banner17

Sahura kadar uyuyamıyorum!

Şair Bestami Yazgan'a, 'Ramazan nasıl geçiyor sizde?' dedik. Bunları söyledi.

Sahura kadar uyuyamıyorum!

On bir ayın sultanı Ramazan yaşadığımız, bütün güzelliğiyle. Allah’ın verdiği sabır ve gayretle orucumu tutuyorum. Ramazan’ın son günleri yaklaştıkça içimi tatlı bir hüzün kaplıyor.

İftara az bir zaman kaldı. Bir taraftan televizyonda Kur’an-ı Kerim okunurken, diğer taraftan sofra hazırlanıyor. Yüce Mevlâ’nın bağışladığı ve bir kat daha tatlanan nimetler birer birer diziliyor sofraya. Mis gibi kokular yayılıyor her yere. Ezanın okunması ve iftar topunun atılmasıyla, orucumu açıyorum besmeleyle. Verdiği nimetlerden ve iftar güzelliğinden dolayı bir daha şükrediyorum Allah’a...Bestami Yazgan

Düşünceler sıraya girdi bir bir

Akşam namazının ardından teravih için hazırlığa başlıyorum. Bugün, bazı arkadaşlarımı görmek için Zafer Camii’ne gideceğim. Bu niyetle biraz erken çıkıyorum evden. Huşû içinde namazı kıldıktan sonra arkadaşlarla oturup çay içiyoruz. Böylece hem bir günün susuzluğunu gidermeye çalışıyor, hem de, “Gönül ne kahve ister ne kahvehane,/ Gönül muhabbet ister kahve bahane.” misali bol bol sohbet ediyoruz.

Eve geldiğimde, sahura kalkabilmek için yatmaya hazırlanıyorum. Fakat benim için asıl mesele bundan sonra başlıyor. Yatağa uzanınca çeşitli düşüncelere dalıyorum. Yûnus Emre’nin, ”Bir ben vardır bende benden içeri.” dediği gibi sık sık içimdeki benle konuşuyorum. Bu sefer de öyle bir gece yaşayacağım herhalde. Düşünceler zihnimde sıraya girdi bile: Şahsımla, dostlarımla ilgili düşünceler misafir oluyor önce...

Sonra geçiyorum ülkenin bazı meselelerini düşünmeye: Pırlanta gibi gençlerimiz kötü alışkanlıkların pençesinde kıvranıyor. Şu anda ıstırap çekenler, ağlayanlar, zulme uğrayanlar var. Bunların hepsi bizim insanlarımız, bizim kardeşlerimiz. İslam âlemi dersen perme perişan… Sen yardım et Allah’ım!

Kuş cıvıltılarıyla yeni günü karşılamak

Düşünceler böyle uzayıp giderken davullar çalmaya başlıyor: Dan, dan, dan... ‘Ey insan uyan’ diyor sanki. Bir zamanlar bu davullar, serhat boylarından gelen zafer haberlerini müjdelerdi. Şimdiyse sadece Ramazan davulu oldu. ‘Hoş, gün gelecek onu da özleyeceğiz ya’ diyerek hayıflanıyorum.

Henüz uyuyamadığım için, davulu bahane edip kalkıyorum. Belki de bir türlü cevabını bulamadığım düşüncelerden kaçıyorum. Allah ne verdiyse yiyor ve oruca niyetleniyorum. Biraz sonra seher vaktinin insanı mest eden havasını teneffüs ederek gidiyorum camiye.

Namazdan gelince şöyle bir uzanıyorum. Saat sabahın 05.00’ine geliyor. O da ne? Bir anda her taraftan kuş cıvıltıları gelmeye başlıyor. Onlar da kuşdilince yeni bir günün başladığını müjdeliyor. Herhalde seher vaktinin saf ve sessiz hali onları da etkiliyor.

Milletimin, dindaşlarımın, insanlığın çektiği çileyi düşünüyorum seher aydınlığında. Geçmişte yaşanan şan ve şeref dolu asırlar... O asırları birkaç saniye gibi geçiştiren, fakat günümüzde bir kağnı gibi ilerleyen zaman saatine soruyorum: “Mazlumlar niçin zulüm kırbacıyla inliyorlar? Bir zamanlar üç kıta, yedi denizi aydınlatan medeniyet güneşimiz ne zaman doğacak? Bizim seherimiz, bizim sabahımız karanlıklarda kayıp mı oldu?”

Seher, her zamanki sessizliğinde kararlı… Sadece kuşlar cevap veriyor cıvıl cıvıl sesleriyle... Ve ıpıl ıpıl bir mum yanıyor yüreğinde şiir sessizliğinde:

Süleymaniye Camii
(+)

“Hak şerleri hayreyler,

Zannetme ki gayreyler,

Ârif ânı seyreyler,

Mevlâ görelim neyler?

Neylerse güzel eyler.”

Ve bayram

Ramazan Bayramı. ‘Sabah erkenden camiye gideceğim, bayram namazını kıldıktan sonra güneşimizin yeniden doğması için Yüce Mevlâ’ya dua edeceğim inşallah’ diye düşünüyorum.

Ve bayram sabahı… İçimdeki coşkuyla, yüreğimdeki filiz tazeliğinde ümitlerle caminin yolunu tutacağım Allah’ın izniyle. Yol boyunca dilimde bir dua nakaratı başlar:

“Bir sabah bekliyorum,

Çınarca gümrah olsun!

Bir sabah bekliyorum, bir sabah

Yardımcım Allah olsun!”

‘Yardımcısı Allah olanın başka yardımcıya ihtiyacı olmaz’ rahatlığıyla gireceğim camiye…

 

Mustafa Oğuz, oruç güzelliğine bir güzellik daha eklensin diye sordu

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2010, 16:55
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20