banner17

Niğde, atağa geçti

'Bu salonda her ay ilim, bilim ve sanat adamını Niğde'nin istifadesine sunacağız. Bugün 100 kişi geldiyse, bir dahaki ay 200 kişi, daha sonraları bu salon almayacak şekilde Niğdelilerin geleceğine inanıyorum'

Niğde, atağa geçti

Dünya nüfusu gittikçe şehirlerde yoğunlaşıyor. 2025 yılına kadar dünyada yaşayan insanların üçte ikisinin şehirlerde mesken tutacağı öngörülüyor. Yani şehirleşmeden kaçış yok. Elbette böyle bir şehirleşmenin ortaya çıkmasıyla halkın maddi ve manevi beklentileri de artacaktır.

Bu bağlamda belediyelerin önemi bir kez daha öne çıkıyor. Belediyeler, sınırları içindeki vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmesi yanında kültürel ve sanat kalitesinin de yükseltmesi açısından önemli işlevler görmek zorundadır.

Mehmet DoğanNiğde’de son zamanlarda kültürel bir değişim yaşanıyor. Bu değişim halkın katılımı yönünden biraz sancılı geçse de ileriki günler için bizi umutlandırıyor.

Niğde Belediyesi çok önemli bir etkinliğe başladı. Hafta sonu "Şehir Konferansları" kapsamında Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı ve RTÜK eski Üyesi Mehmet Doğan’ı konuk etti.

“Şehir, Kültür ve Medeniyet” konulu konferansta çok anlamlı ve faydalı cümleler kurdu Mehmet Doğan…

Başkan Faruk Akdoğan, birincisini düzenledikleri bu konferans serilerini devam ettirecekleri müjdesini verdi.

Kültür Merkezi salonunun dolu olmaması Başkan Akdoğan’ın umutlarını kırmamış: “Bu salonda her ay ilim, bilim ve sanat adamını Niğde’nin istifadesine sunacağız. Bugün 100 kişi geldiyse, bir dahaki ay 200 kişi, daha sonraları bu salon almayacak şekilde Niğdelilerin geleceğine inanıyorum” dedi.

 Başkan’ın bu konudaki görüşlerine sonuna kadar katılıyor ve ne olursa olsun bu kararından vazgeçmemesini istiyoruz.

Yıllarca kültür ve sanat alanında hiçbir faaliyet yapılmamış, yapılsa bile desteklenmemiş bir şehirde elbette bu tür etkinlikleri yapmak kolay değil. Ama bu noktada umutsuz olmamak, inat etmek ve sonuna kadar gitmek çok önemlidir.

 

Mehmet Doğan neler söyledi?

Şehir, kültür ve medeniyetin birbirinden ayrılmayacak kelimeler olduğunu söyleyen Mehmet Doğan’ın konferansından aldığım notları kısa kısa aktarmak istiyorum:

- Şehir aslen Farsça bir kelime. Arapçası “Medine”. Son 50 yıldır “Kent” kelimesi kullanılıyor. Bu kelime aslında şehirleri ifade etmekte sığ ve soğuk kalıyor.

- Azeriler “Kent” kelimesini “Köy” anlamında kullanıyorlar. Başkent kelimesinin onlardaki anlamı ise bizim geçmişimizden geliyor: “Payitaht”

 

Mehmet Doğan- Tarih boyunca şehirler medeniyetlerin merkezi olmuştur. Atina, Babil şehirleri birer medeniyet merkezleridir.

- Şehirler genellikle su havzalarına kurulmuştur. Türkler şehirleşmede oldukça geç kalmışlardır. Atlı göçebe yaşamışlar ve yerleşik hayata geçmede gecikmişlerdir.

 

- Uygurlar ilk kez yerleşik hayata geçen Türk topluluğudur. Bunun sonucu olarak kültür ve medeniyetleri gelişmiş ve Uygur Alfabesini ortaya çıkarmışlardır.

- Uygurlar o kadar etkili olmuşlardır ki, İslamiyet’ten sonra da Uygurcanın etkileri devam etmiştir. Öyle ki, Fatih’in divanında Uygurca kelimelere rastlanmaktadır.

 

- Türklerin şehir hayatına geçişleri Müslüman olmaları ile başlar. Türkler Müslümanlığı şehirlerde öğrendiler. Buhara, Semerkand, Bağdat gibi şehirlerde…

- Din dilinde en çok kullandığımız kelimeler Farsça’dır. Abdest, namaz gibi…

 

- Niğde’de Selçuklunun sesli olarak kendini ifade ettiği şehirlerden biridir.

- Osmanlı, Selçuklunun izlerini silecek hiçbir şey yapmamıştır. Yani Osmanlı önceki medeniyete önem vermiş, o medeniyeti ezecek eserler yapmamıştır.

 

- Selçuklu ve Osmanlı’da belediyeler yoktu. Peki, o zaman belediye hizmetleri nasıl ve kim tarafından yürütülüyordu? Bu noktada belediyelerin görevlerini yapan kurum Vakıflar’dı.

 

- Tanzimat’tan sonra belediyeler kurulmaya başlandı.

- Belediye Başkanına “Şehremini” diyorlardı. Şehrin emanet edileceği, emin olunacak kişisiydi.

- Niğde’nin nüfusu 1950’li yıllarda 12 bin 500 idi.

 

- Belediye hizmetlerinin önünü açan, belediyelere çağ atlatan kişi rahmetli Turgut Özal’dı.

- Son 20 yılda belediyeler çağ atladı.

 

- Halkın nabzını en iyi tutan kişi Belediye Başkanlarıdır. Çünkü her gün halkla birebir ilişki içindedirler.

- Şehirlerimizde yeni bir oluşumun sancısı çekiliyor. Halkımız artık ilim, kültür, sanat, spor etkinlikleri istiyor.

 

- Niğde’de böyle bir başlangıcın olması bizleri sevindirmiştir.

İşte bu başlıklar altında Mehmet Doğan yaklaşık 1,5 saat konuştu. Oldukça faydalı olduğuna inandığım bu konferansın sonunda “olsaydı” ve “olmalı” diyebileceğim birkaç önemli ayrıntıyı da burada sıralamak istiyorum:

 

 “Olsaydı”

- Mehmet Doğan’ın kitapları olsaydı…

- İmzalasaydı…

- Niğdeliler biraz daha ilgili olsaydı.

- Salon dolsaydı…

- Niğde’nin bütün belde başkanları keşke orda olsaydı.

- Dinleselerdi… İstifade etselerdi…

- Gençler olsaydı.

- Şehirlerin sadece gezilecek caddelerden ibaret olmadığını anlasalardı…

 

“Olmalı”

- Başkan inat etmeli.

- Bu konferansları sürdürmedeki inancını hiçbir zaman kırmamalı.

- Umutsuz olunmamalı…

- Değişim kaçınılmaz olmalı…

- Niğdeliler gelmeli.

- Gençler, yaşlılar ve her kesimden insanlar gelmeli, getirilmeli, davet edilmeli.

- Sonuç olarak “Şehir Konferansları” mutlaka ama mutlaka devam etmeli.

 

H. İbrahim Tongur, umut ederek yazdı…

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2009, 07:49
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlkay Türkyay
İlkay Türkyay - 9 yıl Önce

eşya dair bilgiye Allah'ın olduğu ve olmadığı diye tefrik ettikten sonra yani ilim ve bilim dedikten sonra birleştirmenin ne faydası varki.Ah şu düşünmesi melekeleşen bizler! düşünmenin önceden paketlenmiş olmadığını ne zaman fark edeceğiz

banner19

banner13

banner20