banner17

Sadettin Ökten'i kaçırma!

Viyana'yla ilişkilerimiz eskilere dayanıyor. Bugün hala başörtülü kızların orada okuması dolayısıyla bu ilişki bir şekliyle daha sürüyor..

Sadettin Ökten'i kaçırma!

Perşembe akşamı İstanbul Tasarım Merkezi’nde Sadettin Ökten Hocanın konuşması vardı. İstanbul Tasarım Merkezi de neresi diyeceksiniz? Ya da şöyle diyelim. Bu güzel mekanı çok az kişi İstanbul Tasarım Merkezi olarak da bilir. Asıl tanınmış adı Özbekler Tekkesi’dir. Mekan da zaten bir tekkenin mekanıdır.

Sadettin Ökten Sadettin Ökten Hocanın konuşması dolayısıyla Özbekler Tekkesi yoğun sayılabilecek bir kalabalığa ev sahipliği yaptı. Konuşmadan önce çay ikramıyla sohbet eden katılımcılar konuşmanın yapıldığı salonu doldurdular. Biraz gecikmeli olarak başlayan program Sadettin Ökten Hocanın bir İstanbullu üslubuyla söylediği “hayırlı akşamlar” temennisiyle başladı.

Hocaya göre bir şehri görmeden anlatmak kolay değildi. O halde buna çalışacaktı hoca. Hem bir şehri anlatmak başlı başına kolay bir şey değildi. Peki ya anlamak? O da kolay değildi, hocaya göre. Mesela İstanbul’u anlat deseler sadece kendi deneyimlerini anlatabileceğini söyledi Ökten Hoca.

Ardından Viyana’yla ilgili anlatacaklarına başladı. Viyana’yla ilgili anlattıkları da bir süre sonra kişisel deneyimlerine geldi dayandı. Gezip gördüğü yerlerden, üniversiteden, sokaklardan, kafelerden, opera salonlarından bahsetti.

Restorasyon önemli bir iş kolu…

Aslında bir çok Türk aydınında olduğu gibi Sadettin Ökten Hocanın bakışında da “beğenme” duygusu hakimdi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesindeki izlenimlerini hatırladım konuşma boyunca. Evliya Çelebi de Viyana’nın mimari özelliklerinden uzun uzun bahseder mesela. Hoca da konuşmasında mimariden epey bahsetti. Hocaya göre Viyana’da mimariye büyük saygı var. Restorasyonlar aslına uygun olarak, yapının mimari özelliklerini bozmadan gerçekleşiyor. Bunun sonucunda Viyana’da görüştüğü bazı mimarlardan öğrendiğine göre restorasyon Viyana’da önemli bir iş kolu. Peki bu mimaride aslına sahip çıkma neyin göstergesi? Biz bizden öncesine saygılıyız, bundan sonrakilere de bunu bırakıyoruz.

Yüksek binalar yok…

Viyana’nın mimari özelliklerinden biri de yüksek binaların olmamasıdır. Nüfus da yüksek binaları zorlayacak kadar değildir zaten. Bu da şehrin tarihi dokusunu bozmayacak bir şeydir. Aynı zamanda Viyana’da simge yapılar gözlerden saklanmaz. Onlar bir şekilde merkezde yer alır.

Sadettin Ökten Türk tehlikesi!

Tarihi olan şehirler bir takım kodlamaların da ev sahibidir. Viyana’da II. Viyana Muharebesi’nin izlerini görmek mümkündür. Bu muharebenin izleri vardır şehirde. Ancak bunu çok olumsuzlamak gereksizdir. Çünkü onların yaptığı hamasi bir ulusalcılık değil, sosyal bir realitedir. Fakat biz unutmuşuzdur bu muharebeyi.

Konuşmasını anılarıyla zenginleştiren hoca programın sonunda klasik Batı müziğinden seçtiği parçalarla bitirdi.

Ümit Meriç ne dedi?

Dinleyiciler arasında bulunan Ümit Meriç de hocanın konuşmasına katkı yaptı. Hocanın adeta kendisine Viyana’yı yeniden gezdirdiğini söyleyen Meriç, Tuna Nehri’ni çocukluğunda buz tutmuş kütlelerinin Marmara Denizi’ne ulaşmasıyla öğrendiğini söyledi.

Türklerin Viyana için bir tehlike mi yoksa rahmet mi olduğunu henüz Avrupalıların bilmediğini söyleyen Ümit Meriç, Viyana’da okuyan öğrencilere de geri dönmeyin çağrısında bulundu. Viyana’da okuyan öğrencilerin oralarda İslam’ın mayası olacağını söyleyen Ümit Meriç, Viyana’yı kalelerinden değil gönüllerinden fethedeceğiz, temennisiyle konuşmasını bitirdi.

Verimli, güzel bir konuşmaydı. Sadettin Ökten Hocanın bu konuşmasını canlı olarak dinlemeyemeyenler için Ensar Tv kayıttaydı. Sanırım internet üzerinden bu konuşmayı bulup izleyebilirsiniz…

 

 

Besim Bal bildirdi

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2011, 18:19
YORUM EKLE
YORUMLAR
Seher Kalender
Seher Kalender - 8 yıl Önce

Sadettin Ökten Dünya Metropolleri seminerleriyle İstanbul Tasarım Merkezinde. Tarihler için www.istanbultasarimmerkezi.org

banner8

banner19

banner20