banner17

Öykü günleri konuşuluyor

'Öykü Günleri' nedeniyle has edebiyatın diyarı olan Maraş'ta üç gün misafir kaldık..

Öykü günleri konuşuluyor
Derelerden kar suları taşıyor
Dağların başına vurmuş dumanı
“ Gönül binmiş aşk atına aşıyor”
Maraşlıya seslenmenin zamanı
 
Behçet Kemal Çağlar

Kahramanmaraş Öykü Günleri 

 

 

 

 

Şairler, şiirler diyarı, ağıtlar türküler diyarı, sazın, sözün, meclisin diyarı, öykünün, anlatının, has edebiyatın diyarı Maraş’a misafir olduk.

Gelincikler, mor erguvanlar, rengârenk kır çiçekleri, kırmızı, pembe güller baharı karşılamaya durmuşken, Mayıs’ın serinleten meltemiyle, sımsıcak dost yürekler diyarı K.Maraş’ta üç gün kaldık.

Kahramanmaraş'tan genel görünüm

Kahramanmaraş Öykü Günleri daha uzun süre konuşulacak

Duran Boz ve Cemal Şakar
15060
Güray Süngü
Ertan Örgen, Mehmet Narlı
Köksal Alver, Osman Bayraktar
Maraş Kalesi
Maraş'ta tarihi bir bina
Maraş'ın genel görünümü
İlk oturum öncesi
Hilmi Uçan, Behçet Çelik, Hüseyin Su, Cemal Şakar
Maraş Öykü Günleri.. Rasim Özdenören başkanlığında birinci oturum..
Esra Özdemir Demirci
Esra Özdemir Demirci
Ömer Faruk Dönmez
Hüseyin Su
Güray Süngü
Mehmet Narlı
Hilmi Uçan ödülünü akıyor
15077
Gönül Yonar Utku
Rasim Özdenören
Cemal Şakar ödülünü alırken
Selvigül Kandoğmuş Şahin, Gönül Yonar Utku, Esra Özdemir Demirci

Fotoğrafları büyütmek için üzerini tıklayın.

Foto Galeriyi gezmek için tıklayın.

Kahraman Maraş Belediyesi ve Hece Öykü’nün katkıları ile düzenlenen “ Öykü Günleri"nde, edebiyatın her türünün bir çağlayan gibi aktığı bu güzel Anadolu şehrine konuk olduk.

Hepsi birbirinden değerli, has edebiyatı, tarih yazan ve tarihe bir miras olarak kalacak edebiyatı önemseyen ve bunu satırlarına coşkulu derin izlerle taşımasını bilen akademisyenler, yazarlar ve tüm dostlarla olmak güzeldi…

Dönemler itibari ile birbirine yakın ve uzak, birçok edebiyatçının bir araya gelerek, öyküyü, yazınsal metinlerin en naif ve nazlı, o denli de geleneğe yaslı güçlü duruşuyla geleceğe sağlam bir duyarlılıkla yürüyen öyküyü konuşmak oldukça mânidardı.

Sanki Tüm ülke Maraş'taydı

Rasim Özdenören, Hüseyin Su, Necati Mert, Doç. Dr. Hilmi Uçan, Yunus Develi, Dr. Mehmet Narlı, Cemal Şakar, Doç. Dr. Köksal Alver, Doç. Dr. Ertan Örgen, Behçet Çelik, Güray Süngü, Ercan Yıldırım, Kadir Tanır, Ömer Faruk Dönmez, Gönül Utku Yonar ve Esra Demirci, gibi değerli akademisyen ve yazarların sunumları oldukça verimli geçti. Verilen kısa süreye rağmen, titiz çalışmalarını özlü ve verimli bir şekilde dinleyicilerle paylaştılar.

Her şehrin bir ruhu vardır vurgusunu duyumsarken, Maraş gibi yürekli insanların şehrinin damarlarına sinmiş bir edebî geleneğin anılması, edebî şahsiyetlerin hatıralarının yâd edilmesi ve miras bırakılan edebiyat çalışmalarının önemsenmesi heyecan verici. Önemli programlar,  sempozyumlar düzenleyen, anma günleri tertip eden, Maraş’ın bir avuç ama o denli de yürekli edebiyat aşığı, aldıkları mirası yarınlara taşımanın misyonunu omuzlamış sanatçı, eğitimci ve yöneticileri ile beraber olmak, bize gurur verdi.

En başta Yazar Duran Boz’un eşsiz gayretleri, Erdoğan Aydoğan, Zeynep Şerefoğlu ve Sümeyye Boz’un kardeşçe misafirperverlikleri ve ebediyete göçmüş yazarların öykülerini okurken, tüm duyarlılıklarını okudukları metne vererek, dokunaklı okumalar yapan, Ahmet Türk ve İsmail Kahveci gibi değerli eğitimcilerimizin katkıları unutulacak gibi değil.

Anadolu’nun güzel şehri Maraş’ın değerli Valisi M. Niyazi Tanılır ve Belediye Başkanı Sayın Mustafa Poyraz, kültür mirasına sahip çıkılması gerektiğini bilen ve bunu çalışmaları ile kanıtlayan, değerli yöneticiler. Kalıcı olanı, değerli olanı önemseyip, bu konuda çalışmalar yapan ve yapılan çalışmalara büyük destek veren yöneticilerin duyarlılıkları bizleri heyecanlandırdı.

Medeniyetin izindeki ruh yaşatılıyor

K.Maraş büyük bir medeniyet şehridir. Sokaklarından Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt, Alaaddin Özdenören ve daha bir çok şair ve yazar geçmiştir. Onlar bu toprakların mayasıyla, kalıcı, geleneğe yaslı has edebiyatı dokumuşlardır eserlerinin ruhuna. Şehrin ruhunun yansıması ve büyüsüdür onları biricik ve değerli kılan. Ne vardır Maraş’ta, toprağında, suyunda ne vardır da böylesine bir edebiyatın bereketli damarı, coşkun akar? Unutulmaz şahsiyetler, özgün duruşlu, medeniyete yaslı ürünler vermişler, gençler de bu mirasın izleğinden yürüyerek bir inşa yolculuğuna çıkmışlardır.

Genç bir delikanlı gibi, yıllara meydan okuyan, kalemi ve yüreği hâlâ diri bir solukla, ümidi ve aşkı kalemine taşımış, bir hafıza mücadelesi vererek, öykücü, etikçi, denemeci Rasim Ödenören Maraşlıdır.

Kadir Tanır, hanımellerine, diri toprağın kokusuna, kır sümbüllerine ve tüm dost kokularına, güzel insan kokularına çağırır sizi. Ve çağırırken, mutlaka bir bahar vakti gel! der, Küskün öyküsünün duyarlı satırlarında.

"
İnsan sevgilisi kaldıkça toprağın
Sılasına hasret kaldıkça her giden
Bilincin sıradağını tırmanan olur mu acep
"

 

 

 

 

Ömer Erinç, ozanca dizerken şiirlerini, deneme türünün eşsiz ve özgün bir örneği olarak yazdığı, Seferi Yazılar'ın satırlarında; topraktan aldığı ilhamı ve sevdalısı olduğu şehre vefasını okuruz. İnce hüzünlerin, derin yalnızlıkların usta anlatıcısını bulursunuz satır aralarında. Şiirler serpiştirilmiş, metinlerin arasından, dokunaklı öyküler dökülür gönül aynamıza.

Şiir ve öykü damarının coşkun mekânı Maraş’ta türküler söylenir, ağıtlar, bozlaklar, deyişler söylenir. Türkülere döndüğüm, yüreğime derin dokunuşlarla süzülen dinleyişlerime Maraş’ın unutulmaz türküleri konuk olur.  

"
Maraş tan bir haber geldi.
Dediler ki Meyrik ölmüş
Keşke Meyrik ölmeseydi
Kesileydi elim kolum
"

 

 

 

 

Yıllardır, severek dinlediğimiz, ağıtla karışık nice türküler dökülür Maraş’ın kederli bağrından.

Âşık Mahsuni Şerif’in o yaralayıcı, türküsü sonra, böylesine mi hüzün yüklüdür bir türkü böylesine mi ağlamaya çağırır göz pınarlarını…

"
İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Önümüzde dağlar sıralansana
Sermayem derdimdir servetim ahim
Karardıkça bahtım karalansa da
"

 

 

 

 

Tanpınar’ın, “ Anadolu’nun romanını yazmak isteyenler ona mutlaka türkülerden gitmelidir “ derken anlatmak istediği de bu olsa gerek. Böylesine mümbit topraklarda edebiyat türkülerden ilham alır türküler edebiyattan.

Karacaoğlan, Âşık Mahsuni Şerif, Âşık Hüdai, Kul Ahmet, Aşık Yener gibi bir çok ozanı, özünden çıkarmış bir Anadolu şehridir Maraş.

Değerli şairlerimizden Arif Nihat Asya ne güzel anlatmış, sanatın diyarını, sanatçıların diyarını:

"
Maraş Türkiye’nin kalem kaşıdır
Maraş Türkiye’nin köşe taşıdır
Maraş tarihleri inşa ettiren
Koca Sinan’ların Ustabaşıdır.
"

 

 

 

 

Güzel insan kokularına konuk olduk. “Mutlaka bir bahar günü gel” diyen yazara uyarak uğradığımız Maraş bizi coşkun bir sevgiyle karşıladı.

Hece Öykü’nün, değerli Hüseyin Su’nun ve tüm yazarların katılımı ile gerçekleşen programın önemi edebiyatseverler için kuşkusuz büyük. Dileğimiz bu tür programların artması. Değerli akademisyen Hilmi Uçan’nın da vurgu yaptığı gibi, yazının ustalarının, söz ustalığında buluşarak sözlü birlikteliklerin, sözlü edebiyat meclislerinin artması.

Son olarak, Maraş'ta bulunan sevgili, Osman Alagöz ve Sare Kebapçı ile kısa süre de görüşmek benim için çok güzeldi. 

Öykü günlerinin, sunumların değerlendirilmesinden ziyade ben, Maraş'taki dost insanları, coşkun akan ve beni oldukça etkileyen sanat iklimini anlatmayı tercih ettim. Eminim değerlendirme yazıları yetkin kalemler tarafından yazılacaktır.

Maraş’lı dostlara ve tüm edebiyatseverlere teşekkürü bir borç bilirim…

 

 

 

Selvigül Kandoğmuş Şahin haber vardı

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2010, 01:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
faruk yazar
faruk yazar - 9 yıl Önce

tebrik ederim güzel bir haber olmuş. Keşke Öykü günleri İstanbul'da da yapılsa.

mustafa kara
mustafa kara - 9 yıl Önce

inşallah yine bekleriz unutmayın bizi...

banner8

banner19

banner20