banner17

Resulullah'ın yazdırdığı şiirler!

Kaside-i Bürde öyle bereketli bir gelenek başlatmıştır ki, her mümin şair o 'hırka'ya talip olmuştur. İşte o büyük zatlardan ikisinin..

Resulullah'ın yazdırdığı şiirler!

Kaside-i Bürde öyle bereketli bir gelenek başlatmıştır ki, her mümin şair o 'hırka'ya talip olmuştur. İşte o büyük zatlardan ikisinin rüyaya açılan şiirlerinin hikayesi. İmam Busiri ve Niyazi Mısri Hırka Sahibi'yle buluşuyorlar.Niyazi-i Mısri, Mustafa Tatcı

İki şiirden bahsedeceğim. Biri öyle bir şiir ki Resulullah'ı çağırıyor rüyaya. Yazıldıktan sonra hem de... Diğeri ondan esinlenerek yazılmaya çalışılan bir şiir. İkisinin de ortak izleği Habibullah sevgisi, aşkı... İkisi de gönle şifa, ruha gıda... İlki Mısır'da yazılmış, 13. yüzyılda ve Efendimiz'e okunmuş. İkincisini yazana Mısrî denmiş. Bursa'da, 1665 senesinde Resulullah'ın izniyle kaleme alınmış.

Aşk ateşi iki yanağa kırmızı sarı bir çizgi çekti,

Yanaklarımız sarı kırmızı bir güle döndü.

 

Sevgilimin hayali beni uykumdan uyandırdı da,

Sevgim dünyevi zevkleri ıstırapları def eyledi.

Kaside-i Bürde 

Hiç ölmeyen şiir

Bir şiir var. Yüzyıllar önce yazılmış. Peygamber Efendimiz’e yazılmış en iyi şiirlerden biri. Bu yüzden dilden dile dolaşıyor müminler arasında. Adına Kaside-i Bürde denmiş. Ka’b bin Züheyr’in Resulullah’a yazdığı ve bununla affedilmeyi ve Efendimiz’in hırkasını kazandığı ilk Kaside-i Bürde’den bahsetmiyoruz. Aynı isimle meşhur olan İmam Bûsirî’nin şiirinden bahsediyoruz. Hani Habibullah sevgisinin bir rüyada rüyetle ödüllendirildiği kasideden.

Felci iyileştiren rüya

160-165 beyitten oluşan bu muhteşem şiirin şairinin bir tarafı felç olmuştur. Şifa, İmam Bûsirî’ye bir rüyanın içinden gelir. Allah’ın Resûlu rüyasına teşrif etmiştir. Kendisi için yazdığı kasideyi okumasını ister. Şair İmam, heyecanlı ve sevinçli bir şekilde hangi kasideyi okuması gerektiğini sorar. Çünkü O’na bir çok kaside yazmıştır. Resulullah ilk beyti okumaya başlayınca İmam Bûsirî, şiirin tamamını okur. Resulullah Efendimiz de hırkasını (bürde) çıkarıp O’na verir ve felçli tarafını sıvazlar. İmam uyandığında felçli tarafı şifa bulmuştur.Kaside-i Bürde, Muhammed Busiri

13. yüzyılda şöhret bulmaya başlayan bu aşk şiirine yüzlerce şerh, haşiye yazılmıştır. Evrad olarak okunmuştur. Neşve katmıştır sevgi dolu kırık gönüllere. Şairler de o mısralara bakıp söylenecek mısraları söylemişlerdir.

Düşüncemi, şiirimi O'nu öğme yoluna koyduğum günden beri,

O oldu benim için koruyucular koruyucusu, kurtarıcılar kurtarıcısı..

 

Yine bir rüya daha...

Bir şiir var. 1665 yılında Niyazi Mısrî hazretleri de o şiiri merkeze koyarak her bir beytini beş mısraya (tahmis) veya yedi mısraya (tesbi’) çıkarmak istiyor. Sevgisini şiirin imkanlarıyla ziyadeleştirmek, kuvvetlendirmek istiyor. Başlıyor yazmaya. Ama şiir bir türlü ilerlemiyor. Büyük sufi sıkıntı içinde. Ne yapması gerektiğini bilemiyor.

Kaside i Bürde Terceme ve şerhi, Abidin Paşa
(+)

Âlim ve fazıl bir dostuna durumunu anlatınca o kişi sahibinden izin alması, yani Resulullah’ın ruhaniyetine tevessül etmesi gerektiğini söylüyor. O gece abdest alıp meyus ve mükedder olmamak için dua ediyor, Habibullah’a yöneliyor. Sonra farklı bir boyut. Yani uyku.

Rüya başlıyor. Bir sahabi geliyor. Resulullah’ın buyruğunu söylüyor. Bir beyaz at var. Efendimiz’den ayrılmış. Arkada bir çayırda. Onu tutup bize getirsin. Başüstüne diyor Mısrî hazretleri. Tarif edilen yere gidip atı çekerek huzura getiriyor. Yedi kişi bir akarsu başında Resul’le beraber namaz kılıyorlar. Namaz bitince Resulullah’ı öpmeye başlıyor. İlm- i ilahinin madeni, irfanın kaynağı öpülmez mi? Bu hal bir süre devam ediyor. Sonra Resulullah namazı kılıp kılmadığını soruyor Mısrî hazretlerine. Kılmadığını söylüyor. ‘İşte su, abdest al!’ buyuruyor. Tam o esnada sufi şairimiz uyanıyor ve yazmaya başlıyor.

 

Kaside-i Bürde
Kaside-i Bürde
Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın

Muhammedî (sav) aşk isabet edince hararet artar,

Onun için âşık sevda acısına katlanır,

Zannetme ki âşık sevdasını saklayabilir,

Yağmur olan gözyaşları bedeni bitap düşürürken,

Kalpte derdi olanın hâli mi gizli kalır?

Hangi âşık sevdasının gizli kalacağını zanneder?

Dökülen gözyaşı ve tutuşan kalp arasında.

 

Kısa bir sürede şiiri tamamlıyor

Niyazi Mısrî bu rüyayı tabir ederken atı Kaside-i Bürde’ye, atı Efendimiz’in huzuruna getirmeyi tesbi’in evvelki beyitlerinin O’nun ismi Muhammed ile başlamasına, yedi sahabiyi tesbi’e, abdest al buyruğunu işe başla müsadesine yormuşlardır.

Aklın ermeyince hemen inkara kalkma rüya vahiylerini;

Belki gözleri uyurdu O'nun ama kalbi uyumazdı...

 

 

Mustafa Nezihi 'hırka' alanlara hürmetle yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2016, 15:10
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20