Samimi olanı arar bulur kurtuluş

Kabe’de sahabileriyle Efendimiz otururken, İkrime gözyaşlarıyla koşup ona sarıldı. Sarılmak, ama nasıl! Ahmet Mercan yazdı.

Samimi olanı arar bulur kurtuluş

ASRI AŞAN AN'LAR: SÜVARİSİZ BİR AT YERDE BİR KILIÇ

Samimi olana beklenmedik kapıların açılması mümkündür. Samimi olmanın ilahi bağışla bilemediğimiz ilgisi ve ilintisi olsa gerek.

Ebu Sufyan’ın oğlu İkrime düşmanlıkta çok ileri gitmişti. Mekke'nin fethinde, İslam ordusunun ihtişamı karşısında teslim olanlardan olmadı. Küçük bir grupla çatışmasını sürdürdü ve fetihle birlikte kaçtı. Hanımı da azılılar arasındaydı ve Hz. Peygamberin şefkatli yaklaşımı karşısında Müslümanlığı seçti. Efendimizden de kocasını getirmesi halinde affedilmesini talep etti.

Talebi kabul gördü ve yollara düştü.

Yolda büyük tehlikeler atlattı, yılmadı. İkrime’yi bulup ikna etti.

Kabe’de sahabileriyle Efendimiz otururken, İkrime gözyaşlarıyla koşup ona sarıldı.

Sarılmak, ama nasıl!

‘’Ey Yemen’den gelen mücahit" diyordu Efendimiz kelime-i şehadet getirmeyen birine.

Ve İkrime öyle bir samimiyetle kucaklamıştı ki Peygamberi, urvetul vuskaya tutunmuştu.

"Bana öyle bir dua et ki" diyordu, "Ben ancak şehadetle temizlenebilirim."

Efendimiz ona, “Müslümanım de, mücahidim de’’ diye telkinde bulunuyordu.

Yıllar sonra Yermük savaşında, büyük bir orduyu durduran birbirine bağlanıp şehit olana kadar çarpışanlar içinde İkrime de bulunuyordu. Bu fikir de ona aitti ve komutanın karşı çıkışına "Ben Resulullah’tan izin aldım" demişti.

Süvarisiz bir at, yerde bir kılıç… Samimi olanı arar bulur kurtuluş.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2016, 16:19
banner12
YORUM EKLE

banner19