banner17

O gün bıçak ucundaydık

Zeki Bulduk, o günün künhüne varmak arzusuyla yazdı..

O gün bıçak ucundaydık

O günün künhüne varmak arzusuyla yazıldı

O gün yapayalnız iki kul vardı sabah çiği yaprakların üzerindeyken.

O gün iki suskun vardı dağ yolundan en zirveye doğru ilerlerken.

O gün, meleklerin hayret ve haşyetle seyrettiği bir baba ve bir oğul olduğunu söyler günahsızlar.

O gün, o yolda giden, bir vakit ateşe atılacak olan, belki de en güçlü, en acılı, en teslim olmuş kuldu.

O gün, Kabe'nin imarında çalışacak olan çocuk en masum, en yürekli, en vazgeçmiş olan oğul ve de kuldu.

O gün, binlerce yıl üzerine konuşulacak, düşünülecek, titrenecek bir eylem için kılıfa sarılı olanı eline aldığında Samilerin ve efendimizin atası,

O gün, gözleri oyun için değil de; bir yemini yerine getirmek, Rabbine sunulmak için bağlandığında çocuğun gözleri; dağ, taş, kuş, böcek, yüreği titreyecek tıynette vicdanı olan her ademoğlu donup kalmıştı.

O gün, günlerin en ürkeği, günlerin en savunmasızı, günlerin en kendinden geçmiş olanı, günlerin İsmail olanıydı.

O gün, babası oğluna "oğlum seninle bir yere gidelim mi?" diye sorduğunda...

O gün, babasının sorusu karşısında yüreği avucunda bir çocuk, yaşayacaklarını Rabbinin yüreklendirmesiyle kaldıracağına inanıp yola düştüğünde...

O gün, Habil'in koçu cennet bahçesinden bir melek eşliğinde kınalanıp alındığında... (Rivayet odur ki: Habil'in sunduğu koç cennete alınmış ve de İbrahim aleyhisselam İsmail aleyhisselam'ı kurban etmek için bıçağı boynuna dayadığında o koç gökten indirilmiş; yerden alınan, hediye olarak alınan, tüm inananlara bir bağış ve af olarak geri sunulmuştur.)

O gün, yer yarılıp insanoğlu içine girmek için fırsat kollarken; biri vardı korkusuz; biri daha vardı verdiği sözün büyüklüğü karşısında, hayır Rabbinin karşısında ne kadar aciz olduğunu bilen biri vardı.

Ateşe atıldığı gün nasıl ki meleğe: "Sen çekil! Beni ateşe atan da yârdır, ateşten alacak olan da yârdır!" diye ünleyen; imanı o gün tam bir adım önünde yüreyen, bir adım önünde İsmail cisminde imanı yürüyen bir adam vardı.

O gün, biri gözü bağlı, öteki eli bıçaklı iki kul yoktu!

O gün yeksan olmamızı engellemek için tek-bir olmuş iki kalbin vuslatı vardı. Bir kalp atımı ötede bıçak taşı kesmişti de bizim iki kişi zannettiğimiz sınananlar yek ahenk "Allah!" demişlerdi o vakit.

O, bir Allah kurtarmıştı müminleri bıçağın ucundan.

İsmail'e, İbrahim'e ve İbrahim'in Rabbine kurban olunmaz mı şimdi?!

O gün, yapayalnız iki kul yoktu İsmail taşın üzerine başını yaslayıp teslim olduğunda Rabbin emrine;

O gün, Rabbine inanan, doğmuş, doğacak olan milyonlarca inanmış insanın gözü İbrahim'in gözlerinde bir olup "Allah!" diye seslenmişti arşa...

 

 

Zeki Bulduk, İsmail'e kurban olsun!

Namaz

Güncelleme Tarihi: 22 Kasım 2010, 08:23
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20