk “babası hoca ya ondan.” İlerleyen günlerde aynı çocuklar sık sık geldiler bizi ziyarete. Kızım “anne galiba hadisler bu çocukların çok hoşuna gitti, gelip gelip duruyorlar. Şekerden sonra hadis de istiyorlar.”

Hadis kelimesini hayatında ilk kez duyduğu her halinden belli olan çocukları görmek üzücü. Hiçbir şey olmadıysa bile hadisin manasını öğrenmiş olmaları ise bizim için güzel bir bayram hediyesi oldu.

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan ilklerin bayramını yazmaya çalıştı

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2013, 16:10
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ismail
ismail - 6 yıl Önce

Bu güzel ikramın bir benzerini İTÜ'de görmüştüm. Gayretli arkadaşlar içerisinde birer lokum ve hadisi şerif metni bulunan küçük hediye kutularını kampüste dağıtmışlardı.

banner19

banner13