banner17

O gemiye tevhid ailesinden olmayan çağrılmaz

Hiçbir dağın kurtarıcı olamayacağını anlayamadılar, çıkmayı / yükselmeyi fiziğe hapsederek anlam dünyasında boğuldular. Ahmet Mercan yazdı.

O gemiye tevhid ailesinden olmayan çağrılmaz

ASRI AŞAN AN'LAR: KENDİNDEN HAPSOLMAK

Nuh efendimiz oğluna son defa seslendi: "Gel bin gemiye ve kurtul."

Oğlu kabul etmedi. Dağa sığınacağını ve öylece kurtulacağını söyledi. Vahiyle uyarıldı Nuh efendimiz: "O senin ailenden değildir."

Ve kurtarıcı kabul edilen dağlar sulara boyun eğdi. Yeryüzü üzerinde, Rabbin izniyle yapılan ve O’nun izniyle yüzen tek bir gemi kaldı.

Maddenin gerçekliği görünürlüğüyle sınırlıdır, diyen ve duyu organlarının hapishanesinde yaşayanlar bir kez daha ders aldı. Hiçbir dağın kurtarıcı olamayacağını anlayamadılar, çıkmayı / yükselmeyi fiziğe hapsederek anlam dünyasında boğuldular.

Dağın denizin dibine inmesi, kuş gibi uçması insana muhal gelebilir. Ancak Kadir-i Mutlak olan için zorluk yoktur, gayri mümkün ne mümkün.

Sığınılacak tek başına bir gemi kalmışsa, hayat tekrar oradan neşet edecektir. Direği tevhid olan, yelkeni "rıza"ya açılan gemiye aileden olmayan çağrılmaz.

Bu kan bağı ailesi değil, tevhid ailesi.

Babalık duyguları hareketlense de inkarcıların tevhid ailesiyle hemhal olmaları, aynı değerde görülmeleri kabul edilemez.

Pek çok peygamberin ailesinde kendine karşı duran, tevhidin kurtuluş çağrısına sırt çeviren insanlar çıkar. Bu durum bir ibret tablosu olarak sonuca yansıyarak önemli derslerin çıkmasına vesile olur. İnkarın, bütün çeşitleriyle bir aile olduğu gerçeği ve peygamberlerin birinci dereceden inkarcı yakınlarının da o cenaha ait olduğu vurgusu, imanın değerinin anlaşılmasını sağlar.

Yeryüzü Hz. Adem efendimizden sonra iki aileye ayrılarak çoğaldı ve kıyamete doğru aynı minval üzere yoluna devam ediyor; iman ve inkar ehli.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2016, 16:33
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20