Şehzadebaşı mümin hanımları ağırlıyor

Fatih Müftülüğü her ay Şehzadebaşı Camii’nde değerli hocaları hanımlarla buluşturuyor.

Şehzadebaşı mümin hanımları ağırlıyor

 

Bir öğle vakti namaz için Şehzadebaşı Camii’ne gitmiştim. Beyler iç avluda namaz kılıyordu. Bunu önce havanın sıcak oluşuna yordum. Ta ki camiye girene kadar.

Caminin kubbesine çarpıp oradan dört köşesine yayılan ses adeta eriyip rahlelerdeki açık sayfaların, teyzelerin beyaz namaz örtülerinin, parmak uçlarında tesbih tanelerinin ve yüreğimizin üzerine dökülüyordu.

Aşr-ı şerif okuyan bir hanımdı. En ön safta bu kez hanımlar vardı. Sükûtla oturmuş, boyunları bükülmüş, içlerine dönmüşlerdi. Kur’an tilaveti sona erince eller kalp hizasına götürülüp salat-u selamlar getirildi. Fatih Camii Kız Kur’an Kursu öğretmeni Zehra Çevik Hanım programı sunuyor ve o an orada bulunan değerli hocaları tanıtıyordu.

Sonra Melahat Taci Hoca Hanım hoş sohbetiyle bizlerle oldu. Her birimizin gözlerinin içine bakarak muhabbetle sohbetini devam ettirdi. Teheccüd namazının önemini Kur’an’dan ayetler ile anlattı.

Bu mescid Müslümanların okulları, evleri, sohbet meclisleriydi

İslam güneşi insanların üzerine doğduğu vakit, Hz. Muhammed (sav) vahyin coşkusunu kalbinin üzerinde hissettiği vakit ilk olarak yuvasına gitmişti. Hz. Hatice annemizin yanına… Korkusunu onunla paylaşmış, O’nun sözleriyle teskin olmuştu.

Dar’ul Erkam kapılarını İslam’a talib olanlara açmıştı. Talibeler de oradaydı. Ve hicret kutlu topraklara… İlk yapılan hizmet inşa edilen bir mesciddi. Müslümanların yüreklerinin saf olup, birlik ve düzene yani ümmet olmaya doğru adım attığı bir merkez. İslam toplumu ilim ve ibadet mekânı olan camilerde halka olmuş, Kur’an ve sünnet ile dirilmişti. Okulları, evleri, sohbet meclisleri bu mesciddi. Peygamber inşaya burada başlamış, rikkatli kalplerin tohumları burada atılmıştı.

Peygamber Efendimiz yeni bir toplumun inşasını, tüm Müslümanların rahatlıkla katılabildiği camilerde gerçekleştirmiş, kadın erkek bütün Müslümanlar için cami eğitiminin rolünü önemli kılmıştır.

Erkeğin olduğu kadar kadının da ibadet etmeye, kendisi için gerekli olan bilgileri öğrenmeye ihtiyacı vardır. Edindiği ilimlerin zekâtını hem evinde hem toplum içinde vermekle yükümlüdür. Ailenin, çocuğun ve gelecek nesillerin terbiyesi, yetişmesi annelerin elindedir. Peygamber Efendimiz bu sebeple Müslüman hanımların okuma yazma öğrenmelerini, ilimle meşgul olmalarını daima teşvik etmiştir. Öyle ki Hz. Hafsa validemize okuma yazma öğretmek üzere Şifa Hatun adındaki sahabeyi görevlendirmiştir. (İbn Hanbel, Müsned, VI, 372). Yine kişinin bakmakla yükümlü olduğu kız çocuklarını iyi eğiten kimseye Allah’ın iki kat sevap vereceğini ifade etmiştir. (Buhari, İlim)

Medine Mescidi’nde haftanın bir günü hanımların eğitimi için tahsis edilmişti

İslam’ın ilk yıllarında sosyal hayatta aktif olarak yer alan hanımlar, vakit ve Cuma namazlarına katılıp, Peygamberimizin hutbe ve vaazlarını da dinlemişlerdir. Bir gün Müslüman hanımlar mescidde “erkeklerden bize meydan kalmıyor, bize özel bir gün ayırır mısınız?” diyerek Allah’ın Rasûlü’nden ricada bulunmuşlar ve Rasûlüllah onlara bir gün belirlemiştir. (Buhari, İlim 36) Böylelikle Medine Mescidi’nde haftanın bir günü hanımların eğitimi için tahsis edilmiştir.

Müslüman hanımların eğitimiyle Peygamberimiz olduğu kadar özel öğretmenler ve peygamber hanımları da ilgilenmiştir. Onlar hem camide hem de evlerinde ilim/sohbet meclisleri kurmuşlardı.

Bu sohbetlerde hanımlar yalnızca dinleyici değildi. Aynı zamanda sorular soruyor, anlayamadıkları konuların açıklığa kavuşturulmasını istiyorlardı. Pek çok konuyu hiç çekinmeden Hz. Peygamber’e sorarak öğrenmişlerdir. Hz. Aişe şu sözleriyle bunu ifade etmektedir: “Ensar kadınları ne iyi kadınlardır; çünkü hayâları dinlerini öğrenmelerine engel olmadı.” (İbn Hanbel, VI, 148)

İslam’ın ilk yıllarında başlayan cami eğitimi Müslimelerin din hususunda ve daha birçok konuda yetişmesini sağlamıştır. Öyle ki sahabe içerisinde yirmi kadar kadın fıkıh bilgini yetişmiştir. En bilindik temsilcisi ise Hz. Aişe validemizdir. O, dönemin beş önemli müfessirlerinden de biridir.

Peygamber Efendimiz cami eğitiminin de önemine binaen “Kadınlarınızı mescitlerden menetmeyiniz” (Buhari, Nikâh 116) buyurmuştur. Zira bir insanın, bir toplumun maddi ve manevi mimarı olan annelerin eğitimsiz kalması, gelecek nesillerin ahlâki birçok meziyetten yoksun olacağı anlamını taşır.

Bu yüzden günümüzde Müslüman hanımların daha iyi bilinçleneceği, ilim alabileceği mekânların çoğaltılması, özellikle camilerde bu meclislerin oluşturulması elzemdir.

Fatih Müftülüğü’nün başlatmış olduğu bu proje diğer müftülüklere de örnek olmalı. Camiler eski fonksiyonuna döndürülmeli, kadın erkek tüm Müslümanlar için ilim yuvaları olmalıdır.

31 Ekim Perşembe günü öğle namazından sonra Şehzadebaşı’nda yine değerli hocalar ve meşhur Kur’an okuyucuları ile ön saflarda buluşmak dileğiyle…

 

Esra Erdoğan yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2013, 15:10
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13