Rabbim küçücük çocuklarla ne dersler verdi

Kur’an kursunda bir ders esnasında çocuklardan dualarını yazmalarını istedim. Önce hepsi şaşırdı. ‘Nasıl yani, dua yazılır mı?’ dediler. ‘Evet’ dedim, ‘Ellerinizi açtığınızda nasıl dua ediyorsanız, neyin olmasını Allah’tan istiyorsanız lütfen yazın, merak ediyorum sizin dualarınızı. Ders bitiminde hep beraber dua edeceğiz.’ diye de ekledim.

Rabbim küçücük çocuklarla ne dersler verdi

 

Bundan dört ya da beş yıl kadar öncesi, pek çok çocukla ve aile ile hemhal olduğum günlerdi. Bir velim iki kızının kaydını yaptırırken “Hocam sadece siz öğretmezsiniz, kızlarım da size çok şey öğretir emin olun.” demişti. İlk etapta iddialı gelse de gerçeklik payı yüksek bir söze muhatap kalmıştım. Cidden çok şey öğrendim o küçücük çocuklardan, belki büyüklerin öğrettiğinden çok daha fazlasını. Çocuklara muhabbet besleyince öğretmek kadar öğrenme serüveni de doyumsuz bir tat oluyor bizler için.

Bazen arkadaşlar yöntem soruyorlar. Bir çırpıda bir şeyler söylemek mümkün olmuyor maalesef. Şu anki nakıs tecrübelerime dayanarak diyebileceğim ise sadece şu oluyor. Çocuklara bir şey öğretmek için onları gerçekten sevmek gerekiyor çünkü onlar sevginin samimiyetini büyüklerden çok daha kolay fark ediyorlar. Eğitim hakkında denilebilecek bir diğer husus ise muhatap olduğumuz kitlenin iyi tanınması. Özel okul öğrencisi, devlet okulundaki öğrenciye, vakıftan tanıdığınız mahalle çalışmasındaki öğrenciye, üniversitelisi, liseliye, kurstaki hiç birine benzemiyor. Aynı yaş grubuna ait köydeki ve şehirdeki öğrenci bile birbirini tutmuyor.

Geçen yıl kalabalık bir sınıfım vardı ve cüz dersinde grup çalışması yapıyor, çok da verim alıyordum. Her üç öğrenci bir grup oluyor, her öğrenci grubundaki diğer iki arkadaşından sorumlu oluyordu. Böylece hem birbirlerini motive etmiş oluyorlar, hem de ben cüz derslerini alırken sınıfta sükûneti sağlamış oluyordum. Bu yıl başka bir kursta yine aynı yaş grubu ile muhatabım. Aynı yöntem ilk hafta tutmayınca ısrar etmenin yersiz olduğunu düşündüm. Bu çocuklarda grup yöntemi onların daha fazla konuşmasından ve verimin düşmesinden başka bir şeye sebep olmuyordu. Şimdi ilk ders ya ezberlemeleri için Kuran’dan bir dua ayetini anlamı ile beraber tahtaya yazıyorum yahut onlara bir faaliyet görevi veriyorum. Bu bazen resim üzerine oluyor, bazen yazı üzerine.

Çocukların ortak dualarından biri bütün insanların cennete girmesi

Geçen hafta yine böyle bir ders esnasında çocuklardan dualarını yazmalarını istedim. Önce hepsi şaşırdı. “Nasıl yani, dua yazılır mı?” dediler. “Evet” dedim, “Ellerinizi açtığınızda nasıl dua ediyorsanız, neyin olmasını Allah’tan istiyorsanız lütfen yazın, merak ediyorum sizin dualarınızı. Ders bitiminde hep beraber dua edeceğiz.” diye de ekledim. Dersin sükûnetini sağlamak ve ben cüzleri dinlerken onların sıkılmasını önlemekti niyetim. Ders bitimine yakın kâğıtlar önüme bir bir kondu. Hızla göz gezdirmek niyetindeydim oysa ben okuduğum cümlelerde takılıp kaldım. Okuduğum cümleler beni yıllar öncesine götürdü. “Hocam sadece siz öğretmezsiniz, çocuklar da size öğretir.” sözleri kulaklarımda çınladı.

Peki, bu 9-10 yaşındaki çocuklar neler istiyorlardı biricik Rablerinden de ben bu kadar etkilendim? Önüme konan otuza yakın kâğıtta dikkatimi çeken ilk husus bir öğrenci dışında hiçbir öğrencinin maddi bir talebinin olmamasıydı. Ailelerinin maddi durumlarını ve köy şartlarını bilince ilkin çocuklarımın bu gani gönlüne hayran kaldım. Her fırsatta dünyalık bir nimeti diline dolayan büyükleri hatırlayınca çocukların masumiyetine bir kez daha iman ettim.

Pek çok kuzucuğun ortak dualarından biri bütün insanların cennete girmesiydi. Cenneti parsellemiş gibi yahut İslam kendi tekellerindeymiş gibi davranan koca koca cemaatleri hatırladım bu dua ile. Sanki tüm müminler cennete girse yerimiz daralacakmış hissine kapıldığımız bencilliğimiz yüzüme vuruldu o satırlarda. Daha da ilginci ise hepsi sanki ağız birliği etmişçesine “kötülerin iyi olmasını, kötülük yapmaktan vazgeçmesini” istiyordu. Canımız her yandığında veyl eden, cehennemi hatırlatan bizler ne de meraklıydık ateşe çağırmaya.

Rabbim küçücük çocuklarla ne dersler verdi bana

Henüz günahları bile olmayan bu masumların çoğu işlediği günahların bağışlanmasını istiyorken bir kısmı da hiç kötülük yapmamayı istiyordu. Ömürlerinin en taze günlerinde Rablerine ellerini açıp kötülüğün olmadığı bir hayatı temenni edecek kadar umutları vardı dünyadan ve kendilerinden. Oysa biz büyükler ne çabuk pes ediyor ve her şeyden ne de kolay vazgeçiyorduk.

Sonra bu çocuklar iyi bir mümin olmayı istiyorlardı ve bunu “Ayakkabınızın bağını bile Allah’tan isteyin.” diyen Nebi’ye kulak vermiş gibi Rablerine söylüyorlardı: “Allah’ım! Bana güzel olan her şeyi öğret, mesela namaz kılmayı, cüz okumayı, fakirlere yardım etmeyi.”

Satırlara göz gezdirdikçe şükrettim. “Çocuk” deyip geçiyorduk çoğu zaman oysa Rahman onların küçücük ellerine nispetle kocaman yüreklerini sapasağlam tutuyordu karşımızda. Sanki biz dünyaya dalıp ona alıştıkça ve hiç ölmeyecekmişiz hissine kapıldıkça yani kirlendikçe onlara bakıp kendimizi temizleyelim diye vardı şu çocuklar. “Kim demiş çocuk küçük bir şeydir, belki de çocuk en büyük şeydir” diyen şaire katılmamak ne mümkündü. Niyetim başka idi, akıbet başka oldu. Rabbim küçücük çocuklarla ne dersler verdi bana. Çok da bir şey ekleyemeden onların dualarına can-ı gönülden âmin diyebildim. Bütün öğle sonu kafamı omuzlarımın üzerinde taşımaktan ar ettim onların dualarına kulak verince. “Çocuk” deyince önce derin bir nefes almak, sonra konuşmak lazım…

R.Budak: “Allahım! Bu hayatımda ve bundan sonraki hayatımda kötülükten başka bütün kapılar açık olsun.”

H.Işık: “Allahım! Senden istediğim şey kötülüklerin kaybolması, iyiliklerin çoğalması, üzüntülerin azalması, mutlulukların çoğalması ve tüm dünyanın mutluluk içinde yaşamasıdır.”

B.Akyüz: “Allahım! Dişlerim çekilirken ağlamamak istiyorum. Lütfen Allah’ım ağlamak istemiyorum.”

D.Adar: “Ben kötülerin iyilerin aklına girip onları kötülük yapmaya inandırmalarını istemiyorum. Bütün kötüler iyi olsun, Müslümanların mekânı cennet olsun.”

 

Asiye Yerebatmaz yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2013, 14:43
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
M.Nedim Tepebaşı
M.Nedim Tepebaşı - 6 yıl Önce

Çok duygulandım şahsen.Gelecek inşallah bu çocukların duasıyla şekillenir.Masumların duası olmasa ne yaparız bilmem!

banner19

banner13