banner17

Öküz de kurtuluşa erer mi?

'Sevâkıb-ı Menâkıb' çok bilinmeyen bir eser. İşaret Yayınları güzel bir baskıyla okura sunmuş.

Öküz de kurtuluşa erer mi?

Hz. Mevlânâ ile ilgili yayınların çokluğu son yıllarda karşımıza çıkan ve biraz da kafamızı karıştıran bir durum. Bunda kafa karıştıracak ne var ya da “karışık kafa çalışmayan kafadan iyidir” diyebilirsiniz ama mesele tam olarak buradan yaklaşabileceğimiz bir mesele değil. O Sevâkıb-ı Menakıbhalde sorun ne? Sorun şu: Bu yayınlardan hangisine güvenip, hangi ilim/bilim adamının elinden geçmiş metinlerle intibak kuracağız? Sorumuzu daha anlaşılır kılmak için devam edelim. Kimin şerh ettiği bir Mesnevi’yi okuyacağız ya da Divan-ı Kebir’i veyahut Mevlâna’nın sonradan bir araya getirilen mektuplarından oluşan Mektubat’ını?

Sevâkıb-ı Menâkıb’ı bilir misiniz?

Son günlerde Mevlânâ’ya atfedebileceğimiz eserlerden biri olan Sevakıb-ı Menakıb ile de sık sık karşılaşmaya başladım. Sevakıb-ı Menakıb Mevlânâ’nın başından geçmiş menkıbevî olayların yer aldığı tatlı bir eser. Bu eserde Hz. Mevlânâ’nın başından geçen olağanüstülüklerle dolu menkıbeler yer alıyor. Sadece menkıbeler değil, aynı zamanda menkıbelerin konusuna uygun minyatürlerin yer aldığı da bir eser Sevâkıb-ı Menâkıb. Kitapta yer alan minyatürler sadece menkıbelerin konusuna uygun olmakla kalmıyor; aynı zamanda büyük bir sanat eseri olma özelliği de taşıyor. Bu minyatürlerin ressamı da bilinmiyor. Zaten tek bir elden çıkmış minyatürler de değil Sevâkıb-ı Menâkıb’ta yer alan minyatürler…

Sevâkıb-ı Menakıb'tan
Sevâkıb-ı Menakıb'tan
(+)

İşaret Yayınları baskısı çok iyi!

Mevlânâ’nın diğer eserleri gibi Sevâkıb-ı Menâkıb’ın da bir çok yayınevinden baskısı söz konusu ama ben henüz İşaret Yayınları’ndan neşredileni kadar güzel ve itinalısını göremedim. İşaret Yayınları’nın Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver kitaplığının ilk kitabı olarak yayınladığı bu eser Mevlânâ’yla ilgili yapılan okumaları tamamlayıcı nitelikte. Mevlânâ’nın hayatından menkıbevî olayların anlatıldığı bu eserde 21 minyatür de yer alıyor.

Öküz de kurtuluşa erer mi?

Kesilmek için şehre getirilen bir öküz bağlandığı yerden kaçarak Mevlânâ’ya rastlar. Hemen yüzünü yere sürer Mevlânâ’nın huzurunda. Mevlânâ, “bu öküzü serbest bırakın”, der. Sözüne hürmeten öküzü serbest bırakır kasaplar. Öküz kaybolur ve bir daha görülmez. Bunun üzerine Mevlânâ der ki: “Niyetleri bu öküzü boğazlayıp parçalamaktı. Bizim tarafımıza gelmek bu akıbetten kurtuldu. İnsanoğlu’da kalben bize yönelip, Tanrı insanlarının yoluna ve sohbetine varınca, cehennem kasaplarından kurtulur.”

Menkıbeler, Allah dostlarının çevresinde anlatılan bizler için olağanüstü hikmetli olaylardır. Bu hikmetler Allah dostunun tevazu ve takvasını arttırır. Bize de bunları öğrenip hikmetinden sual olunmayan Allah’a şükretmek ödevi kalır. Sevâkıb-ı Menâkıb’ı biraz da buradan okumak gerekir.

 

Besim Bal ‘ya hazreti Mevlânâ’ dedi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 11:57
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20