banner17

O doktoru ittihatçılar yollamış!

100 yıl önce bugünlerde Sultan II. Abdülhamid ve ailesi neler yapmış, öğrenmek mümkün.

O doktoru ittihatçılar yollamış!

Atıf Hüseyin Bey’i tanır mısınız? Sultan İkinci Abdülhamid Han tahttan indirilip Selanik’te Alatini Köşkü’ne yerleştirildiğinde ona ve ailesine bakmak üzere ittihatçılarca tayin edilen “hususi doktor”, askerî hekim Atıf Hüseyin Bey, büyük sultanın ölümüne dek devam eden bu görevini icra ederken yaşadıklarını defterlere not etmiş.

Metin Hülagu II. Abdülhamid
(+)

On iki defterlik bu günlük notları M. Metin Hülagü, Sultan II. Abdülhamid’in Sürgün Günleri / Hususi Doktoru Atıf Hüseyin Bey’in Hatıratı adıyla kitaplaştırmış. Pan Yayıncılık tarafından ilk baskısı Temmuz 2003’te yapılan kitabın Eylül 2007’de yapılan 374 sayfalık ikinci baskısını ilgiyle, heyecanla, ibretle ve elbette hüzünle okudum.

Kitapta hatalar can sıkıyor ama…

Kitapta gördüğüm bazı kusurlar canımı sıktı. Daha birinci defterin birinci sayfasında rumi tarihin miladi tarihe çevrilmesinde yanlışlık yapılmış. “17 Nisan, Sene 325–30 Mayıs, Sene 909” “18 Nisan, Sene 325 – 01 Mayıs, Sene 909”. (s. 43)

Rumi 17 Nisan 1325’in miladi karşılığı 30 Nisan 1909’dur. 18 Nisan 1325’in karşılığı 1 Mayıs 1909 şeklinde doğru yazılmışken bir gün öncesinin 30 Mayıs yazılması tuhaf değil mi? Buna benzer tuhaflıklar, kitabın çeşitli yerlerinde karşımıza çıkıyor. Basit bir dikkatle görülebilecek olan bu yanlışların üçüncü baskıda düzeltilmesini beklemek hakkımızdır ve bekliyoruz. Metinde okunamayan veya yanlış okunan bazı kelimelerle ilgili problemler ise, yeni bir çalışmayı gerektirebilir.

II. Abdülhamid‘Herif’ nasıl ‘hakan’a döndü?

Tahttan indirilerek sürgüne gönderilen padişaha karşı Atıf Hüseyin Bey’in hissettiği düşmanlık, notlarına da yansıyor. İlk zamanlarda ondan “herif” diye söz ettiğini görüyoruz. Zamanla onu daha yakından tanıdıkça, anlattıklarını dinledikçe bu düşmanlık hafifliyor, “herif” kelimesi yerini “hakan-ı mahlû’” (hal’ edilen hakan) ifadesine bırakıyor.

Aydınlatıcı ve öğretici ayrıntılar

Atıf Hüseyin’in, 3. defterin 18. sayfasına yazdığı 29 Temmuz 326–11 Ağustos 910 tarihli not şöyle: “Ordu Köşkü’ne davet olundum. Gittim. Âbid Efendi kaşınıyormuş. Tahta kurusu, pire gibi şeylerden değilmiş. Çünkü dikkat ediyorlarmış. Validesi merak ediyormuş. İlaçları da bitmiş. Muayenesini rica etmişler. Netice-i muayenede mucip-i merak bir şey olmayıp yine tahta kurusu ve pire ve sivrisinek tarafından ısırılmış. Bir iki noktalara tesadüf edildiği cevabı verilmiş. İlaç yazılmadı.” (s. 81)

Sultan Abdülhamid’in çeşitli alışkanlıkları, ailesiyle ilişkileri, sağlık sorunlarına bakışı gibi kişisel özelliklerinin yanı sıra devlet adamı kimliği, ülke ve dünya olaylarına yaklaşımı gibi pek çok konuda aydınlatıcı ve öğretici ayrıntılar içeren bir kitap olmuş Sultan II. Abdülhamid’in Sürgün Günleri.

 

İbrahim Demirci cımbızla okudu, haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 11:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali
Ali - 6 yıl Önce

Kitabın gözden geçirilmiş baskısı Timaş'tan çıktı.Tavsiye edilir.

banner8

banner20