Postcrossing ile tebliğ için ne duruyorsun!

Sanal âlemin karmaşık haberleşme bombardımanından Postcrossing’in nostaljik kartpostal limanına davetlisiniz…

Postcrossing ile tebliğ için ne duruyorsun!

 

Müslümanlık zaman ve mekânla sınırlı olmadığından her daim kimliğimizi yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz Allah’ın izniyle. Bu kapsama Postcrossing de dâhil! “Peki, nedir bu Postcrossing” sorularını duyar gibiyim. En özet ifadeyle yurt dışına posta kartı gönderip- alma organizasyonu. Biraz daha açıp örneklendirerek anlatırsak eğer Postcrossing’e katılmak isteyenlere de yol gösterici olur.

Ömer adlı gencimiz önce Postcrossing web sayfasına girip üye oluyor. Kendi hakkında, kendisine kart gönderecek olanların bilmesini istediği bilgileri dolduruyor. “Aman bana çiçekli böcekli kartlar göndermeyin, ele güne rezil etmeyin” gibi isteklerini belirtiyor. Önemli nokta kartın kendisine geleceği adresi doğru şekilde yazması. Üyelik işlemi tamam, sıra geldi kart göndermeye.

İlk etapta bir defada 5 adet kart gönderilebiliyor. Ömer 2-3 adres alıyor, bahtına ne çıkarsa artık… Ülke, cinsiyet vb. hiçbir seçim şansı yok. Mesela İngiltere’den Adam çıkıyor, Adam’ın hakkında verdiği bilgileri okuyarak ona uygun bir kart seçiyor ve ona hitaben bir şeyler yazıyor. Ve en önemlisi, her adresle birlikte bir kod numarası veriliyor. Ömer yolladığı karta o kod numarasını da yazıyor, kart Adam’ın eline geçtiğinde Adam o kodu sisteme giriyor. Böylece Ömer’in Adam’a kart yolladığı tasdiklenmiş oluyor. Her ulaşan kart için Ömer de bir kart alma hakkı kazanıyor.

Karşılıklı kart atılmıyor (isterseniz ayrıca atarsınız). Sen başkasına atıyorsun, bir başkası sana atıyor. Sana kart yollayana mail yoluyla teşekkür edebiliyorsun. Ama tamamen sürpriz, sana kimin kart yollayacağını bilmiyorsun, direkt posta kutunda buluyorsun! Sistem çok güzel; kaç kart yolladın ve aldın, kimlere yolladın ve kimlerden aldın, kaç km yol kat ettin gibi istatistikler var profilinde. Denemeye değer!

Böyle anlatınca sanki biraz karmaşık görünmesin gözünüze, 3 kart atsanız alışırsınız hemen. Twitter kadar facebook kadar karmaşık değil emin olun! Sanal âlemde bir saniyede yollanan mesajlarla kıyaslanınca nice emeklerle haftalar sonunda yerine ulaşan bir kartpostal elbette çok kıymetli! Postacının sadece fatura taşıdığı günümüzde, posta kutularını şenlendirmek için güzel bir olanak!

Tebliğ her fırsatta vazifemiz

Gelelim asıl konumuza: Şimdi bu organizasyon çok hoş ve zevkli ama sadece bu kadarla mı kalmalı? Sonuçta bu kartların temini, yazımı, postalanması için oldukça emek veriliyor, mesai ve para harcanıyor. Öyleyse bunu daha anlamlı kılmak gerek. Sadece laylaylom şeklinde olmamalı. Bir Müslüman her daim ortam uygun oldukça tebliğ yapmalı. Tabi küçücük kartla insanların din değiştirmesi beklenmemeli. Karşıdakinin kafasında sadece bir soru işareti oluşturmak, belki bir ışık yakmak olmalı amaç.

Bu bağlamda ben ne mi yapıyorum? Kendime has geliştirdiğim çeşitli yöntemlerim var. Birincisi karşıdakinin özel durumuna, hassasiyetine göre ufak göndermeler yapıyorum. Mesela ilk bebeğine hamile bir arkadaşa, hamilelik sürecinde Allah'ın yaratışına ne kadar hayran kalındığından bahsettim. O da cevap olarak "Allah'a şükrettiğini" yazdı. ABD'li bir yaşlı teyzeye, kültürümüzde büyüklere saygıyı birkaç örnekle anlattım. O da cevap olarak "Amerika'nın bu yönden çok eksik olduğunu" yazdı. Bunu bir nevi İslamofobi ile mücadele adına yapılan küçük ama samimi bir girişim olarak tanımlayabiliriz.

İkinci olarak İLKDER Derneği’nin faaliyetleri hakkında bastırdığı kartlardan gönderiyorum. Kartların konuları şöyle… Gazze'de “Her Çadıra Bir Keçi” projesi: Filistin’de insanların zor durumda olduğunu, çadırlarda yaşadığını, insanların o keçilerin sütü ile karnını doyurabilmesi için bu projenin düzenlendiğini anlatıyorum yarım yamalak İngilizcemle. Bir başka kart Gana'da su kuyusu açma faaliyetinin fotoğraflarını taşıyor. Oradaki insanların çok fakir olduğu, kuyu açtıracak imkâna sahip olmadıkları, bizim dinimizde zor durumda olanlara yardım etmenin çok sevap olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bir diğeri Gazze'de İsrail tarafından tahrip edilmiş bölgenin ağaçlandırılmasının fotoğraflarından oluşuyor.

Şimdiye kadar olumsuz bir dönüş almadım. Bazen sadece teşekkür ediyorlar, bazen de konuyla ilgili üzüntülerini belirtiyorlar. Bir gün bir Siyonist ile karşılaşır mıyım bilemiyorum ama şimdilik bir sorun çıkmadı.

Üçüncü olarak eğer manzara, karikatür gibi genel kartlar gönderiyorsam “hayatın amacı hakkında çok düşündüğümü, bizim akıl ve kalp sahibi varlıklar olarak bir yaşama amacımız olması gerektiğini, bu konuların herkesçe düşünülmesi gerektiğine inandığımı” yazıyorum. Belirttiğim gibi istediğim sadece bir soru işareti uyandırabilmek!

Dördüncüsü, hiçbir şey yazamadıysam bile kartın sonunda iyi dilekler dilerken "Allah'a dua etmesini, ona sığınmasını, güvenmesini" diliyorum. “Allah (God) bless you!” diyoru. :) Bu arada Risale-i Nur’dan cümleler yazmışlığım da var. Son olarak hat yazılı kartlar satın aldım. Gelenekli sanatlarımızı tanıtmak açısından iyi olacak.

Bir tebliğci ve kültür elçisi bahane dinlemez!

“İyiymiş de benim İngilizcem ‘it is a book’tan öteye geçmiyor.” diye düşünebilirsiniz. Bunu sorun olarak görmeyin. Türk eğitim sisteminde yıllarca İngilizce dersi görmüş her talebe için bu sıradan bir durum! Bazıları karta sadece “Happy Postcrossing!” yazıyor. Bana geldi, oradan biliyorum. Kendinize birkaç cümle belirleyip her karta aynısını yazabilirsiniz. Ne de olsa her biri dünyanın farklı köşesine gidiyor!

Bu işe niyetli olanlara birkaç tavsiye: Ülkemizde en büyük sorunlardan biri de kart temini! Asım Gültekin’in kartpostal koleksiyonu belki de çoğumuz için çoktan mazi oldu! Bu hususta eski kırtasiyelere ve turistik eşya satan yerlere gidiniz, büyük PTT’lerde ücretsiz verilen kartlardan edininiz veya kendiniz kart yapınız. Bir de Postcrossing’de zarfsız ve pullu kartlar makbuldür, aman dikkat!

“Kart bulamadım, pul zaten yok, PTT memuru ‘kart göndereceğim’ deyince uzaylı görmüş masum köylü gibi baktı” türünden engellere takılmayın! Ülkemiz ve Müslümanlar adına değerlendirilmesi gereken bir fırsat bu. Bir tebliğci ve kültür elçisi edasıyla yollayın kartları!

 

Şerife Nihal Zeybek, gönderdiği beş kartın yerlerine ulaşmasını beklerken yazdı

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2013, 13:32
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
merve sözen
merve sözen - 6 yıl Önce

gerçekten çok ilginç ve zahmetsiz görünen denemeye değer bir fikir... yıllar önce ilahiyat fakültesinde seçmeli hadis dersi sınav sorumuzu ve cevabımı hatırlatan bir uygulama... soru şuydu: Peygamberimiz(a.s) günümüzde ve bizim ülkemizde yaşasaydı nasıl yaşardı? cevabım hatırladığım kadarıyla internet üzerinden tebliğ yapacağıydı vs...sonuç: BU UYGULAMA DA BİR TEBLİĞ METODUDUR... ne dersiniz deneyelim mi?

Enes
Enes - 3 yıl Önce

değerli abicim. bir arkadaşım da postcrossingden bahsetmisti bana. bunu bu şekilde tebliğ firsatina dönüştüreyim diye düşündüm. Ben de dediginizi 6 aydır yapıyorum. risaleinurdan vecize sözleri ıngilizce olarak, bulabilirsem kendi orijinal dillerinde gonderiyorum. :) çevremdekiler başta boş uğraş olarak goruyordu fakat daha sonra tebrik ediyorlar. bazısıyla özel olarak ayrıca gorusuyoruz ıslam hakkında klasik sorular soranlar oluyor. neden çok evlilik vs. diye :D

banner19

banner13