banner17

Nuri Pakdil Usta neden Biat demişti bayım?!

Kelimelerine sahip çıkmayan bir ümmet, kavramlarına sımsıkı sarılamayan bir ümmet, felsefenin çorak tarlasında 'uçsuz bucaksız aşağılık kompleksleri' biçmeye mahkûm değil mi?

Nuri Pakdil Usta neden Biat demişti bayım?!

 

“Bir ümmet'tik biz. Bir halk'a dönüştürdüler bizi...” Mehmet Efe’nin Buradayız kitabında geçen bir cümledir bu. Şimdi ümmeti düşünen var mı? Dahası ümmet deyince kalbinin kılcallarında metafizik bir savrulma yaşayan kaç kişi kaldı sormak gerek. Kaç dişimiz kaldı ağzımızda kırılmadık, bir düşünelim.

Bir ümmet bilincinin nasıl alaşağı edilip kahrolası  politikanın soysuz çarklarına peşkeş çekildiğini çok gördü bu ülke. Çünkü ümmeti ümmet yapan kelimeleri kirlettiler. Bizi biz yapan, ruh haritamızın izleriyle bezeli o güzelim kelimelerimizi zevksiz ve muhteris ağızlarda içeriksizleştirdiler.

Bir ümmettik biz ama artık içi açılınca ümmeti, imanı, İslam’ı çağrıştıran ne kadar kelime varsa birçoğu sabıkalı birer yalnıza dönüştü. Kelimelerinden kaçanı kim tutabilir? Kelimelerinden, yani tarihinden, yani medeniyetinden… Şimdi kimse söyleyemiyor, kimse fısıldama cesaretinde bile bulunamıyor artık o kelimeleri. Düpedüz bir vicdan savrulmasından söz ediyoruz, evet! Bir vicdan yangınından.Nuri Pakdil

Biat şimdi bize ne söyler?

İnsan zihni kelimelerle var. Tefekkürün yurdu da orası. Elbette kalbin beslediği ince damarlarla… Kelimelerin, özellikle bazı kelimelerin nabzı daha hızlı atar. Yıllar süren ve sürecek olan bir mübarek koşunun soylu atları gibidir onlar. “Kelime, sonsuza atılan imza” mı diyordu Cemil Meriç? Bu yüzden kelime kalemden sonra ikinci kalemiz.

Biat” diyorum mesela. Dudaklarımın ucunda b-i-a-t harfleri dolaşmaya başladığı an “Akabe”yi hatırlıyorum hemen. Çünkü kelime, sadakati, bağlanmayı imleyen bir pusulayla mühürlenmiş.

Oysa şimdi “biat medyası”, “biat kültürü” vb. zehirli tanımlamaların ortasında artık kim Biat’tan söz edebilir. Ya da bu kelimeyi söylediğimiz an endişeli bakışlarla sağa sola fırlattığımız bakışlarımızı hangi kara deliklerde saklayabiliriz?

Egemen verili koşulların içinde yapabileceğimiz nedir? Kelimenin şahitliğinden kaçabilmek mümkün mü sizce? Kelimelerine sahip çıkmayan bir ümmet, kavramlarına sımsıkı sarılamayan bir ümmet, felsefenin çorak tarlasında “uçsuz bucaksız aşağılık kompleksleri” biçmeye mahkûm değil midir?

Abdest olmadı, yanında kapitalizm verelim

Komplekslerimiz evet, kelimelerimizi ideolojiler çöplüğünde belli başlı “-izm”lere ‘yamayarak’ yepyeni ve orijinal buluşlar yaptığını sanan aklı evvellere söyleyecek bir çift sözümüz olmalı değil mi? “Abdestli kapitalizm” nedir mesela? “Burjuva İslamı” nedir, “cemaat faşizmi” nedir sevgili ağabeyler ablalar? Allah aşkına söyleyin, Marx mı daha tutarlı, yoksa İslam’ın kavramlarını olur olmadık yerlerde küfür kütüklerine yapıştırıp aklınca eleştiri getirdiğini düşünenler mi?

Bir zihniyeti eleştirmenin yolu kelimeleri, kavramları yaralamaktan, kanatmaktan geçmemeli değil mi? Aksi takdirde, en basitinden mesela ellerimizden başlayarak bütün azalarımızı “abdest”e doğru uzatırken her bir yerimiz sızım sızım sızlamaz mı sanıyorsunuz? Tefekkürün asıl yurdu olan kalplerimiz hiç yara almaz mı sanıyorsunuz? Ne büyük bir aldanış!

Bir fiyat etiketi olarak etik!

Büsbütün olumsuz bir tablo çizdiğimin farkındayım. Görünen köy kılavuz istemiyor ama. “Etik” kelimesini “Ahlak”ın karşılığı sanan insanların ‘entelektüel’ diye dolaştığı bir ülkede başımızı alıp gidelim derim. Ahlak’ı yanımıza alıp gidelim, ki Ahlak’sız kalmayalım. Etik’in bir fiyatı, Ahlak’ın ise hâlâ alaşağı edilememiş bir değeri var. Fiyat– eğer hercümercinde kaybettiğimiz, birer şehadet remzi olan kelimelerimizi ne olur daha fazla incitmeyelim.

Kelimeler de kelime-i şehadet getirir. Doğuştan mümin, muvahhid olan kelimeler de vardır ve istesek de o kelimeleri zorla gâvurlaştıramayız. (Gâvur kelimesinden ürktüyseniz o kelimeyi ‘seküler’ diye de okuyabilirsiniz abiler) Buna ne bizim ne de kaypak ideolojilerimizin gücü yeter.

 

Ahmet Koçdil yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2012, 13:51
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mürsel Sönmez
Mürsel Sönmez - 6 yıl Önce

Ben de yazabilseydim keşke böyle net, duru, bilinç açan, coşkulu bir yazı. Sağol Ahmet Koçdil! Sağol Usta!

mehmet geylani
mehmet geylani - 6 yıl Önce

Belki de 'büyük sözü' dinleyelim diye...'biat söz dinlemektir' der bir büyük !

banner8

banner19

banner20