Okulda ne kadarsın Müslüman Genç?

‘Bugün Allah için kaç put kırdın kafalarda?’ Üniversitede bu sorunun cevabını verebildiğim dolu dolu günler yaşamak istiyorum.

Okulda ne kadarsın Müslüman Genç?

 

Okuldan birkaç arkadaşımla, haftada bir yapmaya çalıştığımız ama sınav zamanları kesintiye uğrayan Rasim Özdenören okumalarından birindeydik ki bir büyüğümüz bir güzellik yaparak okumamıza katıldı. Her birimize sorduğu soru şuydu: “Okulda ne kadarsın?” Okuldaki çevremizi, görüştüğümüz arkadaşlarımızı soruyordu. Oysa ben, soruyla birlikte, kendi bütünümün parçalarının ne kadarının okulda olduğunu düşünmeye başlamıştım. Çok azım okulda! Modern kafanın “kendini gerçekleştirme” diye bahsettiği kendi gerçekliğim yok okulda. Haftanın nerdeyse her günü okuldayım. Günlerimi harcadığım okulda, evet harcanıyor günlerim, ne kendim olabiliyorum ne de büsbütün başka biri.

Okullar kafalarımıza ne putlar dikiyor

Bugün, laboratuarda aynı grupta olduğum İranlı bir arkadaşla muhabbet ettik. Gerçekte de aynı şeyleri mi düşünüyor bilmem ama İran’ı sevmekten ziyade baskısından şikâyet edip durdu. İran’ı sevsin veya sevmesin bana ne! Benim merak ettiğim, gerçekten öyle mi düşünüyor, yoksa etrafındaki insanların birçoğunun, memleketi olan İran hakkında olumsuz hisler beslediğini varsayıp beni de bu insanlar arasına dâhil ederek bana sevimli görünmeye mi çalışıyor? Her neyse, mevzu İran değil. Kafalardaki putlar. Ve bu putların kendimiz olmamıza ne kadar engel olduğu, bizi kendimizi gerçekleştirme(!) –nedense bu tabire bir türlü ısınamadım- imkânından yoksun bırakışı. (İran kelimesini sarfettiğim için birilerinin putlarına tosladığımı da hissetmiyor değilim, varsın toslayayım.)Üniversitede Müslüman gençlik, İslamcı gençlik ile ilgili google'dan arama yapınca işte bunlar çıkıyor. Yani Üniversitede yok gibiyiz! Üniversitede kendimizi göstermekten çok çekiniyoruz arkadaşlar!

Okul diyorum, üniversite diyorum. Çünkü hür düşüncenin kalesi olduğu söylenip duran, oysa insanları kapalı kutulara hapseden, tamamen bencillik üzerine birey yetiştiren, çoğu ufuksuz bırakılmış gençlerle her gün dolup boşalan bu yapıların, söylendiğinin aksine kafalarımıza ne putlar diktiğini görüyorum ve ben de payıma düşeni alıyorum. Bu ufuksuzluk ortamında, bu akademik ve bu yüzden de buz gibi soğuk ortamda ne kadar kendim olabilirim? Ahir zamanda, herkesin, eteğinden paçasından bir şekilde faize bulaşması gibi ben de ister istemez etkileniyorum okulun hayat vermeyen havasından.

Okul bitince kendini bulacaksın

Ama her zaman böyle farkında olamıyor insan. Yani sürekli içinde olduğun ortamın getirdiği hayatı, “kendi tercihlerimle yaşıyorum” algısına düşmek o kadar olağan ki... Bu tehlikeyi en çok da tatillerde İstanbul’a döndüğümde farkediyorum. “Okulsuz bir hayattaki ben” aslında başka bir “ben” ve farklı şeyler istiyor, okulda yaşamasına izin verilmeyen güzellikleri yaşamak istiyor. Ama okul ortamına geri dönecek olduğumu bilmek, ordan tam kopamamak bu isteklerime ket vuruyor. Çok sevdiğim bir arkadaşım; “Şu anki hayatın reel değil, bunu unutma. Okul bitince sen daha çok sen olacaksın, o yüzden bu kadar üzülme ve insanların yargılamalarına takılma…” demişti. Bunu söylediği için ona o kadar minnettarım ki! Kendimi, üniversitenin dayattığı “benim hayatım artık böyle olmak zorunda, e madem zorunda, alışayım” saçmalığından kurtaran bir şeydi bu sözler.

Okulda hiç de az değilim

Üniversite dediğimiz şey aslında birkaç yılda biten bir şeymiş. Uzatınca bile bitecek. Sanki ebediyen orada kalacakmışız gibi, üniversitenin kafamızı, kalbimizi, ruhumuzu hapseden bir yapıya bürünmesine izin vermeyelim. Bu sıkıntılı yerden çıkarsak ancak, kendimizle birlikte orayı da güzelleştirebilir ve “okulda hiç de az değilim” diyebiliriz. Güzel insanlarla görüşmek, tad alacağımız, ruhumuzu besleyen, bizi Allah’a bağlayan enstrümanlarla irtibatlı olmak, üniversitelerin, genel anlamda okulların ümitsizlik veren havasından kurtarabilir bizi.

 

Fatma Ünal ümitlice dert yandı

GYY notu: Manşetteki fotoğraf için açıklama: Üniversitede Müslüman gençlik, İslamcı gençlik ile ilgili google'dan arama yapınca işte bunlar çıkıyor. Yani Üniversitede yok gibiyiz! Üniversitede kendimizi göstermekten, üniversitedeki aktivitelerimizde Müslüman, İslamcı, dindar gibi sıfatlarla kendimizi isimlendirmekten çok çekiniyoruz arkadaşlar, çok! Hele on beş yıldır o kadar arttı ki bu çekinme, bu eziklik, bu kendini liberal, uyduruk, Avrupa İnsan Hakları sahtekarlığı kokan sıfatlarla isimlerle isimlendirmek... Ne müslümanlık kaldı ne haram helal! İzzetlice, Müslümanca selamlaşmayı özler oldu üniversitelerdeki "Müslüman" kardeşlerimiz! Selam olsun üniversitelerde alınlarında secde izi ile selamlaşabilenlere... Kendi aralarında ve elbette kız erkek karışık olmadan Hadis dersi yapabilenlere, tefsir dersi yapabilenlere, Rasim Özdenören okuması, Sezai Karakoç okuması yapabilenlere!

Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2014, 15:11
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
m t
m t - 7 yıl Önce

var iken çok iken çoğunluk iken yok sayılmamıza rağmen müslüman olarak varlığını göstermeyenlere yazıklar olsun,

Bilal T.
Bilal T. - 7 yıl Önce

Anadolu Gençlik hala üniversitelerde yer almaya devam ediyor. Tefsir sohbetleriyle, hadis sohbetleriyle, kitap tahlilleriyle tebliğ çalışmalarıyla, afişleriyle, bildirileriyle, eylemleriyle, bültenleriyle ve dergileriyle...

mehmet fatih
mehmet fatih - 7 yıl Önce

bir de anadolu gençlik üniversite yazın ve görsellerde aratın, yani o kadarda ümitsiz olmaya gerek olmadığını göreceksiniz :)) (asım gültekinin izahı: güzel kardeş, müslüman genç diyoruz. anadolu demiyoruz. Anadolu Gençlik kendini tanımlarken Müslüman gençlik kelimelerini yoğun kullanıyorsa o zaman görsellerde Müslüman Gençlik İslamcı gençlik yazınca AGD de çıkar. Anadolu Gençlik diye arama yapmayı bilmiyor değiliz!)

 Ali Yaşkın
Ali Yaşkın - 7 yıl Önce

Milli Gençlik Vakfı kapatıldıktan sonra Üniversitedeki müslüman gennçlikte kayboldu. 1990'li yıların başında Müslüman Genç diye çıkan bir dergi bile varken. Şimdiki halimize ancak acı bir şekilde tebessüm edilebilir.

mehmet fatih
mehmet fatih - 7 yıl Önce

birincisi almanya'da yaşamıyoruz ki kendimize müslüman gençlik diyelim, biz kendimizi kime karşı müslüman ilan edeceğiz, üniversitedeki arkadaşlarımızın neredeyse tamamı müslüman zaten, önemli olan anadolu gençlik yazdığınızda çıkan faaliyetlerin içeriği, tamamı islami ve islam için yapılmış olması, ve zaten müslüman olan öğrencilere değerlerini hatırlatması. Not: eğer bu yorumu polemik oluşturma bahanesi ile yayınlamayacaksanız, kendi notunuzu da silin o zaman (asım gültekinin cevabı: çıkışınız çok doğru bir yerden. eyvallah. doğru çıkış iyidir. ama şunu söylersem benimle beraber, el hak, diyeceğini hissediyorum kardeşim: yüzde 99u müslüman olan bir ülkede müslümanım demek zorlaştırılmışsa, kendisine biz müslümanız, müslümanlardanız diyemez hale getirtilmişse gençler, müslümanlar; kaygımızı demek istediğimizi anlar, hak verir, belki de duruma, hale beraber üzülür, dertlenir, kaygılanırız. ki agd'de olduğuna göre bunun derdini çeken üç beş güzel gençten birisisin demektir! keşke Allah gerektiğinde biz müslümanlardanız diyen sizler gibi gençlerin sayılarını arttırsa bu yüzde 99u müslüman memlekette! dua ile..

M.G.
M.G. - 7 yıl Önce

Haklısınız, artık Müslüman ifadesini kullanmaktan çekiniyoruz kendimiz için, halbuki Allah bizi böyle isimlendirmişti. Ama İslamcı Gençlik tarzı bir ifade ne kadar doğru olabilir ki?Ayrıca, manşetteki resimde google aramasında Müslüman Gençlik deyince o resimlerin çıktığını söylüyorsunuz. Emin olun eskisi kadar olmasa da hâlâ var samimi Müslüman gençler, Müslüman öğrenciler üniversitelerde. Ama onlar okullarında varlar ve çalışıyorlar; internette değiller, olmasınlar da zaten, samimiyet...

akif erdem
akif erdem - 7 yıl Önce

üniversiteden müslüman gençliğin kaybolması, raflardan seyyid kutub, mevdudi, fethi yeken vsnin kaybolmasıyla paralel. o zaman daha mı iyiydi? gençliklerini o dönemlerde yaşamış abiler hasretle hatırlarlar haklı olarak. fakat benim kanaatime göre değişim imajdadır, özde değil. göz yanılması gibi bir şey. bugün sahte öyle gerçek ki basiretimizi bağlıyor. o zaman da öyleydi.

selman
selman - 7 yıl Önce

kafalardaki putları şimdilik tam idrak edemese de ilkokul bire giden yeğenimin, Allah için put kırma hayalleri kurduğunu ama kameralar olmasa ahh olmasa dediğini biliyorum, putların önünde kıyamda durarak büyümüş bir gençliğin üniversitelerde müslüman kimlik diye birşey sergileyebilmesi çok güç malesef...


banner19

banner13