banner17

Postmodern edebiyatın Dali’si: Haruki Murakami

Eserleri 50’den fazla dile çevrilmiş olan Haruki Murakami, Japon edebiyatının önemli isimlerinden biri. Geleneksel yazarlar tarafından oldukça sert eleştirilere maruz kalan yazar, Japonya’nın sınırları aşarak dünyaca ünlü bir isim haline gelmiştir. Tutku Uluca yazdı.

Postmodern edebiyatın Dali’si: Haruki Murakami

Haruki, drama eğitimi alırken eşi Yoko ile tanışır. Batı müziğine ve edebi­yatına ilgi duyan yazar, bir süre Tokyo’da eşiyle bir caz kulübü işletmiştir. 29 yaşın­da ve caz kulübü işlettiği yıllarda bir gün beysbol maçı izlemeye gittiği stadyumda, içinde aniden roman yazma isteği uyanır ve maç bittiğinde evine gidip hemen yaz­maya başlar. Eve giderek yazdığı 1979 yılında yayınlan ilk romanı “Kaze no uta okike”, 1987 yılında “Hear the Wind Sing (Rüzgârın Şarkısını Dinle)” ismiyle İngi­lizceye çevrilmiştir.

Haruki Murakami ilk romanını İngi­lizce yazmaya başladı, sonradan Japonca devam etti. 2013 yılında bir röportajında, “Sadece İngilizce nasıl göründüğünü an­lamak için bunu yaptım” diyen yazarın, dünyaca ünlü bir yazar olması hızlı olma­dı, çünkü ilk iki kitabının uzun zaman İngi­lizceye çevrilmesini istemedi. Daha sonra ilk romanı Japonya’da yeni yazarlar için verilen Gunzo Ödülü’nü kazandı.

İlk realist roman

“Güzel bir hikâye okurken, durma­dan okumaya devam edersiniz, ben de iyi bir hikâyeyi yazmaya başladığımda, durmaksızın yazmaya devam ediyorum.” diyen yazar, ilk romanıyla beraber adın­dan söz ettirecek romanlar yazmaya baş­lamıştır. Haruki’yi üne kavuşturan 1987 yılında yayımlanan “İmkânsızın Şarkısı” romanı olmuştur.

Gelenekselciler tarafından sert bir dille eleştiren kitap, Japonya’da en çok satan romanlardan biri olmuştur. 16 dile çevrilen eser, yazarın ilk realist romanı ol­makla birlikte bir deney romanıdır. Roman için şöyle söylemiştir: “Kendime yüzde 100 realist bir roman yazabileceğimi ka­nıtlamak istedim. Ve bana sorarsanız bu deney sonrası için oldukça yardımcı oldu.”

Murakami, romanlarının orijinal hal­lerini, tekrar okumayı sevmediğini ama İngilizce çevirilerini okumaktan keyif al­dığını bir röportajında şu sözlerle belirt­miştir: “Bunu, orijinal metinle arasındaki mesafe sebebiyle, oldukça eğlenceli bu­luyorum ve çoğu zaman keyifle okumu­şumdur.”

Severek okuduğu yazarlardan biri olan F. Scott Fitzgerald’ın “Muhteşem Gatsby” romanı, Haruki’nin 60’lı yaşlarına kadar çevirmeyi hedeflediği bir romandır. Kitabın güncel Japonca çevirilerini beğen­meyen yazar kendine böyle bir hedef koy­muştur.

Haruki Murakami, birçok yazardan farklı olarak yazacaklarını önceden tasar­lamadan sezgisel olarak, yazdığını söyle­miştir. Yazdıklarını belli bir tarihte teslim etmeyi sevmediğini şöyle açıklar: “İş ne zaman biterse o zaman biter, ondan ön­cesinde bitmez.”

Sürrealizm etkisi

Gerçeklik ve fantastik unsurlar ara­sında kurulan ilişkiler ve sürrealizmin (gerçeküstücülük) etkileri yazarın eser­lerinde oldukça sık görülür. Murakami eserleriyle kendi eserlerine gönderme yapan bir yazardır. Romanlarında yer alan bazı kahramanlara diğer romanlarında da yer vermiştir. “Fare”, “Koyun Adam”, “Yüzü Olmayan Adam” gibi karakterler bunlardan bazılarıdır. Kedilerden roman­larında sıklıkla bahseden yazarın bunu yapmasının sebebi, kedileri oldukça sev­mesidir. Romanlarında da bu sevgisine yer vermiştir.

Japonya’nın sınırlarını aşarak dün­ya çapında tanınan yazarın her romanı; farklı tarzı, özgün kurgusuyla başarılı sa­yılmıştır. Yazdığı romanlardan en uzunu Türkçesi 1256 sayfa olan “1Q84” roma­nıdır. Kitabın adı George Orwell’ın romanı 1984’e gönderme yapmaktadır. 1999 yılın­da “Sputnik Sevgilim” adlı romanı yayım­lanan Marukami, 2002 yılında en sevilen romanı “Sahilde Kafka”yı yazmıştır. Yazdı­ğı romanlarla pek çok ödül kazanan Haruki Murakami için postmodern edebi­yatın Dali’si benzetmesi yapılmaktadır.

Tutku Uluca, "Edebiyatın Dali'si Haruki Murakami", Kitabın Ortası dergisi, Kasım 2018. sayı 20.

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2018, 10:41
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20