O yürüyüş şehrin kapılarını ardına kadar açar

Dünyada pek çok savaş ve fetih gerçekleşmiştir. Fetihler içinde Hz. Ömer’in Kudüs’e gidişi bir başka biçim ve önemi haizdir. Ahmet Mercan yazdı.

O yürüyüş şehrin kapılarını ardına kadar açar

ASRI AŞAN AN'LAR: KENDİNİ FETHEDEN KÜDÜS

Dünyada pek çok savaş ve fetih gerçekleşmiştir. Çok görkemli fetihler, büyük komutanlar ve onların veciz sözleri, tarihin sayfalarında yeni kuşaklara aktarılmak üzere yer alır.

Fetihler içinde Hz. Ömer’in Kudüs’e gidişi bir başka biçim ve önemi haizdir.

Bütün fetihlerden başka, onlarla kıyaslanamayacak özelliklere sahiptir bu yürüyüş. Denilebilir ki, şehrin fatihini çağırması, kendini büyük bir mutlulukla adalet ve merhamete teslim etmesidir yaşanan.

Çöller boyu Hz. Ömer ve yardımcısı, deve üzerinde yol alırlar. İki arkadaş, iki yoldaş olarak yola koyulurlar ve bir müddet sonra, Hz. Ömer deveden iner ve yardımcısının binmesini ister. Şaşırır yardımcısı. Doğrusu o güne kadar ne bir devlet başkanı böyle bir iş yapmıştır, ne de herhangi bir köle sahibi.

Kabul etmez yardımcısı teklifi. Ancak karşıdaki Hz. Ömer’dir. Adaletin, insanlar içinde ilk gösterdiği şahsiyettir. Kardeşliğin, paylaşımın ne olduğunu en derinden kavramıştır. Yardımcısı deveye biner ve Hz. Ömer yuları eline alarak tekrar yola koyulurlar.

Öyle sade, içten, kardeşçe ve samimi.

Böyle bir yolculukla kendine yönelene Kudüs, teslim olmaktan gayrı ne yapabilir.

Şehrin anahtarı kendine verildiğinde bir ferman yayımlar Hz. Ömer. Herkesin temel haklarının güvende olduğunu bildirir.

Kimsenin dışlanmayacağını, göç etmek isteyene kolaylık sağlanacağını, malının gerçek değerde satılmasına yardım edileceğini, vergi/cizye vermede kolaylık sağlanıp mühlet verileceğini bildirir. Kudüs, Müslümanlarla buluşmakta ne kadar haklı olduğunu, gözleri ışıl ışıl yanarken dünyaya Hz. Ömer’in adalet anlayışı ile göstermiştir.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Mart 2016, 10:24
YORUM EKLE

banner19