banner17

Rasim Baba'yı bilmeyen ne bilir?!

Rasim Özdenören'in TRT2'deki programını geçen hafta dinledim, mest oldum! Bu akşam Türkiyenin 4 büyük dergisini anlatacak Rasim Baba.

Rasim Baba'yı bilmeyen ne bilir?!

Rasim Bey'in oturaklı, mütebessim, samimi, tasannu'dan uzak konuşmalarını dinledikçe hem nice sevdiklerimin sırlarına vakıf olmanın sevincini tattım, hem de o kendine has düşünce tarzının derinlik ve genişliğini görmenin hayretine kapıldım. Asıl anlatacağı mevzudan ayrılmadan, çeşitli şekillerde bağlantılar kurarak düşünce, sanat ve tarih alanındaki oylumlu yürüyüşünü sürdürüyor.

Rasim ÖzdenörenHer Pazartesi TRT2'de 22:30'da   

Ben de Şubat'ın son pazartesi programındaki konuşmasından bir kısmını sizlere aktarmak için aldığım notları bir araya getirdim. Böylece dinleyenler o güzelliğin benzerini bir daha burda yaşasınlar. Dinlemeyenler ise çok değerli bilgi ve tahlilleri kaçırdıklarını görüp bundan sonraki 'Yolculuk'u seyretmeye ve dinlemeye gayret etsinler.

Ben televizyonu açtığımda Rasim Bey Sezai Bey'le tanışmıştı. Buluşacakları günü kararlaştırmışlar.

'' Buluşma yerine gittiğimizde Cahit bizden önce gelmişti. Cahit saatine baktı. 2'ye beş var dedi. Beş dakikası var. Geldi, geldi. Gelmezse ben beş dakika sonra saat tam ikide giderim. Ben Cahid'i bekletmek için uğraşıyorum. Sen olayın farkında değilsin diyorum. Cahid tez canlı, kalkıp gitmek istiyor. Omzundan bastırıp onu oturtuyorum. Alaadin de yok ortalıkta. Sezai Karakoç'un muhakkak çok önemli bir işi çıkmıştır. Beklemeliyiz çünkü biz böyle bir gelenekten geliyoruz. Efendimiz'in buluşmak için sözleştiği bir adamı üç gün boyunca beklemesini hatırlatıyorum. Saat iki buçuğu beş geçe Alaaddin'le Sezai Abi kapıda göründüler. Sezai Abi gelir gelmez özür diliyor. Ben özür kabul etmem diyor Cahit. Sezai Abi niçin geç kaldığını anlatmaya çalışıyor. Meğer o gün Şahdamar kitabı basılıyormuş. Ziyanur Bey'in matbaasında basılıyormuş kitabı. Ama sorun çıkmış. Kitaba mürekkeb bulaşmış. Bu yüzden bir kaç kez basmak zorunda kalmışlar. Sezai Bey de bu yüzden buluşmaya geç kalmış. (Burada Rasim Bey eski matbaanın tekniğini anlatmaya başlıyor. Hafızası, belleği ne kadar da güçlü ve berrak. Tarihleri; günü gününe ve hatta saati saatine hatırlıyor.)

Anılar ve hissiyatla konfrontasyon ortamındayız


Oturup sohbet ettik gecenin ilerleyen saatlerine dek. 1962 Mart ayıydı. 1967 Eylül ayına kadar artık Sezai Abi'nin meftunu olarak gece gündüz O'nunla beraberdim. Görevi gereği çıktığı Anadolu turneleri hariç hep beraberdik. Bunu söylemek doğru olmaz belki ama benim ona muhabbetim onun bana muhabbetinden daha fazladır. Kafamda sorular var o zaman. Özelikle egzistansiyalistlerle ilgili içinden çıkamadığım konular. Heidegger, Sartré, Camus... Bunların karşılaştırılmaları, varoluşçuluğun Türkiye'ye yansımaları. O'nun yanına kafam sorularla meşbu' olarak gidiyorum.

Özel olarak ayarlamadığımız halde öğleden evvel edebiyat ve felsefe üzerine, öğleden sonra da siyaset üzerine konuşuyoruz. Kimsenin dikkatini çekmeyen, mesela sekizinci sayfadaki bir haber, küçük bir haberden dünya siyasetiyle ilgili ufuk açıcı enteresan sonuçlar çıkarıyor. (Programın bu bölümünde Sezai Bey'e olan sevgisinden bahsederken ölçülü sevinci ve bundan kaynaklanan neşesi burada anlatılamaz. O güzellik ancak seyredilip yaşanabilir.)

Sezai Bey'in Fransızca'sı iyi. Rimbaud'dan şiirle çeviriyor. Marcel'in  bir kitabını getiriyor beraber okuyalım diye. Günlerce bir otel lobisinde satır satır okur, çevirir, bunları benimle paylaşır ve ben de aşinalık kesb ederdim. Kahvehanelere giderdik. Orada da konuşurduk uzun uzun ve ayrıca oralarda gazete kenarlarına, boş yerlerine şiirler yazardı. Bu şiirlerin çoğunu bana adamıştır. Bu şiirlerin bazıları Hızır'la Kırk Saat'e girdi.( Savaş Bey Nuri Pakdil'i soruyor.) Nuri Pakdil !962'de Bitlis'te asker. 1963'te terhis olup İstanbul'a geliyor. Fındıkzade'de Sezai Bey'le Nuri Pakdil bir süre beraber aynı evde kaldılar. Erdem Bey de bir süre onlarla kaldı.

O dönemde İnönü'ye,Türkiye'ye Kennedy'den sonraki başkan Johnson'dan Kıbrıs'la ilgili tehditvari bir mektup gelmiş. Gündemimizde bu konu var. Hepimiz Yeni İstiklal Gazetesi'ne yazılar yazıyoruz. Beni o zaman da daha çok güncelin ardındaki gerçeklik ilgilendiriyor. Elan da öyle.

(Savaş Barçkin de konuştuğu konuları ve kişileri gayet iyi biliyor olmanın güzelliğiyle mevzuyu Sezai Bey'in dünyaya uyanıklığına getiryor.) Evet, Sezai Bey'in müthiş bir vizyonu var. Dostoyeski'den bir örnekle amacımı belirginleştireyim: Dostoyevski 1880'li yıllarda Puşkin üzerine konuşurken önümüzdeki yüzyılda (20. yy) şimdiye dek görülmemiş büyüklükte ve genişlikte (alemşümul) bir savaş çıkacak diyor. Ve bu savaştan herkes zarar görecek. Sadece Yahudiler karlı çıkacak. Bu Dostoyevski'nin vizyonuna bir örnek. Sezai Abi'nin bazı şiirlerinde böyle imajlar var. İsmini hatırlayamadığım bir şiirinde Londra ve telgraf imajları var. Bu şiirden sonra Menderes Londra'da bir kaza geçiriyor. Sezai Bey'in bir tahmini bu. (Zannediyorum bu örnek biraz daha açılmaya muhtaçtı. Ama galiba zaman yetersizliğinden olsa gerek imaj seviyesinde kaldı bu örnek. Gerçi bir kaç örnek daha vererek mevzuyu belirginleştirdi Rasim Bey.)

(Savaş Bey Sezai Karakoç'un beslendiği kaynakları soruyor Rasim Özdenören'e.) Kendisi Doğu'nun ve Batı'nın klasiklerini sindirerek okumuştur. Fakat şu üç isim çok önemli Sezai Abi için: Mevlana, İbn Arabi, Bediüzzaman Said-i Nursi... Sonra Şeyh Galip,Baki, Fuzuli. Bunların kasidelerinden, gazellerin beyitler okurdu zaman zaman.

( Programın bundan sonraki bölümünde dört önemli dergi hakkında konuşmaya başladı Rasim Özdenören. Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat ve Mavera. Bu dört dergi arasındaki ilişkileri, müştereklikleri ve farklılıkları şekil ve muhteva açısından değerlendirmek mümkündür diyen Rasim Özdenören Ortadoğu'nun ortaya çıkışını ve 1943 Türkiye'sinde İslam ve Müslümanlar için niçin önem arz ettiğini sosyo-politik bir okumayla anlatmaya başladı. Gelecek program (bugün) bu dört dergi merkeze alınarak çözümlemeler devam edecek. 

 

 

Mustafa Pesen Rasim Baba'yı dinlemenin huzuruyla paylaşmak istedi 

Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2010, 23:50
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa MOUSTAFA
Mustafa MOUSTAFA - 9 yıl Önce

Selam Aleykum Tekrarını ve dıger yayınlanan bolumlerı nasıl izleye biliriz?

banner8

banner19

banner20