Nerden baksak eksik duruyor

'Ebedî olan ruh güzelliğidir. Bu dünyada hiçbir güzele âşık olmadım; bütün güzelliklere âşık oldum. Bu memleket fakir değildir; bütün çektiği örnek adam fakirliğindendir, ruh güzelliğine sahip kişilerin azalmasındandır.'

Nerden baksak eksik duruyor

Rahmetli Ahmet Yüksel Özemre’nin Üsküdar’da Bir Attar Dükkânı adlı kitabını okuyanlar hatırlar; Düzgünman’ların Üsküdar’daki attar dükkanı sadece attarlıkla vazifeli bir dükkan değil, aynı zamanda gönülleri imar edici sohbetlerin yapıldığı ve çeşitli sanatların icra edildiği bir yer, dolayısıyla gönül ve sanat erbabının uğrak mekânı imiş. Sadece onlar da değil, Özemre merhumun ve Niyazi Sayın gibi isimlerin de gençliklerinden itibaren o dükkânın tozunu yutmuş şanslı kişilerden olduğunu öğreniyoruz kitaptan. Kitabın bir yerinde de Niyazi Sayın’ın kendisine şöyle söylediğini aktarıyor Özemre: “Ahmetçiğim, bu attar dükkânı olmasaydı, kimbilir belki de biz yedi dükkân süprüntüsünden beter olurduk.”

Konularına Göre Açıklamalı Mesnevi TercümesiKitabın tüm anafikri bu kısa cümlede toplanmış gibidir; ‘zınk’ diye durdurucu, içe oturucu, bu güzel insanlara yetişememekliğimizden dolayı derin bir ‘ah’ çektirici yan etkilerinin mevcut olduğunun da tarafımızdan bizzat tespit olunduğunu belirteyim de okumak isterseniz bir daha düşünün. Bir de bizler, dönemlendirme yapmak belki maksadı izah için daha elverişlidir, yani ’80 sonrasının çocukları kaç dükkânın süprüntüsüyüz, bu dökme demirden yapılmış oldukça ağır soru çengelini de zihnimizin bir köşesine asalım. 

Örnek adam fakirliği 

Süheyl Ünver’in isabetle teşhis ettiği ‘örnek adam fakirliği’, sanırım bir derdi olanların, çektiği onca ruhî ıstıraptan dolayı konforlu bir hayat yaşa(ya)mayanların, belki de konforu reddedenlerin en çok sıkıntısını çektikleri mevzu. Onca vitrine, onca teknolojiye maruz kalmıyor muyuz; onca röntgene, onca görüntüye, onca boş lafa gözlerimizi kapayıp kulaklarımızı tıkayabiliyor muyuz? Sahteyi, riyakârı elimizdeki hangi verilere göre nasıl ayırabileceğiz? Kim bize yol gösterecek? Kim bizim tutmak istediğimiz güle giden yola gül dikenlerini serpiştirecek? Gösterebileceğimiz üç beş tane iyi adamın ayıracak vakti var mı bize, ‘durup ince şeyleri anlamaya’?  

Konularına Göre Açıklamalı Mesnevi Tercümesi

Çinli ressamlar gibiyiz. 

Mevlana Hz.’leri Mesnevi’de şöyle bir hikâye anlatır. Vakti zamanında Çinli ve Anadolulu ressamlar, kimin daha usta ressam olduğu hususunda anlaşmazlığa düşmüşler. Padişah da bunları imtihan etmeye karar vermiş, imtihandan çıkacak sonuca göre kimin daha iyi ressam olduğu anlaşılacakmış.

Ortadan perdeyle ayrılmış iki odanın birisine Çinli ressamlar geçmiş, diğerine Anadolulular. Çinliler kendi odalarının duvarlarını eşsiz güzellikte renk renk resimlerle süsleyip donatmışlar. Verilen süre dolunca padişah ilkin Çinli ressamların odasına gitmiş, yaptıkları resimlere bakıp hayran olmuş, aklı başından gitmiş. Sonra Anadolu ressamlarının odasına gitmiş fakat Anadolu ressamlarının sadece kendi odalarının duvarlarını cilalayıp parlattıklarını görmüş. Lakin aradaki perde çekilince, Çinli ressamların çizdiği resimler öbür taraftaki cilalanıp parlatılmış duvara daha güzel daha alımlı yansımış. Bunun üzerine Mevlana der ki: 

Ahmet Yüksel Özemre“Hakk âşıkları olan Sufîler Anadolu ülkesinin ressamlarına benzerler. Onların kitapları, ezberlenecek dersleri, gösterecek hünerleri yoktur. Fakat, onlar, gönüllerini ibadetle, iyiliklerle cilalamışlardır. Hırstan, tama’dan, cimrilikten, kinlerden kurtulmuşlardır. Onların gönülleri, bir ayna gibi saf ve tertemizdir. Oraya hadsiz, hesapsız şekiller, suretler vurur. Orada görünür. Gayb âleminin, hudutsuz olan, sûrete bürünmeyen sûreti, Hz. Mûsâ’nın gönül aynasına vurmuş ve Mûsâ’nın koynuna sokup çıkardığı “el” de “Yed-i Beyza(=beyaz el) halinde bembeyaz ve nûr saçıcı olarak görünmüştü. Gerçi o manevî suret, göklere, arşa, ferşe, denizlere, balığa ve bütün kâinata sığmaz. Çünkü bunların hududu vardır. Sayıya sığar şeylerdir. Fakat gönül aynasının haddi, hududu, nihayeti yoktur. Acaba, gönül onunla mıdır? Yoksa gönül o mudur? diye burada akıl ya susar, yahut sapıtır, yoldan çıkar. Gönül, hem sayıya sığar, hem sayısızdır. Yani hem kesrete dalmıştır, hem de vahdeti bulmuştur. Ona akseden nakıştan başka hiçbir nakış ebedî olarak kalmaz. Ezelden ebede kadar gönüle yeni yeni nakışlar, tecellîler akseder; her nakış orada perdesiz olarak görünür.” (Konularına Göre Açıklamalı Mesnevi Tercümesi, Mütercim: Şefik Can, cilt:1-2, Ötüken Neşriyat, 2006.) 

Ahmed Yüksel ÖzemreKuş  nefesi… 

Güya Süheyl Ünver’den ve onun kızı, yeni tanış olmamıza rağmen zarafetine âşık, inceliğine hayran olduğum Gülbün Mesara Hanımefendi’den bahsetmeye niyetlenmiştim; bir başka sefere artık. Ama “mestâne nukûş-ı suver-i âleme bakdık/ her birini bir özge temâşâ ile geçdik” diyen Nailî ve onun gibiler ne kadar da şanslı, ve günümüz dünyasında nefes almaya çalışan bizler ne kadar garip. Tamam bir şeyler yapıyoruz, okuyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz ama bir şeyler eksik, tıpkı Berat Demirci’nin dediği gibi: “Neresinden baksam eksik duruyor/ Yazdığım aşk, yaşadığım mısra…” Ali Ayçil’in Sur Kenti Hikâyeleri’nde çok güzel bir cümle vardı: “Anladım ki, kalbinden uzak düşenin kalbini üfleyip onu yeniden içimize konduran bir kuş nefesi vardır.” diyordu. Âleme bir özge temâşâ ile bakmak için bir ‘kuş nefesi’ olsa keşke, çevremizde gönül duvarımızı kirden pastan arındırıp cilalayacak ‘Anadolulu ressamlar’… 

 

Mehmet Emre Ayhan çok mu şey istedi?

GYY'nin notu: Şunu bilir şunu söylerim ki o attar dükkanları yok değiller. O örnek adamlar aslında yanıbaşımızda bile olabilir. Fakat aramak gerekir. Aramakla bulunmaz ama aramak gerekir. O dükkanların yolu biraz da her kişiyi Hızır, her geceyi Kadir bilmekten de geçiyor sanki... Bilmeli ki o güzeller geçmişte kalmadı, bugün de güpgüzel bizi bekliyor, ah!

Yayın Tarihi: 12 Temmuz 2009 Pazar 09:42 Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2017, 12:47
YORUM EKLE
YORUMLAR
ddddddddddd
ddddddddddd - 12 yıl Önce

şimdi bir cümle bin yakarışta gizliyken yaşamın en gizli yerlerindekini çıkarıyoruz.bu en büyük nimet belkide.şimdi bir mevlanayı bulamak var gizli kalplerde atan her bir nefesin içinde..!!!

banner19

banner36