banner17

Şehri İhsan Kabil'den dinle!

Bilim ve Sanat Vakfı yaz seminerlerinde İhsan Kabil anlattı, biz not tuttuk.

Şehri İhsan Kabil'den dinle!

Kaybolmuş/unutulmuş İstanbul görüntüleri

İhsan Kabil
(+)

Yeşilçam, farkına varmadan bir hizmet de gördü. Kaybolmuş/unutulmuş İstanbul görüntülerini bizlere sunuyor. Nostaljik bir kayıt imkânı sunuyor. Sezai Karakoç da sinemeya mesafeli dursa da bu yönüyle sinemadan bahsediyor. Bu zamana kadar şehirle ilgili belgesel olabilecek bir kayıt yapılmamış. İnsanların kendi imkânlarıyla aldıkları bazı görüntüler var ama bu da yeterli değil. "Ankara: Türkiye'nin Kalbi" adlı belgesel film bile Rus yapımı. TRT, 1960'lardan sonra bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bizde ciddi bir arşivleme anlayışı yok. Daha çok tanıtıcı bir tavır var.

Türk sinemasında filmlerin çoğu İstanbul'da geçmektedir. İstanbul dışında Bursa, İzmir, Ankara ve Adana gibi belli başlı şehirler var. 1940'ların sonuna kadar sinema az film üretiyor.

Metin Erksan
Yücel Çakmaklı
Halit Refiğ
Aşk Nöbeti

Ferahlığı gösteren filmler

1950'lilerin filmlerinde şehrin panoraması vardır. Filmlerde Levent'in kuruluş hikâyesini görürüz. Filmlerde insan kalabalığı azdır. Ferahlık hâkimdir. Bugün olmaz gibi görünenler, tesadüfler, sokaktakilerin ve şehirdekilerin birbirini tanıması o gün için mümkün. Tanıdık olmak ön planda. Bu dönemde filmlerde görülen birçok boş alan şimdi dolu. Örneğin 1960'ların Kağıthanesi bir çayırlık. Akan bir dere var, tertemiz. İnanılmaz bir değişim söz konusu. Bugünden geriye doğru kendi hafızamızı çalıştırsak, sinematografik bir görsellik karşımıza çıkar. Sinema, farkında olmadan şehrin değişen yüzünü yansıtıyor. Haliç'te tekneler var, Eyüp-Sütlüce seferleri yapan kayıklar. 1963 yılında çekilen Atıf Yılmaz'ın “Balatlı Arif” filmi vardır. Bu filmde çamurlu sokaklarda koşuşan çocuklar var. Nişantaşı parke taşlarıyla döşeli. Sinema, üstüne düşeni kısmen yapabilmiş. Filmlerin belgesel tadı yok denecek kadar az.

Doğal platolarda çekim yapıldı

Bazı filmlerde Boğaz'dan görüntüler var. Köprü yok. O görüntüler bile birkaç saniye. Bazı çekimler doldurma. Lütfi Akad'ın, Necip Fazıl'ın aynı adı taşıyan eserinden sinemaya uyarlanan “Yangın Var” adlı filmi, Osmanlı döneminden bahsediyor. Ama o dönemi yansıtan bir plato yok. Yoksul mahalleler, doğal platolar oluyor. Doğal platolar o zamanda yaşanmış havası veriyor.

Ulaşım araçlarındaki değişim göze çarpıyor. Tramvay 1961'de kalkıyor. Zeki Müren bir filminde tramvaya tutunarak şarkı söylüyor. Troleybüslar var. İnsanlar birbirleriyle tanıdık. Filmlerde az insan ve geniş, ferah mekânlar var.

1970'e kadar filmlerin hemen hemen hepsi siyah-beyaz. Çamlıca, Sevda Tepesi çekimleri oldukça göze çarpıyor. Yakın dönem filmlerinde görüntüler daha nettir.

Vapurdan hareketle medeniyet tasavvuru

1990'da İranlı yönetmen Mohsen Makhmalbaf’ın çektiği, İstanbul'u en iyi anlatan “Aşk Nöbeti” adlı filmi şehir görselliği bakımından önemli. “Sevmek Zamanı” adlı film Büyükada'yı anlatan bir film olsa da bu film daha çok İstanbul'da geçiyor.

1960'larla beraber göç olgusu başlıyor. “Gurbet Kuşları” ilk ciddi göç filmidir.

Yücel Çakmaklı'nın "Birleşen Yollar" adlı filmi, bir vapurdan hareketle medeniyet tasavvuru yapıyor.

Halit Refiğ'in “Hanım” adlı filmi bir şehir filmidir. Bu filmde Beşiktaş-Üsküdar arası küçük motorlar çalışıyor filmde.

Toprak gitgide marjinalleşiyor. Dereler ıslah mı ediliyor, yok mu ediliyor? Muazzam bir müdahale var. Bugünkü durum yaşamı idare etmektir. Çevre temalı filmlerin sayısı az. Gecekondulaşma işlenmiş bir olgu. Televizyon dizileri de şehir hayatını yansıtıyor.

Şu an sadece askerî bölgeler olduğu gibi duruyor. Yapılaşma olmasaydı Boğaz ormanlık bir alan olabilirdi. Fethi Paşa'nın ilk hali çoraktı. Zamanla ağaçlandı.

Anadolu yakasında çekilen bir film yok. Üsküdar filmlerde pek yoktur, “Sinekli Bakkal” hariç.

Şehir hayatı için bu filmler izlenmeli

Metin Erksan’ın “Mahalle Arkadaşları”, Lütfi Akad’ın “Vesikalı Yârim”i, Atıf Yılmaz’ın “Ah Güzel İstanbul”u, Halit Refiğ’in “İstanbul’un Kızları” önemli filmler. Yılmaz Güney'in yoksulluğu anlatan filmleri var. Geçim zorlukları çelen insanlar, ahlakî çöküntü yaşayan tadı kaçmış bir şehir. Bu filmlerde ideolojik bir duruş var.

“Karanlıkta Uyuyanlar” filmi işçi hayatını anlatır. Mizahî bir anlatım vardır. Toplumsal gerçekçi bir yapısı vardır filmin.

Dünya ve Türk sinemasında çekilen görüntüler bir araya toplanarak güzel bir şehir belgeseli ortaya çıkarılmalıdır.

 

İhsan Kabil anlattı, Arda Şeker notları derledi

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2010, 21:09
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20