O on dakikalık ders arasına neler sığar neler!

ODTÜ'de ikinci teneffüs vakti 'mescid' kendini duhâ, nâm-ı diğer kuşluk namazı için ağırlayacağı konuklarına hazırlar.

O on dakikalık ders arasına neler sığar neler!

ODTÜ'de ikinci teneffüs vakti 'mescid' kendini duhâ, nâm-ı diğer kuşluk namazı için ağırlayacağı konuklarına hazırlar.

Hazırlık öğrencilerinin isteği üzerine âdeta "alın da susun" dercesine ayrılmış o küçücük, daracık, sadece adına binâen kendine 'mescid' derdirten; birkaç toplama kitapla 'mescid' süsü verilmeye çalışılmış, önce "Allah Allah, koskoca(!) mescidde bir tanecik mi seccade olurmuş!" dedirten, durumun vehâmeti fark edilince de acıma dolu bakışlarla, "Ne güzel, en azından mihrap süsü vermek için kullandıkları bir tane seccadeleri var." Diye şükrettiren o mekân hiçbir şeyi bahane göstermeden, hiçbir şeyi dert etmeden, “abi, boş boş oturacağımıza biR bizim mekâna uğrayıp gelelim” deyip koşa koşa gelen abilerle/ ablalarla dolar.

Dördüncü teneffüste ise o mekân; daha çok kişiyi kucaklayacak, daha çok sesi, daha çok telaşı ağırlayacaktır. Bu defa o kısacık ders arasında, öğle namazı telaşıyla gelen o insanların yüzlerinden okunur, adımlarından belli olur aceleleri...

ODTÜ'ye dair, dışardan bakanların göremeyeceği gerçekler

Bir tarafta abdest alacak bir yer ayrılmadığı için dışarda bir köşede bir şişe suyla soğuk demeden, üşüdüm/ üşürüm demeden abdest almaya çalışan abilerin telaşına şahit olur o maddiyatıyla ters orantılı maneviyata sahip güzide mekân; diğer tarafta da ablaların kendilerine ayrılan erkeklerinkine oranla çok daha bakımsız, çok daha dar, mevcut sayı için yetersiz kalmış mekânlarında bir yerlere sıkışıp işini halledip derse yetişebilme telaşına...

En nihayetinde o kısacık zaman zarfına bu kadar karmaşayla zor-zanaat sığdırılmış,  yemek olsa "yeme de yanında yat" dedirtecek bir öğle namazı... Hem de bu, cemaatle edâ edilen bir öğle namazı... Normalde hiçbir şeye yetirilemeyen o on dakikalık ders arasına, o ‘namazın bereketi’nden mi sığar bu kadar şey, bilinmez...

Evet, işte bu ODTÜ'nün görünmeyen yüzü… Bunlar, ODTÜ'ye dair, dışardan bakanların göremeyeceği, yaşamayanların bilemeyeceği tüm tabuları yıkan, ODTÜ'ye dair bilinen her şeye meydan okuyan; bir kesimin fark etmesi halinde "abi yetişin; irticai faaliyet var!" diye bağırttıracak inanılması güç ama yaşaması her şeye rağmen müthiş lezzet veren gerçekler...

 

Merve Eren yazdı

Güncelleme Tarihi: 29 Mayıs 2013, 09:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13