banner17

Ölmeden 100 şey sadece parası olanlara mı?

Yeşim Sünnetçioğlu, ölmeden önce yapılması gerektiğine inandığı 40 şeyi yazdı..

Ölmeden 100 şey sadece parası olanlara mı?

 

Yeni yıla Rio'da girmek, bir yatta safa sürmek, safari turuna çıkmak, meditasyon kursuna gitmek, Âşıklar Çeşmesi’ne para fırlatmak... hobilerimden bahsetmiyorum size. (hobi kelimesinden nefret ederim.)

“Ölmeden önce yapılması gereken 100 şey”den bahsediyor herkes. Bilirsiniz, piyasa bu kitaplarla dolu. Zaten bir kere göz gezdirdiğinizde buradaki tavsiyelerin sadece parası olanlara hazırlandığını görebiliyorsunuz. Ben de baktım ki, hayret bir şey; 100 tane yapılacak şey arasından bir tanesi parasız yapılamıyor.

“Ne yapın edin, bir yatta safa sürün” diyor mesela birinde. Âh materyalist zihniyet, bir vapurda gökyüzünde nazlı nazlı süzülen martıları izlemenin büyük bir aşk olduğunu nereden bilsin? Nereden bilsin vapurda çay içerek kitap okumanın sağladığı keyfi?

Ne anlarım ben, şöyle güzel bir dostu, bir efendiyi tanımadan yaşamaktan?Ölmeden önce yapılması gerekenelr

Oysa ben, şu, ruhu gocamış dünyadaki en güzel şeylerin, üstüne para vermeden yapıldığına inanıyorum. Sarılmak, sevmek, imân etmek gibi; ki bunlar için son kuruşumuza kadar versek, onlardan aldığımız huzurun karşılığını ödemeye gıdım yetmez.

Tamam, biz de gezmeyi, görmeyi severiz de safari turuna çıkamadık, lüks bir spor salonunda plates yapamadık, Pisa Kulesi’ni gezemedik diye gözlerimiz açık gidecek değil. Sevdiğimiz birine sımsıkı sarılmadan, âşık olmadan, imân etmeden, Peygamber’imizin nasıl bir hayat sürdürdüğünü, onun güpgüzel hasletlerini bilmeden öldüğünüzü düşünsenize… Güzel bir insanı tanımadan öldüğümüzü meselâ. Ne anlarım ben, şöyle güzel bir dostu, bir efendiyi tanımadan yaşamaktan?

Bunları yapmadan ölmekten başka daha elem verici ne olabilir ki? Allah korusun.

Her şey bir yana, tüm bu bıdı bıdılar bir yana, ölmeden önce yapılması gereken 5 şey var aslında. Çok basit: Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek. Biz 5’ten sonrasına devam ediyoruz. Hem ne gerek var 100 tane şeye, bunca israfa ne gerek var?

6. Dinimiz İslâm'ı tanımadan, Peygamber Efendimiz'in hayatını okumadan, onun güzel hasletlerini öğrenmeden kesinlikle ölmeyelim.

7. Hafız olamasak bile, en azından Kitab’ımıza, sûre isimlerine dahi yabancı kalmayalım.

8. Peygamber Efendimizin hadislerini ezberleyelim. Sahih hadisleri, çevremizdekilerle paylaşalım.

Camide cemaatle saf tutarken arkadan öyle güzel görünüyorsunuz ki

9. Her gün bir İslâm adamını/kadınını tanıyalım. Onları kendimize örnek alalım, hatta, taklidimizin tahkike götürmesine niyet ederek, onları taklid edelim. Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi davranmaya çalışalım. Güzel güzel insanları tanımanın tadına doyum olmaz. Bazı insanlar vardır ki, onları her okuduğumda, “Allah’ım iyi ki bu güzel insanı da tanımışım, bana bu kişiyi tanımama ve hatta ona muhabbet beslememe izin verdiğin için sana hamd olsun” dedirtiyor bana. Size de böyle oluyordur eminim. (Hatırlıyorum, Mus’ab bin Umeyr’i ilk okuduğumda aynen böyle demiştim.)

10. Yaşadığımız şehirdeki camileri bilelim, her birinde namaz kılmaya niyet edelim. Böyle bir niyetimiz olsun yani, ne zararı var.

11. Canımız sıkıldığında sinemaya gitmek ya da arkadaşlarımızla dışarıda buluşmak yerine canımız sıkıldıkça da namaz kılalım, bir hadisin serinliğinde ferahlayalım.

12. Kitabımızı, kalemimizi, kâğıdımızı alıp camiye gidelim. (Orada okumak da, yazmak da, öğrenmek de başkadır, inanın.)

13. Koca bir melek ordusu/ cemaatinin de bize eşlik ettiğini unutmayarak, camide saflarımızı sıkı tutalım. (Arkadan öyle güzel görünüyorsunuz ki.)

Süleymaniye Camii'ni ziyarete gelen başka ülkelerden Müslümanlarla tanışalım

14. Eğer İstanbul'daysanız ya da İstanbul'a yolunuz düşerse, başka ülkelerden Süleymaniye Camii'ni ziyarete gelen diğer Müslümanlarla tanışalım. Yabancı dil bilmeyebiliriz, "Allah" diyelim, bakın ne de güzel anlaşırız. Onlarla namaz kılalım. Bu büyük zevkten mahrum kalmayalım.

Ölmeden önce yapılması gerekenelr15. Yağmurlu bir günde şemsiyelerimizi evde unutalım, yağmurun ellerinden tutalım, bırakalım ne yapacaksa yapsın, ıslanalım!

16. Sert bir rüzgâr estiğinde, rüzgârın yanaklarımızdan makas almasına izin verelim. Rüzgârı hissetmek diye bir şey var!

17. Üşüyelim. En güzel ısınmaların, iyice üşüdükten sonra geldiğine inanalım.

18. Sıcak bir ortamda eşimize, dostumuza kendi ellerimizle çay demleyelim. Demlendikçe çayın, muhabbetin demleneceğine de inanalım.

19. Sokakta gördüğümüz fakir bir çocuğa yemek ısmarlayalım. Onun yüzünü güldürelim.

20. En kıymetli eşyalarımızı başkalarıyla paylaşmasını bilelim. Sokaktaki fotoğraf makinemize bakmak isteyen bir çocuğun makinemize dokunmasına izin verelim. (Çocuğun fotoğrafını çekerken iyi!)

21. Evde bir yemek yaptığımızda komşularımızla da paylaşalım. Tık tık tık. Kapılarını çalalım. Birden fazla kapıya gücümüz yetmeyebilir. En yakınımızdaki komşumuzla paylaşalım.

22. Kanadı kırık bir kuş için dua edelim ya da ayağı sakatlanmış bir kedi için. Çabucak iyileşsinler. Bir çiçek için de dua edebiliriz, güzel güzel filizlensin.

Reçel yapalım; reçel, aile bağlarını kuvvetlendirir

23. İmkânımız varsa çiçek yetiştirelim. Çiçeklerimize güzel güzel isimler verelim. Onlara bakıp bakıp, “Allah’ım çiçekleri bile düşünmüşsün!” diyerek içlenelim.

24. (Bunu kadınlar için söylüyorum) Reçel yapalım. Reçel, aile bağlarını kuvvetlendirir. Çilek reçeli, incir reçeli, gül reçeli… (Favori kelimesinden de hiç haz almam fakat; benim favorim çilek reçeli.)

25. Bir camiye girdiğimizde bir dağınıklık varsa toplayalım. Dolaptaki etekler, örtüler dağılmışsa mızmızlanmadan katlayalım. Kitaplığı düzeltelim, kitaplığın tozunu alalım. “Bez nereden bulacağız” demeyin, çantanızdaki ıslak mendil ne güne duruyor kızlar? Hay aksi, bitmiş mi yoksa? Köşedeki bakkalda muhakkak selpak satılıyordur.

26. “Müminin mümine karşı tebessümü sadakadır.” Tebessüm ederek bol bol sadaka verelim.

27. Selamun aleykûm! Selam verelim!

28. Durduk yere tekbir getirelim. Allahu ekber! Allahu Ekber!

29. Kardeşlerimizin saçlarını koklayalım, gözlerinin kıyısından öpelim. (Tecrübeyle sabittir: Hiçbir şeyciğiniz kalmaz. Bütün derdimizi, tasamızı unuturuz)

30. Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Rasim Özdenören gibi dava adamlarından olalım. Bir davamız olsun.Ölmeden önce yapılması gerekenelr

31. Kafamızı kaldırıp göğe bakalım. Uzuuun uzun göğe bakalım. Kimler bakmadı ki bu göğe?

32. Bulduğumuz bir dere kenarında ayaklarımızı serin sulara gömelim.

33. Gittiğimiz kırlarda bir çiçeğin koynunda kaybolalım. Çiçekler şarkı söylerler, onlardan daha güzel kim şarkı söyleyebilir ki? Birlikte şarkı söyleyelim.

34. Sizin, camı açıp bağıracak bir sözünüz var mı hiç? Camı açıp bağıracak bir sözü olmalı insanın. Haykırdıkça haykırmak isteyelim.

35. Annelerimizi, babalarımızı dışarı çıkartıp onları gezdirerek hiç değilse bir günümüzü onlara ayıralım.

36. Sokaktaki aç bir hayvancağıza yemek verelim. Onun doyduğunu görünce ne seviniriz, bir bilseniz!

37. Dilediğimiz kadar güzel, tertemiz hayaller kuralım, serbestiz! Üstelik hayallerimize de karışamazlar.

38. Özleyelim. Hasret duyduğumuz bir şey ya da biri olmalı. İsteyen istediğini özleyebilir.

39. Sevdiklerimizi durup durup sevelim. Durduk yere daha çok sevelim, sevdiklerimizi…

40. Aman ha, “âşık” olmadan ölmeyelim.

 

Yeşim Sünnetçioğlu, “biz en iyisi, buyrulduğu gibi, ölmeden önce ölelim” dedi

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2016, 15:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmedöztürk
ahmedöztürk - 6 yıl Önce

bendeniz öldükten sonra yapılacak 40 şeyi yazacak kişiyi hala bekliyorum. acaba gidip gelen biri var mıdır. belki onu da yazarsınız.

ZEYNEP
ZEYNEP - 6 yıl Önce

YEŞİM HANIM YAZINIZI OLDUKÇA BAŞARILI BULDUM .İNCEDEN BIR TEBESSÜM OLUŞTURUYORSUNUZ.ANCAK KAPİTALİST BİR ÜLKEDE HAYAL BILE KURAMAZKEN ,KI ÇAY DEMLEMEK ICIN BILE ÇAYIN OLMASINI BEKLERSEK .KÜÇÜK AMA OLDUKCA HAYATA DAIR ANEKTODLAR OLMUŞ.DEVAMI GELIR UMARIM .

Mehmet
Mehmet - 6 yıl Önce

Yeşim hanım, ben dindar bir insan değilim. sadece bayram namazında camiye giderim. Fakat sadece şu yazınızı okuyarak karar verdim ki, siz olabilecek en kaliteli müslümmansınız. dindar olmayan bir insan olarak dindarları eleştirme hakkım olmayabilir ama günde beş vakit namaz kılıp da otobüse önce binmek için başkalarını iten kakan değil, çevresine neşe veren dindarlar isterim. ibadet Allah ve kul arasında. Ama gündelik yaşam öyle değil. Çevrenize neşe verdiğiniz için teşekkür ederim.

Pinar
Pinar - 6 yıl Önce

Küçük ve basit şeyler her zaman kolay ve elde edilebilir mutluluklar verir...Mutlu olmanın yolu, güzellikleri görebilmekten ve küçük şeylerdeki zenginliklerin farkına varabilmekten geçer... Düşüncelerine sağlık Yeşim'cim...

Selahattin altintaş
Selahattin altintaş - 3 yıl Önce

Günümüz insani mutluluğu yanliş yerde ariyor. Yeşim hanim doğru yeri gostermiş.Bir yorumcuya cevap.. ahirete gidip gelen ve oralarda gorduklerini bize anlatan var... Hz. Muhammed asm... bizzat gitti gordu ve geldi ve anlatti...

banner8

banner19

banner20