banner17

Öyküde kimler var beğendiğiniz

Yumuşak G dergisinin 4. sayısında '2000'li Yılların Öyküsü' başlıklı bir soruşturmaya yer vermiş.

Öyküde kimler var beğendiğiniz

Aykut Ertuğrul yönetiminde hazırlanan Yumuşak G, Kasım-Aralık 2009 tarihli 4. sayısında “2000’li Yılların Öyküsü” başlıklı bir soruşturmaya yer vermiş. Sonuç; 2000’lerde insandan, hayattan kopan, bireye yaslanan bir öykü var. 

Ali Ayçil, Sur Kenti HikayeleriBu yılın başında yayın hayatına başlayan Yumuşak G dergisi, her sayısında birbirinden ilginç, ses getiren soruşturmalara yer veriyor. Bu soruşturmalar uzun yıllardır edebiyat dünyamızda yer alanlarla, daha yolun başında olan genç isimleri bir araya getiriyor. Bu sayıda da yazdıkları hikâyelerle uzun yıllardır kitaplıklarımızda yer edinen isimlerden ve ilk hikâyelerini istikrarlı bir biçimde yayımlayan gençlerden görüşler alınmış. Bununla beraber bu soruşturmanın önemli bir özelliği daha var: 

Edebiyat camiası, buna ilave olarak akademik dünya, yaşayan, o gün üretilen edebiyat hakkında dosya hazırlanmasına pek hazır değildir. Bu türden konular ancak üzerinden on yıllar geçtikten sonra değerlendirmeye alınır. Yumuşak G, böyle bir kısıtlamanın esiri olmadan, cesurca son on yılda yazılan öykünün durumunu “arşivlik” bir sayıyla gün yüzüne çıkarmış.  

Soruşturmaya katılanları ve 2000’lerin öyküsü üzerinden varılan ortak yargının ne olduğunu belirtmeden önce soruşturmacıların söylediklerinden birkaç gözümüze çarpan durumu açık etmemiz gerekiyor.

Melek Paşalı, Hayal Günlüğüİsim Anma Zorunluluğu! 

Soruşturmada iki soru yöneltilmiş. 

1) Geçtiğimiz on yılda en beğendiğiniz, Türkçe yazılmış on öykü/öykü  kitabı ve öykücünün ismini sıralayabilir misiniz?

2) Bu on yılın, öykü alanında çok kısa bir muhasebesini yapabilir misiniz?  

Şimdi, bu sorulardan ilkine verilen cevaplarda katılımcılardan bir liste yapmaları istenmiş. Bu türden liste vermenin en büyük handikabı düşman kazanmamak için cevap vermeye çalışmaktır. Nitekim öykü üzerine dergide konuşan isimlerden bazıları, yazdıkları öykülerle öykü tarihimize hiçbir yol açamamış isimleri anmak zorunda kalmışlar. Dostluk, menfaat ne yazık ki bu birkaç listenin hazırlanmasında baskın rol oynamış.  

Rasim Özdenören, TozBir ikincisi, soruşturmaya katılan kadın öykücülerimiz ağız birliği yapmışçasına listelerine kadın yazarları eklemişlerdir. Mesela Firdevs Canbaz Yumuşak sadece iki erkek yazarı listede anma ihtiyacı hissetmiş.  

Edebiyat kanonu açısından bu soruşturmanın sonucuna baktığımızda da çok bir değişenin olmadığını görüyoruz bu soruşturmada. Bir kesimin sanatçısı, diğer kesimden bir hikâyeciyi anmamakta hâlâ ısrarcı. Bu duruma istisna birkaç örnek muhakkak var… Onları dergide okur görecektir.

Soruşturmaya davet edilen isimlerden biri de Necip Tosun. Tosun’un verdiği cevaplar müstakil bir yazı olabilecek kadar uzun olduğundan, dergi idaresi farklı bir başlık altında yayımlamış bunları. Necip Tosun, hikâyeci olmasının yanında, özgün, nitelikli hikâye eleştirileriyle de adından söz ettiriyor. Bu sayıda 1980–2010 yılları arasındaki Türk öykücülüğünü genel hatlarıyla ortaya koyan bir yazı kaleme getirmiş. Israrla işaret ediyoruz.   

Soruşturmada adı geçen öykü kitaplarının çok şaşırtıcı  olduğunu söyleyemeyiz. Genel kanaati yansıtan bir tablo var karşımızda. Keşke, öykü adına hiçbir anlam ifade etmeyen bazı kitaplar da bu soruşturmada yer almasaydı. Keşke yazdığı ilk hikâyelerle dahi öykü dünyamıza bambaşka izler katan isimler burada anılsaydı. Seyit Göktepe ve Seray Şahiner’den bahsediyorum. Bu iki genç öykücünün isimlerinin anılmaması, soruşturmanın en önemli eksikleri arasında.  

Mustafa Kutlu, Rüzgarlı PazarBir de Metin Eloğlu’nun dergilerde kalmış, hatta bazıları ilk defa okur karşısına çıkan hikâyelerinin kitaplaşması var; İstanbullu. Bu kitap da sanki bir istisna olarak anılabilirmiş. Özlediğimiz bir hikâye evrenini bize armağan eden önemli bir kitaptır İstanbullu.  

Genel Yargılar… 

“2000’li Yılların Öyküsü”ndeki genel yargıları sıralamaya çalışabiliriz. Dikkate değer bulduğumuz ifadeleri kısaltarak isimlerinin karşısına yazma yoluna gidebiliriz. Her yazarın altına bahsettikleri on kitaptan birkaçının adını yazabiliriz… 

Behçet Çelik:“Öykü 90’lardaki havasını yitirdi. Edebiyat dergilerine olan genel ilginin düşmesiyle beraber, genç öykücüler dergilerde görünmeyi düşünmeyip doğrudan dosyalarını yayınevlerine götürmeye başladılar. Sıradan ve olağan olandan çok olağanüstü bir şeyler anlatmak istiyor genç yazarlar.” Bu durum, bugünkü hikâyemizin en büyük problemi! Aşağıda buna benzer başka ifadelerle karşılaşacağız.  

  • Barış Bıçakçı, Baharda Yine Geliriz
  • Ahmet Büke, Çiğdem Külahı

Cemal Şakar:“Kollektivetinin, kamusalın çöküşü; burjuva bireyciliğinin yükselişinin belirleyici olduğu toplumsal şartlardan oldukça etkilenen öykümüz tuhaf bir biçimde bireyin içine kapandı.” Behçet Çelik’e paralel olarak bakın ne diyor Şakar: “Öykümüz büyünün, mistiğin, metafiziğin, fantastiğin, gerçekdışının esrarlı sularında yüzmekte de bir beis görmedi.” 

  • Ramazan Dikmen, Muhayyer
  • Abdullah Harmancı, Yerlere Göklere
  • Melek Paşalı, Hayal Günlüğü

Ethem Baran:“Bu on yıl için diğer yıllardan bu dönemi ayıran önemli bir hareket, değişim ya da atılımdan söz edilemez.”  

  • Mustafa Kutlu, Mavi Kuş
  • Ali Ayçil, Sur Kenti Hikâyeleri
Cihan Aktaş
Cihan Aktaş

Cihan Aktaş:  Kadın öykücüler 90’larda olduğu kadar üretkendi. Pek çok öykü dosyası geri çevrildi bu son on yılda. Ablam Hülya Aktaş’ın hikâye ve roman dosyası birkaç yayınevi tarafından ticari şansı zayıf bulunduğu için geri çevrildi. Kimi yayınevleri kitabın edebi değerini değil, yazarın medyadaki görünürlüğü üzerinden kitabının vaad edebileceği piyasa değerini dikkate alıyorum artık. 

  • Mustafa Kutlu, Mavi Kuş
  • Rasim Özdenören, Toz
  • Sibel Eraslan, Balık ve Tango
  • Melek Paşalı, Camtutan
  • Ali Ayçil, Sur Kenti Hikâyeleri
  • Fatma K. Barbarosoğlu, İki Kişilik Rüyalar

Yıldız Ramazanoğlu: Genelde şiire ağırlık veren bir eğilim varsa da çok güzel hikâyeler de yayımlandığı şimdiye kadar. Dergâh, Hece Öykü bir de Yedi İklim genç yazarlar için yine okul oldu. İçimde kısa öykü çiçekleri açtı son yıllarda.  

Yıldız Ramazanoğlu
Yıldız Ramazanoğlu

“Tek tek isimler saymak beni aşıyor.” 

Firdevs Canbaz Yumuşak:“Döneme belirgin bir şekilde kadınların damgasını vurduğunu söylemek mümkün.” Edebi ürünlerin müelliflerinin cinsiyeti hakkında merak duymak ancak edebiyat sosyolojisinin işidir. Bu sebepten 2000’lere damgasını vuranın kadın öykücü mü yoksa erkek mi öykücü olduğuna bakmak yersiz bir durum. Velev ki, cinsiyetler bazında karşılaştırmamız gereksin, bu sefer de Yumuşak’a katılmak imkânsızlaşacaktır. Göz var, izan var… 

  • Sibel Eraslan, Parçası Benden
  • Cemal Şakar, Pencere
Rasim Özdenören
Rasim Özdenören

Kamil Yeşil:“Hikâyemiz toplumdan bireye doğru akış göstermiş son on yılda. Toplumsal sorunlar birey merkezli tartışılmış.” Yeşil, soruşturmasının başında dergi yönetimine sıkı bir uyarıda da bulunuyor… Hem derginin hem de kendi işini kolaylaştırmak adına son on yılda yayımlanmış kendisine göre iyi öykü kitaplarını cevaplamaktansa TYB’den son on yılda hikâye dalında ödül alan kitapları sıralamış. Bu eleştirilebilir bir durum bizce. Çünkü o listede vasatın altında kalan hikâye kitapları da var. Hikâyeciliği ve hikâye kültürü çok iyi olan Kamil Yeşil, o listeyi tekrar hatırlatmakla aslında kendisinin de iyi bulmadığı kitapların isimleri tavsiye etmek durumunda kalmış… 

Onur Caymaz:“Kahramansız, belki de insansız, metin içinde oyunlar oynayan, kurguların sınırlarını zorlayan, kendince dili geliştirdiğini, değiştirdiğini iddia eden öyküler de okuduk bu süre içinde. Olmaz mı kahramansız, insansız öykü; olur da, işte biraz zor oluyor… Çağ atlayalım derken bir ayak topal kalıyor.” Yukarıdan beri yer verdiğimiz görüşlerdeki bir ortak nokta daha. Caymaz’ın söyledikleri önemli.  

  • Mustafa Kutlu, Rüzgârlı Pazar
  • Selim İleri, Fotoğrafı Sana Gönderiyorum
  • Ali Ayçil, Sur Kenti Hikâyeleri

 
Soruşturmaya katılan diğer isimler ise şöyle; Fatih Parlak, Güray Süngü, Naz Ferniba, Sadık Yalsızuçanlar, Serkan Türk ve Yavuz Ekinci

Yumuşak G’nin bu mesele üzerine ilk defa yapılan soruşturması öyküyle ilgilenenleri, Türk öykücülüğün ahvalini merak edenleri yakından ilgilendiriyor. Üsküdar’dan Zen Kitabevi’nden heyecanla aldığımız bu sayıyı öykünün “büyülü” dünyasına doğru yürüyen herkese tavsiye edebiliriz. 

Yakup Öztürk haber verdi 

GYY'nin notu: Öykülerini Hece ve Hece Öykü'de okuduğumuz harika kalem Ömer Faruk Dönmez'i 2000'lerin öyküsü denildiğinde bir şekilde zikretmezsek bir şeyler eksik kalır. İlk kitabı Hep Aynı Hikaye Hece'den çıkan Dönmez'in duyduğumuza göre yeni öykü kitabı Bir Kitap Bir Balta'nın İz yayıncılıktan çıkmasına bir kaç hafta kalmış!

Not: Sizlerin de 2000'lerin öykücülerinden beğendiklerinizi öğrenmek isteriz. Sahi sizin öykücünüz/öykücüleriniz kimler?

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2009, 08:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
Müjgan Subaşı
Müjgan Subaşı - 9 yıl Önce

İkibinli yıllar denilince Ayfer Tunç'u anmadan geçmek olmaz.
Listenin başı Ayfer Tunç. Sonra Nalan Barbarosoğlu. Özellikle "Uykusuz Düşler" kitabıyla Münire Daniş. Murat Gülsoy...Mustafa Kutlu ismiyle anılacak kendi kuşağından çok isim var. Mustafa K'yu ikibinin dışında tutmalıydılar bana kalırsa.

Seda A.
Seda A. - 9 yıl Önce

Ali Ayçil'i henüz okumamış arkadaşlara kesinlikle tavsiye ediyorum. 'Sur Kenti Hikayeleri' ni gece 9 gibi okumaya başladım ve bitirmeden uyuyamadım. 'Gerçek Hayat' dergisini alınca da ilk açtığım sayfa Ali Abinin sayfasıdır. Ne yazarsa hayranlıkla okuyorum diyebilirim.

Cesur Küçük
Cesur Küçük - 9 yıl Önce

Abdullah Harmancı benim severek okuduğum bir kalemdir. Serseri'den Uğur Sezen güzel öyküler yazıyordu.

Osman Keleş
Osman Keleş - 9 yıl Önce

Mustafa Kutlu, Beyhude Ömrüm
Selçuk Orhan, Kansızlık

Mustafa Tayfur
Mustafa Tayfur - 9 yıl Önce

Osman Koca'nın düşnane isimli öykü kitabı burada zikredilmeliydi. Nitelikli öykülerden oluşan bir kitap. Osman Koca'nın başta Hece Öykü olmak üzere bir çok dergide öyküleri yayınlanıyor.

çağrı
çağrı - 9 yıl Önce

abdullah harmancı

mefkure arslan
mefkure arslan - 9 yıl Önce

sur kenti hikayelerini okuduktan sonra benim öykücüm, kesinlikle Ali Ayçil...

Senusi Şeyhi Değil
Senusi Şeyhi Değil - 9 yıl Önce

Mustafa Şahin, Abdullah Harmancı, Gökhan Özcan ve Selçuk Orhan doksan kuşağının dört büyük hikayecisi. Bu kesinlikle böyle ama..


banner19

banner13

banner20