Rasim Baba'lı bir gün

Dünyabizim'in mutad toplantılarına bu hafta Rasim Özdenören iştirak etti. Genç arkadaşımız Cengiz Yalçınkaya o günü yazdı.

Rasim Baba'lı bir gün

Her Cumartesi, TYB İstanbul Şubesinde yapılan dunyabizim.com toplantısına ben de bu Cumartesi katılmaya niyet etmiştim. Niyet etmiştim ancak kafamı kurcalayan noktalar da yok değildi. Çünkü bu Cumartesi aynı zamanda İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin düzenlediği sinema gösterimi de vardı. Bu etkinlikte kaçırılmayacak kadar değerliydi. Sonunda bir orta yol bulup 18.00’de başlayacak olan Dünya Bizim toplantısına bir yarım saat kadar iştirak edip oradan  İnsan ve Medeniyet Hareketi Genel Merkezi'ne geçecektim.

MelihlerMailleri kontrol etmek üzere bilgisayarımı açtığımda Dünya Bizim toplantısına Rasim Özdenören ve Ahmet Mercan'ın katılacak olması içimde bir heyecan yaratmıştı. Rasim Özdenören'in 19.00-20.00 saatleri arasında gelecek olması beni programımda değişiklik yapmaya zorluyordu. Asım Gültekin ile konuştum ve film gösterimine gitmekten vazgeçerek o akşamı sadece Rasim Özdenören'e ayırmaya karar verdim.Rasim Özdenören'in ben de heyecan yaratmasının bir başka sebebi de şu sıralar Özdenören kitapları okumakta oluşumdur.Bir okuyucu için en güzel duygulardan biri olsa gerek, okuduğunuz yazarla oturup sohbet etmek görüşlerini alabilmek.

Gidiş Yolu

Otobüs durağına gittim ve Vezneciler otobüsüne bindim.Yaklaşık bir saat süren bu yolculuğumda Rasim Özdenören'in düşünce yapısıyla ilgili kendime göre çıkarımlarda bulunmaya çalışıyordum.Vezneciler'de indim ve Kızlarağa Medresesi'ne doğru yürümeye başladım.Yoldaki her yüz bugün bana tanıdık geliyordu.Yol üzerindeki tüm insanlarda Özdenören'in Ben ve Hayat ve Ölüm eserindeki kavramları aramaya ve bulmaya çalışıyordum. Hızlı adımlarımın sonucunda TYB İstanbul Şubesi'ne varmıştım.

Toplantı...

İçeri girdim ve Melih Koşucu beni sıcak bir karşılamayla toplantı salonuna davet etti.Toplantı salonuna geçtik, İsmet Amca'nın tavşan kanı çaylarıyla Melih Koşucu ve Enes Albay'la ufak bir muhabbet ettik. İtü ve diğer üniversitelerden konuştuk. Daha sonra Mehmet Emre Ayhan geldi ve onunla da bu şekilde tanışmış olduk. Adem Turan'ın gelişiyle birlikte ise İlke Yayıncılık'tan çıkan yeni kitabı "Şairlerin Gazze'si"ni inceleme fırsatı bulduk.Asım Gültekin bana İsmet Özel'in "Şiir Okuma Kılavuzu" ve Abdülkadir es-Sufi'nin "Ayetlerden İşaretler" kitaplardan birini armağan etme teklifinde bulundu. Ben de Melih Koşucu'nun tavsiyesi üzerine "Ayetlerden İşaretler"i seçtim.Diğer Dünya Bizim yazarlarının gelmesiyle birlikte toplantı başlamış oldu.Toplantıda önümüzdeki günlerde dunyabizim.com‘da gündeme gelecek konular ve kişiler belirlendi.İkram bakımından bol olan toplantıda akide şekeri, çikolota, simit ve meyve yiyecek olarak masada yerini aldı.Yeni Dünya Dergisi Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı,Yazar-Şair Olcay Yazıcı ve Ülke Tv program yapımcısı Mustafa Alcan da bizlerle birlikteydi.

Rasim Özdenören ve Ahmet MercanRasim Özdenören ve Ahmet Mercan...

Ve kapıdan Rasim Özdenören  ve Ahmet Mercan göründü. Bu iki önemli adamımıza masanın başındaki yerler ayırtıldı ve buralara oturdular. Özdenören ve Mercan gerçekten saygı değer insanlardı ve bu her hallerinden belli oluyordu. Salondaki herkesin kalp çarpıntılarının hız kazandığı çok belliydi. Bizlere sıcak bir selam verdiler. İşte Rasim Özdenören tam karşımdaydı, o güzel eserlerin sahibi. Gözlerimi daha bir dikkatli açmıştım şimdi ve de kulaklarımı. Asım Gültekin toplantı salonunda bulunanları tek tek tanıtmaya başladı Rasim Baba'ya. Sıra bana geldi, O’nun kitaplarını okuduğumdan bahsetti. O da bana son okuduğum kitap "Ben ve Hayat ve Ölüm" adlı eseri dikkatle ve üzerinde durarak okumamı tavsiye etti. Anlayabildiklerimi sordu. Bir yazarın, okuyucusuna kendi kitabıyla ilgili soru sormasının ne kadar ilginç bir duygu olduğunu o an öğrendim. Heyecanlandım ve dudak titremelerime engel olmaya çalıştım. Sonra Rasim Özdenören ve Ahmet Mercan arasında tarihle ilgili bir sohbet başladı. Biz pür dikkat dinlemeye koyulduk. Tespitleri bizler için çok önemliydi. Rasim Baba ayrılmak üzere ayaklandığında çantamda hemen "Yeniden İnanmak" adlı eserini çıkardım ve Mahmut Bıyıklı yardımıyla Rasim Özdenören'e imzalattım. Bir de "Ben ve Hayat ve Ölüm"ü daha dikkatli okuyacağıma dair kendisine söz verdim. Samimi veda sözcükleriyle Kızlarağa Medresesi'nden Ahmet Mercan ile birlikte ayrıldı.

Dönüş Yolu

Biz de medresenin avlusuna çıktık ve Ahmet Tek ayaküstü bir sohbet ettik. Akşamın güzelliğinden bahsettik ve Milli Mücadele Kadını olarak kendini ifade eden Fatma Abla'nın müdahalelerin olmaması durumunda belki Rasim Baba'yla daha uzun bir sohbet edebileceğimizi düşündük. Melih Koşucu,Ahmet Tek ve Enes Albay üçlüsü Tramvay Durağı'na ben de Vezneciler'e gitmek üzere vedalaştık ve mekanı terk ettik. Vezneciler'e doğru yol alırken derin düşünceler içindeydim. Akşamı düşünüyordum. Beyazıt Meydanı'na geldiğimde kimsecikler etrafta yoktu ve yoğun sisten dolayı Beyazıt Camii muhteşem bir görüntüye bürünmüştü. Bu görüntüler eşliğinde yürürken aklımda şu düşünceler vardı:"Keşke her gün bu tür heyecanlar yaşayabilsek şu koca İstanbul'da."

 

Cengiz Yalçınkaya heyecanla anlattı.

cngz91[at]gmail.com

Yayın Tarihi: 26 Kasım 2009 Perşembe 10:38 Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2010, 12:02
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
selman
selman - 12 yıl Önce

Rasim babayı kocatepe kitap fuarı'nda görmüştüm ilk kez. Durmadan soru soruyordum. Yanından ayrılasım yoktu. Baktı olmayacak, çek şurdan bi sandalye dedi. Çöktüm hemen yanına. İmza bitene kadar hem sohbet ettik hem kitap imzaladık.

ahmet nalça
ahmet nalça - 12 yıl Önce

burjuva bi mekanmış

elif karacan
elif karacan - 12 yıl Önce

Rasim Özdenören'le ben de tanışmak istiyorumm:):)
Bir de yazarlar birliğinin ne tarafı olduğunu çıkaramadım doğrusu??

Eyüp YILDIRIM
Eyüp YILDIRIM - 12 yıl Önce

Rasim Özdenören, hakikaten okunması gereken bir isim, bir düşünür. deneme yazıları gayet iyi. Edebiyat teorisi ile ilgilenenler mutlaka okumalı Rasim Özdenören'i..

banner26