banner17

Ramazan ikliminde dolup taşardı o cami

Bursa'da Murad Hüdavendigar Camii'nde yine göklere yükseliyor salâvatlar, bir mahyanın en güzel sözü oluyor yine dualar. Ama bir şeyler eksik, bir şeyler yarım. Ahmet Serin yazdı.

Ramazan ikliminde dolup taşardı o cami

İnancımız bize Ramazan’ın bereketiyle geldiğini, gök kapılarının ardına kadar açıldığını, Ramazan’da içtenlikle yapılan duaların Hak katından geri dönmeyeceğini söyleyerek Ramazan’ın önemine dikkat çeker. Ramazan, içinde Kadir gecesinin bulunduğu aydır aynı zamanda. Yani Ramazan, bir çağlayan gibi coşkulu akan fırsatların ayıdır, günahlardan arınma ayıdır; bir ibadete bin bir sevap kazanma ayıdır. Müminin yaşadığı en güzel aylardandır.

Ramazan'la beraber hidayet ve ibadet kapıları da açılır insanın kalbinde. Bir feyz olup hayatımıza karışır günü belirleyen saniyeler.

Kalpler daha rakik, çiçekler daha uysaldır.

Mabetlerin davetine koşası gelir insanın. Gün ihya edilsin istenir.

Kalp yıkanır gök sularıyla.

Böyle biliriz Ramazan’ı biz. Böyle biliriz Ramazan’a kavuşmayı.

Aziz şehir Bursa

Şehirlerden bir güzel şehirdir Bursa. Sadece biz müminler tarafından değil, toprakları üzerine yerleşen herkes tarafından değeri bilinmiş bir şehirdir o. Aziz şehirdir ve azizleri de eksik değildir. Osmanlı'nın ikinci kuruluşunun manevi mimarı Emir Sultan, Buhara’dan kalkıp buraya gelmiş, burayı mesken kılmıştır kendine mesela.

Boşuna değildir bu gelişler; hepsi sırlardan bir sırdır. Timur’un “Haydi memleketine dön artık.” davetini reddedip bir ölüden farksız olan Osmanlı ülkesinde, Osmanlının Bursa’sında kalmanın da kendince bir sırrı vardır. Bu sır, Osmanlı ikinci kez Çelebi Mehmet’in dokunuşu, Emir Sultan’ın soluğuyla ayağa kalktığında aşikar olur.

 

Bursa, renklerin en yeşilidir her zaman.

Ruhaniyetli şehir

Evliya Çelebi baktığında bir şeyler görmüş ki ruhaniyetli şehir demiş Bursa için. Öyledir Bursa, mana niyetiyle geleni kuşatır, sarıverir efsunlu kollarıyla.

Bursa’yı bilenler de “Burada bir sürü ulu kişi yatar, toprağına abdestsiz basmamak gerek” derler. Doğrudur, hayra yorulacak rüyaların şehridir Bursa ve hayra yorulacak rüyalar için de daim abdestli hal gerek.

Bu ulu kişilerden biri de Sultan 1. Murad Hüdavendigar’dır. Uludağ’ın eteklerinde, Çekirge’nin masumiyetine sığınmıştır türbesiyle. Külliyesinden koca şehri gözetlemeye devam etmektedir camisinin yanında.

Hüzünlü müdür nedir bu mabet?

Bursa’ya rengini, şanını veren kişilerin en başında gelir 1. Murad Hüdavendigar. Bir eli burada, bir eli Kosova’nın başını okşamaktadır sonsuz bir merhametle. Camisi de, mümin kalplerin dualarıyla yıkanmaktadır.

Her zaman Ramazan ikliminde dolup taşardı bu cami. Göklere yükselirdi salavat sesleri.

Yine göklere yükseliyor salâvatlar, bir mahyanın en güzel sözü oluyor yine dualar. Ama bir şeyler eksik, bir şeyler yarım.

Sırt sırta secde edecek kadar kalabalık olan bu cami, nedense dolup taşmıyor bu sene.

Bırakın son cemaat yerinin dolmasını, bırakın medrese öğrencilerine bir zamanlar istirahat mekânı olmuş üst kattaki odaların dolmasını, caminin içi bile sıkı saflara, rahmet satırları gibi arka arkaya dizili cemaate hasret.

1.Murad orada, hep aynı yerde, gözetlemeye devam ediyor Bursa’yı. Camisi de müminleri bekliyor her daim. Onlar değişmedi, belli bu.

Değişen biziz, bu da belli.

Dönüp önce kalbimize, sonra da dünyanın haline bakıp bir Müslüman olarak sorumluluklarımızı yeniden ve bir kez daha hatırlasak mı, ne dersiniz?

Not: Fotoğraflar, 21 Haziran Pazar gecesi, teravih namazı anında çekilmiştir.

 

Ahmet Serin bir hüzünle yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2015, 13:48
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20