Ramazan Dikmen: Bundan sonra neyi konuşacağız?

'Dergi çıkarmayı konuşmak büyük bir eylem planını konuşmak gibi gelirdi bize.' Ömer Lekesiz bugünki yazısında Kayıtlar dergisine dair bir hatırasını nakletmiş.

Ramazan Dikmen: Bundan sonra neyi konuşacağız?

Boğaziçi Üniversitesi İslam Araştırmaları Kulübü (BİSAK), üniversitede “Dünden Bugüne Kültür Dergiciliği” başlıklı bir etkinlik düzenliyor. 15 Aralık Salı günü Ömer Lekesiz'in katılımıyla “Türkiye'de İslami Dergiciliğinin Serüveni”nin konuşulmasıyla başlayan etkinlik bugün sona erecek.

Ömer Lekesiz, bu etkinliği bugün Yeni Şafak gazetesindeki köşesine taşımış. Gençlerin bu etkinliği düzenlemekteki muradından bahseden Lekesiz, sözü etkinlik kapsamındaki kendi konuşmasına getirmiş. " 'Dergi' kelimesinin kendisi bile bir fikir çatışmasının ürünü" olduğu söyleyen Lekesiz, "der" kökünün "derlemek, toplamak" anlamlarından bahisle Türkiye'de Sırât-ı müstakîm (182. sayıdan itibaren: Sebilü'r-reşâd) mecmuasını, bugün de emsalleri için “öz belirleyici” olarak işaretliyor ve Muhîtü'l-maârif, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera, Kayıtlar, Dergah ve Hece dergilerinden ana hatlarıyla söz ettiğini belirterek, silsileyi İtibar'la tamamlıyor.

Fakat asıl dikkat çekici nokta Ömer Lekesiz'in gençlere kendi kişisel hatıralarından da yola çıkarak kendi kuşaklarının, dergi çıkarmaktan çok daha fazla, dergiyi çıkarmayı konuşmayı sevdiğini de söylemesi: "Dergi çıkarmayı konuşmak büyük bir eylem planını konuşmak gibi gelirdi bize. Bir dizi kültür projesinin, varoluş çabasının nüvesi gibiydi dergi çıkarmayı konuşmak."

Tamam artık dergiyi konuşmayacaksak...

Lekesiz bu noktada hoş bir hatırasını da naklediyor ki bu hatıra hem dergi çıkarmaya hevesli gençlerin aslında kendilerini sorgulamasına (dergi çıkarmayı konuşmak, büyük bir kültür projesinin, varoluş çabasının derdine düşmek demektir) vesile oluyor, hem de şu an aramızda olmayan kıymetli isimlerin rahmetle yâdına, yaşayanların çalışmalarına bereket duasına vesile:

"Mavera'nın kapanmasından sonra Ankara'daki yazar-çizerler olarak Dral Dede'nin düdüğü gibi ortada kalınca, uzun toplantılardan, tartışmalardan sonra Ramazan Dikmen ve Ahmet Şirin'le birlikte Kayıtlar dergisini çıkarmaya karar verdik.

Benimki dahil bu üç ismin kavga etmekten iş yapmaya zaman bulamayacağını bilenler iyi bilir. Nitekim sonuç da böyle oldu ve biz üçümüz hem sözünü dinleyebileceğimiz nihai kişi hem de isabetli bir hakem olması bakımından Hasan Aycın'ın kapısını çaldık. Hasan Abi bizi sabırla dinledi ve kendisi de müdahili olarak işi doğru bir mecraya oturttu.

Söz bitince, garip bir sessizliğe büründük. Merhum Ramazan, koridoru arşınlıyor, oturuyor, tekrar kalkıyor... Bir tür huzursuzluğun pençesinde çırpınıyor kısaca. Hasan Abi dayanamayıp Ramazan'a 'Yine ne var?' diye sorunca, Ramazan sıkıntılı bir ses tonuyla şu cevabı veriyor: 'Tamam, dergiyi konuşmaya artık gerek yok, o çıkacak. İyi de biz dergiyi konuşmayacağımıza göre, bundan sonra neyi konuşacağız.' "

Yazının tamamına şuradan ulaşabilirsiniz: http://www.yenisafak.com/yazarlar/omerlekesiz/dunden-bugune-kultur-dergiciligi-2024666

 

Mehmet Emre Ayhan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2015, 13:40
banner12
YORUM EKLE

banner19