Pazar günü herkes fuardaydı

Ben de biraz kendimden bahsettim, okuduğum yazarlardan, şairlerden. Kardeşim ' Haydi abla kalk gidelim, niye oturuyoruz bu adamla?' diyene kadar gayet iyi konuştuk.

Pazar günü herkes fuardaydı

 Pazar günü dünyabizim vesilesi ile tanıştığımız Sara Toscuoğlu’yla Tüyap Kitap Fuarı’na gitmek için sözleşmiştik. Çünkü hem kitapları daha ucuza alacağımızı, hem de birkaç yazarla görüşeceğimizi düşünmüştük.

 

Fuarlar ucuz değildir

Tabii, fuarların ucuz olduğunu düşünürseniz yanılabilirsiniz. Asıl ucuz kitap almayı yayınevlerinin merkezlerinden yapmak mümkün. Bunu sonradan bir büyüğümüz söyledi.

Saat 12 olmuştu. “Sara’dan da çıt yok” diyordum ki, beni aradı ve Mecidiyeköy’de saat 15’te buluşmaya karar verdik. Küçük kardeşim de benimleydi.

Başımda kapkalın başörtü  ve ayağımda bot olmasına rağmen buz tutmuş gibi hissettim kendimi dışarı çıktığımda. Kasım ayında bu ne soğuktu böyle! Neyse konumuz soğuklar değil, fuar..

Evet, anlaştığımız yerde buluştuk ve metrobüs-otobüs derken geldik. Dışarıdan tıklım tıklım gözüküyordu içerisi her zaman olduğu gibi. Merdivenlere kadar yürümeye üşendik ve küçük bir duvardan doğru aşağı atladık. İçeriye adım attığımızda öğrenci pasolarımızı gösteriyorduk. ‘Kardeşim de benim yanımda iyi geçiniyor yahu, hehe’ dedim kendi kendime. Onun yaşında olmak vardı! Ablada ne de olsa akbildir, yemektir var..

 

Murat Menteş
Murat Menteş

Bazı yayınevleri çok şanslı(!)

İlk girdiğimiz sırada aklımıza bugün Murat Menteş’in imza günü olduğu geldi. Kitaplarının İletişim Yayınları’ndan çıktığını biliyordum. Oraya doğru ilerledik ancak Menteş, İletişim Yayınları'nın diğer  standındaymış (buna da pek bir anlam veremedim zaten, bazı yayıncılıkların birden fazla standı vardı.) Gittik, bulduk Menteş’i. Başı biraz kalabalık görünüyor, Cafcaf'ta Menteş'in gözlüklerinin aslında camının olmadığını yazmışlar(!) Kitaplarından yeni çıkan ‘Korkma Ben Varım’ dan Sara bir tane aldı. O sırada İbrahim Tenekeci’yi gördük fakat koşuştururcasına bir hali vardı. O da bir kitap aldı ve Menteş’in yanına geçti. Biz de arkasından. Sara kitap imzalattırdı Menteş’e ben de ufak çapta tanışmış oldum adımı soyadımı söyleyerek. Ufak çapta, çünkü bir-iki kişi vardı yanında. ‘Daha sonra tekrar uğrarız’ diye düşündük. İbrahim Tenekeci’nin de Profil Yayınlarına doğru gittiğinin de bilgisini almış olduk.

İletişim’den ayrıldık ve gezinmeye başladık, Doğan’da Elif Şafak’ın kocaman posterini de görmüş olduk.”Neden bir Cahit Zarifoğlu’nunki asılmaz da onunki asılır?(!)” demekten alıkoyamadım kendimi.

 

İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci

Burada mescid var mı?

‘Hele bir namaz kılalım yine devam ederiz gezinmeye’ dedik ancak 'mescid var mıydı burada?', hiç bilmiyordum. Bulduğumuzda hoşuma gitmişti burada namaz kılacak bir yerin olması.

Çıktığımızda kardeşim Barış’a bir dergi aldım, Sara da aynı dergiden kardeşine götürmek için aldı. Derken, bir de baktık ne görelim, alintilardefteri.com’un birçok ayracı kocaman bir bölümde (çıkan tüm ayraç çeşitleri onlardı sanırsam.) Onlardan da biraz aldık (biraz dediysem beş-altı anlamayın, ben kırk civarı kadar aldım, Sara’yı bilmiyorum:)

Profil Yayınları’na baktık ama Tenekeci’nin yeni ayrılmış olduğunun haberini aldık. Bir daha da bulamadık zaten. İz Yayıncılık’tan, Rasim Özdenören’in Aşkın Diyalektiği kitabını da meraktan çatlayacak durumda olduğumdan dolayı aldım.

 

Yusuf Kot
Yusuf Kot

Neden oturuyoruz bu adamla?

Tekrar İletişim’e doğru yol aldık. Azalmıştı kalabalık, birkaç kişi bekleyecektik sadece. Oradan da katalog aldık. Sara’nın bir yere bakması gerekti, o biraz ayrıldı bizden. Oturanlar da kalktığında ilk önce kardeşimi oturttum sonra da ben bir sandalye çektim. Tabii, sizi tanıyan biri iki kez gelip sizinle konuşmak isteyip de konuşamazsa ona bir acayip bakarsınız değil mi? Murat Menteş de bana aynen öyle baktı.

Ben de biraz kendimden bahsettim, okuduğum yazarlardan, şairlerden. Kardeşim “ Haydi abla kalk gidelim, niye oturuyoruz bu adamla?” diyene kadar gayet iyi konuştuk. Zaten sonra Yusuf Kot geldi, onunla da tanıştım, kendisini Cafcaf’tan tanıdığımı söyledim, o da bana Yusuf Kot imzalı Cafcaf hediye etti. Aynı zamanda ablasıyla da tanıştık. Yasir Buğra Eryılmaz’ı da görmüş olduk ama tanışmak nasip olmadı.

Biz de kalktık, vedalaştık kendisiyle, Yusuf Bey’le ve Yusuf Bey’in ablasıyla.

Haftaya arkadaşları  toplayıp yine gelelim dedik buraya.

Güzel bir gündü. Fuardan çıktık ki, buz gibi hava ve yağmur...

 

Elif Karacan fuardan bildirdi

 

GYY'nin notu: Tüyap'ta Türk Tarih Kurumu standında çok değerli bir kitap kurdu, sitemizin yazarlarından Yusuf Turan Günaydın bulunmaktadır. Yusuf Bey normalde Ankara'da mukimdir. Türkiye'nin sayılı kitap kurtlarındandır. İstanbul'da iken kitap kurdu herkesin kendisi ile tanışmasını hararetle öneririz!

Sayın Günaydın'ın Tahran Kitap Fuarı ile ilgili Edebiyat Ortamı dergisinde çıkmış yazısını ç-alıntı bölümümüze alıntılıyoruz!

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2009, 08:42
YORUM EKLE
YORUMLAR
bekir yıldız
bekir yıldız - 9 yıl Önce

tüyap'ta son derece temiz bir mescit var. sorsaydınız bulurdunuz. ezbere konuşmak da zor yahu! buylmuşsunuz gerçi anlaşılan..

sema
sema - 9 yıl Önce

Murat Menteş'in yanına oturduk, kardeşim gidelim dedi gibi yazmaktansa, Menteş'le neler konuştuğunu falan yazsa ya arkadaş.

süleyman
süleyman - 9 yıl Önce

" Doğan’da Elif Şafak’ın kocaman posterini de görmüş olduk.”Neden bir Cahit Zarifoğlu’nunki asılmaz da onunki asılır?(!)” demekten alıkoyamadım kendimi."
doğanda ne işi var zarifoğlu posterinin.

Elif Karacan
Elif Karacan - 9 yıl Önce

Hayır, ben öyle demek istemedim, genelleme yaptım. Çünkü Elif Şafak'tan başka kimsenin dev bir posterini görememiştim.
Bir de, Menteş'le neler konuştuğumuz yazmadım çünkü yazıyı okuyan arkadaşlar dunyabizim.com u takip ettiklerinden dolayı Murat Menteş hakkında az-çok bilgi sahibidirler zaten diye düşündüm ama keşke yazsaymışım

Hasan Beyaz
Hasan Beyaz - 9 yıl Önce

mesela doğan kitap değil beyan kitap orada kasıt ama doğru analamk mesele.

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 9 yıl Önce

belki kardeşini ve söylediklerini murat menteş'le konuştuklarından daha çok seviyordur yazar. sevdiğini anlatmışsa da bir güzellik daha eklemiş demektir yazısına.

Sara Toscuoğlu
Sara Toscuoğlu - 9 yıl Önce

Murat Menteş ağabeye hayırlı akşamlar derken Elif hanımın cici kardeşinden bir ses yükseldi Murat Menteş'e doğru:

- birşey söyleybilir miyim?

-buyur söyle tabi canım

- bi su alabilir miyim ? ...

Ayşe Rukâl
Ayşe Rukâl - 9 yıl Önce

çok hoş bir yazı olmuş. keşke daha uzun olsaydı. mesela yazarlarla neler konuştuğunuz olabilirdi =)


banner19