banner17

Paris Kitap Fuarının 5 atlısı kimler

Geçtiğimiz günlerde biten Paris Kitap Fuarı'ndan şen döndük. Basın Yayın Birliği/Yayıncılık Moderatörü Münir Üstün ile fuarı konuştuk..

Paris Kitap Fuarının 5 atlısı kimler

Geçtiğimiz günlerde biten Paris Kitap Fuarı’ndan şen döndük. Basında güzel yankılar bulan fuar ve neticeleri hakkında Basın Yayın Birliği – Yayıncılık Moderatörü Münir Üstün ne diyor?

Paris Kitap Fuarı Ulusal Standımız
(+)

Ömer Lekesiz’in Yeni Şafak’taki “Paris’in Beş Atlısı” yazısı ve Doğan Hızlan’ın da Lekesiz’inkine benzer duygularla yazdığı “Paris Kitap Fuarının Görünmeyen Emekçileri” yazısından hareketle Paris Kitap Fuarı’nda neler olduğunu merak ettik ve Profil Yayınları Genel Koordinatörü Münir Üstün’e sorduk.  Öyle ya, fuarda Türk yayıncılarının elde ettiği başarıda onun da rolü vardı (ki hem beş atlıdan hem görünmeyen emekçilerden birisi idi kendisi) ve fuardan sonra duygularını şöyle coşkulu bir dille ifade etmişti:

“Fuarın 30. yılı etkinlikleri dışında çizgi roman sever Fransızların varlıklarını bu yıl yeniden gözlemledik. Fuar stantları duvarlarının kenarına oturan çocukları görmenizi isterdim. Çizgi romanları imzalayan yazarların kuyruklarında bekleyen gençleri görmenizi isterdim. Paul Auster için yaklaşık 1000 kişinin nasıl sırada beklediklerini görmenizi isterdim. Yemek kuyruğu değildi! Bedava dağıtılan giysi kuyruğu da değildi! Kitap kuyruklarını görmenizi isterdim.” Ama önce fuarla ve sonuçlarıyla ilgili kısa bir değerlendirme… 

Paris Kitap Fuarı İstanbul Ticaret Odası Standı
(+)

Paris Kitap Fuarı’ndan enstantaneler!

Fransa’da ‘Türk Mevsimi’ dâhilindeki etkinliklerin bitmesine çok az bir süre kala gerçekleşen Paris Kitap Fuarı’nda Türk yayıncılar başarılı bir iş çıkarmışa benziyorlar. Fuara Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Kültür A.Ş.’nin yer aldığı ortak standla katılan Türk yayıncılar ve yazarlar arasında Ali Ural, Ömer Lekesiz, Salih Zengin, Doğan Hızlan, Nazlı Eray, Sadık Yalsızuçanlar, İskender Pala gibi isimleri zikretmek mümkün. İTO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen kokteylin de, Türk kültürünün yayınlarla tanıtılmasında Fransızlar ve diğer yabancı misafirler nezdinde başarılı geçtiğini söylemek mümkün, fuardan sonraki izlenimlerden hareketle.

Paris'in beş atlısı
(+)

‘Paris’in beş atlısı’ onlar!

Çeviri ve yayım destek projesi TEDA hakkında bilgilerin verildiği, dört telif ajansının Türk yazarlarının eserlerinin yabancı dillere çevrilmesi konusunda görüşmeler yaptıkları, Türk yazarların panellere ve imza günlerine katıldığı fuarın bir getirisi de, Fransız yayıncılarla Türk yayıncıların arasındaki ilişkilerin gelişmiş olması ve bunun sonucunda 2010 Ekim’inde İstanbul’da gerçekleşecek olan TÜYAP İstanbul fuarına bu sefer Fransız yayıncıların katılacak olması…

Tüm bu başarının arkasında yayıncı ve yazar birlikleri tarafından oluşturulan Ulusal Yürütme Komitesi’nin rolü yadsınamaz derecede büyük. Peki bu komite kimlerden oluşuyor? Ali Ural, Münir Üstün, Metin Celal, Enver Ercan ve Ümit Yaşar Gözüm… Ömer Lekesiz söz konusu yazısında bu insanları “edebiyatımızı dünyanın dört bir yanına taşıyacak dipdiri bir ekip” olarak nitelendiriyor. Bakalım bu komite, yapılan faaliyetler, Paris Kitap Fuarı ve Türkiye’deki yayıncılık ortamı hakkında Yayın Birliği – Yayıncılık Moderatörü Münir Üstün ne diyor:

Münir ÜstünMünir Bey öncelikle Ulusal Yürütme Komitesi’nden ve komitenin işleyişinden bahsedelim isterseniz?

Türkiye son yıllarda uluslar arası yayın arenasında kendine önemli bir yer edindi. 2005 yılında TEDA projesinin başlaması ve bu projenin büyük ilgi görmesi sonucunda 2008 yılında Frankfurt Kitap Fuarında Onur konuğu oldu. Uluslar arası fuarlarda birçok ülkeden onur konukluğu teklifleri de gelmeye başladı. Onur konukluğu veya büyük organizasyonlara hazırlık şu şekilde gerçekleşiyor. Sivil Toplum Kuruluşları kendilerini temsil edecek üyeyi Kültür Bakanlığı’na bildiriyor, Kültür Bakanlığı da temsilcisini belirliyor ve bir ulusal komite oluşturuluyor.

2010 yılında Kültür Bakanı oluruyla Uluslar arası Kitap Fuarlarını bu komite organize ediyor ve görev paylaşımı yapıyor. Komiteyle birlikte hareket eden, komitenin stratejik ortakları olan İstanbul Ticaret Odası ve özellikle İTO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Develioğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan Ulusal Komitenin en önemli unsurları. Ayrıca İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner de en büyük destekçilerimizden.

2010 yılı Yurtdışı Kitap Fuarları Ulusal Komitesi

Ümit Yaşar Gözüm – Kültür Bakanlığı – Koordinatör

Münir Üstün – Basın Yayın Birliği – Yayıncılık Moderatörü

Metin Celal – Türkiye Yayıncılar Birliği – Yayıncılık Moderatörü

Ali Ural – Türkiye Yazarlar Birliği – Yazar Moderatörü

Enver Ercan – Türkiye Yazarlar Sendikası – Yazar Moderatörü

Fahri Aral – Bilgi Üniversitesi – Akademik Yayınlar Moderatörü

İstanbul Ticaret Odası

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A. Ş.

“Armudun sapı, üzümün çöpü denmez ve moralleri bozulmazsa bu ekip daha birçok başarılı dış projeye imza atabilir” deniyor bu ekip için. Moral unsuru sanırım Türkiye’de önemli bir gereksinim… Biraz bundan söz etmenizi istesek ne dersiniz?

Ulusal Komite yaptığı bütün işleri gönüllülük üzerine yapıyor. Hiçbir maddi karşılık beklemeden, çoğu zaman da kendi profesyonel işlerimizin önünde bu işleri yapıyoruz. Küçük bir fuarın yapım ve toplantı aşamaları en az altı ay sürüyor. Frankfurt Kitap Fuarı 2008 Onur Konuğu olduğumuz sene biz Ulusal Komite olarak 8 üye ve 5 danışmanla birlikte yaklaşık iki yıllık bir çalışma süreci geçirdik. Biraz hırpalandık, biraz üzüldük, küçük organizasyon bozukluklarından dolayı büyük tepkiler aldık. Netice itibariyle biraz anlayış bekliyorsunuz bu durumlarda. 2008 Frankfurt başarısının mimarları var.

Paris Kitap Fuarı Kültür AŞ Standı
(+)

Aslında gecikmiş bir teşekkürü hak eden kültür adamları var ortada; Kültür Eski Bakanı Atilla Koç, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Ahmet Arı, Doğan Hızlan, Müge Gürsoy Sökmen, Tanıl Bora, Görgün Taner, Sadık Karamustafa, Onur Bilge Kula, Hayati Bayrak, Bülent Erkmen, Fahri Aral, Enver Ercan, Çetin Tüzüner, Nejat Gökçe ve Ümit Yaşar Gözüm. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş, İTO Eski Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Erken, İBB Kültür A. Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan...

Paris Kitap Fuarı’nda elde edilen başarıda da bu komitenin ve dolayısıyla sizin çalışmalarınız önemli rol oynamış. Neler oldu Paris’te?

Paris Kitap Fuarı için tecrübeli bir ekiptik ve güzel bir ekip çalışması çıktı ortaya. Bütün komite üyeleri aynı düşünce ve fikirlere sahip değil; ama komite üyeleri en güzel düşünce ve fikirlerin ortaya çıkmasını sağladı. Başarı biraz da ‘tahammül’den geliyor, biraz da ‘saygı’dan geliyor.

Böyle fuarların meyvesi sanırım kabuklarımızı kırıp daha çok dışa açılmak… Başkalarının ürünlerini taklit ederek değil de kendi ürünlerimizle boy göstermek… Bu tip uluslar arası fuarlara dönük ileriki zamanlarda ne tür etkinlikler planlanıyor?

Uluslar arası fuarların büyük getirisi olduğuna inanıyorum. Sadece yayın sektörü için değil bütün sektörler için çok önemli bence. Yurtdışı tecrübesinin, fuar tecrübesinin iş adamlarımızın önünü açtığına inananlardanım. Yurtdışı fuarlara gitmezsek kimse ürünlerimizi gelip görmez. Ürettiklerimizi tanıtmak zorundayız. Bütün bu tanıtımların meyvelerini de alıyoruz:

BIEF Toplantısı - Yayıncılarımız
(+)

Son beş yılda TEDA projesi sayesinde 634 eser desteklenmiş, 50 ülkede 40 dilde 384 kitap yayımlanmış. Orhan Pamuk 45’den fazla dile çevrilmiş, Elif Şafak 23 dile çevrilmiş. Almanca’ya 143, Bulgarca’ya 62, Arapça’ya 43, İngilizce’ye 63, Farsça’ya 36, Fransızca’ya 31 eser çevrilmiş ve yayınlanıyor. Bunlar ölçebildiğimiz rakamlar… Ölçemediğimiz rakamlarla bu sayı çok fazla. Yurtdışı fuar programları ve Onur Konuğu projeleri devam edecek sanıyorum. Yazarlarımızı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatını tanıtmak ve tanıtmaya devam etmek en büyük hedefimiz.

Daha fazla yazarımızın daha fazla eserinin yabancı dillerde yayınlanacak olması heyecan verici… Yabancılar Türk yazarlara, belki daha da genişletirsek kültürümüze nasıl bakıyorlar?

Kültür, Sanat ve Edebiyatınız iyiyse alıcısı mutlaka var. Tanıtım ve reklam bu tip etkinliklerde çok önemli, ülkenin durumu ve konumu çok önemli… Şimdilerde görüyoruz ki güçlüyüz ve daha çok güçleniyoruz. Bir taraftan yurtdışına telifler satıyoruz, bir taraftan patentler alıyoruz, bir taraftan vizeler kaldırılıyor, büyük organizasyonlar yapılıyor; ülkemizde insanlar birbirlerini tanıyorlar; bunlar çok güzel ve umut verici gelişmeler. Ajanslarımızın çalışmaları ortada… Çok başarılı telif ajanslarımız var ve bağlantıları çok iyi kitaplarımızı yurtdışına pazarlamayı çok iyi biliyorlar.

Fransız yayıncılarla Türk yayıncıların elde ettiği ciroları karşılaştırmanızı istesek… Muhakkak somut bir takım verilere de ulaşılmıştır orada… 1 milyar 250 milyon dolar, Türkiye’deki yayıncılık sektörü için söylenen rakam… Yabancı ülkelerdeki fuarlar bu ciroya ve yayıncılığın gelişimine ne tür etkiler yapacaktır?

Fransa’da yayıncılık sektörünün rakamsal büyüklüğü 4,5 milyar avro civarında. Sektörde 14 büyük yayınevinin yıllık cirosu 50 milyon avro ve üzerinde… Bu 14 yayınevi, Fransa kitap piyasasının %57’sini oluşturuyor. Fransa’da 15.000 yayıncı var, %43 oranındaki pay kalan yayınevleri arasında dağılıyor. Kitap fiyatlarında ise fixed price uygulaması geçerli… Yani, Fransa’da kitap fiyatları ve indirim oranları her yerde aynı.

Fransa’nın bu sistemi iyi işlettiği, fuardaki fiyatları incelediğimizde de göze çarpıyor. Sizin de söylediğiniz gibi bizdeki rakamsal büyüklük 1 milyar 250 milyon dolar civarında… Bu rakam bütün sektörü ve korsan (hırsızlık) payını da kapsıyor. Korsan kitap 250 milyon dolar çalıyor piyasadan ve sektör 1 milyar dolara düşüyor. Öncelikle kendi ülkemizdeki korsanı bitirmeliyiz. Bu konu ile ilgili yaklaşımlarından dolayı İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’a, Güvenlik ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne hassaten teşekkür ediyorum. Fransız yayıncıların elde ettikleri ciroların ülkemizde yakalanması için yayıncılarımızı da dışa açmalıyız, tıpkı TEDA projesi gibi.

Ülkemiz yayıncılarının uluslar arası fuarlara katılımını kolaylaştıracak yollar bulunmalı. Ülkemiz yayıncılarının önünü açacak formüller bulmalıyız. Yayıncılarımızın çoğunluğu İstanbul merkezli olduklarına göre İstanbul Ticaret Odası ile yeni bir konsept geliştirmeliyiz. Belki KOSGEB’in olanakları artırılmalı, belki Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın imkânları yayıncılar için özel olarak kullanılmalı. Belki de İstanbul Ticaret Odası Avrupa Birliği Şubesi ile çeşitli projeler yapılmalı.

Bu problemlerin çözümü için Yayıncı Meslek Kuruluşları, Kültür Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası’nın mevcut çabalarını takdirle karşılıyoruz. 2009 yılında Türkiye’de 31.286 başlıkta yeni kitap yayımlanmış. 2007 yılı itibariyle başlık sayısında Avrupa ülkelerinden İtalya’yı yakalıyoruz ama ciro olarak henüz o seviyelere erişebilmiş değiliz. İtalya’da bu rakam 3,5 milyar avro’yu buluyor. Eksikliği sadece yayıncıda ve devlette görmemek gerekir. Okuyucularımız da gün geçtikçe bilinçleniyor diye düşünüyorum. Bir yayınevini ayakta tutan devlet ve kurumlar değil okuyuculardır.

Fuarda Fransız yayıncılarla Türk yayıncılar arasında somut olarak hangi adımlar atıldı? İşbirliğine dönük olarak… (mesela bir Türk yazarın daha eserlerinin yabancı bir dile çevrilmesi hususunda aldığınız bir duyum, spesifik bir bilgi) Bu işbirliğinin boyutları ve çerçevesi…

Komite olarak Paris’e sadece fuar için gitmedik. Fuar öncesi  Fransız Yayıncılar Birliği dış ilişkiler kuruluşu BİEF’in (Uluslararası Fransız Yayıncılar Ofisi) organizasyonu ile Türk ve Fransız yayıncılarının buluşup bilgi ve görüşlerini paylaşmaları amacıyla Türk – Fransız Yayıncılar Buluşması adlı iki günlük bir seminere katıldık. Paris’te SNE (Fransız Yayıncılar Sendikası) salonlarında gerçekleştirilen toplantılara Türkiye’den 21, Fransa’dan 80 yayıncı katıldı. Altın Kitaplar, Apollon, Boyut, Can, Erdem, Hayat, İletişim, İnsan, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İş Bankası Kültür, Kaknüs, Kaynak Yayın Grubu, Literatür, Mavi Ağaç, Metis, Nesil, Pozitif, Sel, Timaş, Turkuvaz, Yapı Kredi Yayınları yöneticileri Türkiye’yi temsil etti.

Fransa’dan ise Gallimard, Hachette, Flammarion, Robert Lafont, La decouvert gibi önemli yayıncılar toplantılara katıldı. Bu toplantılarda Yayıncılığa Genel Bakış, Telif Hakları, Vergilendirme, Kamu Yardımları, Yayıncı, Kitabevi ve Dağıtımcı İlişkileri, Türkiye ve Fransa arasında Telif Alışverişi, Çeviri Yardım Programları, Edebiyat, Çocuk Kitapları, Sanat ve Prestij kitapları ve Sosyal Bilimler Yayıncılığı başlıkları altında oturumlar yapıldı. Yayınevleri editörleri arasında katalog ve bilgi alışverişi yapıldı. Ajanslarımız da fuar sürecinde çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiler. Paris Kitap fuarında atılan adımların çok ciddi ve sevindirici adımlar olduğunu söyleyebilirim. 

Şu ana kadar Ulusal Komite Frankfurt’ta, Tahran’da, Paris’te, Bologna’da çok iyi işler yaptı. Bundan sonraki projeleriniz hangi unsurları barındıracak?

Kültür Bakanlığı yetkilileri ile sürekli istişare halindeyiz. 2010 yılında ilk hedefimiz Tahran Kitap Fuarı, Moskova Kitap Fuarı ve Frankfurt Kitap Fuarı. 2011 yılında ise hedefleri büyütmekte yarar var diye düşünüyorum. 2011’de Onur Konuğu olmamız yönünde teklifler var. Fakat bu teklifler henüz netleşmedi. Komite olarak amacımız dünyanın her köşesinde Türk Edebiyatını tanıtmak.

 

 

Mehmet Emre Ayhan konuştukça yayıncılık adına sevinerek haber verdi

 

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2017, 12:28
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20