banner17

Ne güzeldi mektup beklemesi!

Basit bir sanatı unuttuk; mektup yazmayı… Posta Kutusundaki Mızıka ve mektup üzerine...

Ne güzeldi mektup beklemesi!

Uzun zamandır mektup yazmadığım aklıma düşmüştü şu sıralar. Hayli zaman oldu birine mektup yazmayalı ve mektup almayalı birinden. “Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır?” diyor yazar. Bir zarfı açmak… Bir kalbi açmak…

A. Ali UralBu düşünceler üzerinden birkaç gün geçmedi ki bir arkadaşım, Ali Ural ile bir hasbihal düzenlediklerini konunun da “Posta Kutusundaki Mızıka” kitabının tahlili olduğunu söyleyince gözlerim parladı. Hemen o akşam kitabı tekrar okudum. Kalbim titremeyeli hayli zaman olmuştu…

Ertesi gün TYB’de Ali Hocamızla çok hoş ve faydalı bir hasbihal ettik. Birçok konu üzerine söyleştik. Bir hayli hissedar olduk anlattıklarından. Ve bir kez daha hatırladık: Çok basit bir sanatı unuttuk biz; mektup yazmayı.

Unutulan mektuplar üzerine

“Posta Kutusundaki Mızıka” unutulan mektubun kefaretidir diyor Ali Ural ve ekliyor; “Çok güzel bir adeti bıraktı insanlar ve bir suç işlediler. Bunun için bir kefaret lazımdı. Bu kefareti ben ödeyeyim istedim ve bu kitabı yazdım. Kitapta toplam 61 mektup olmasının sebebi hikmeti de budur. Nasıl bir insan orucunu bilerek bozduğunda onun için 61 gün kefaret orucu gerekiyor. İşte bu 61 mektup da mektup yazmak gibi güzel bir alışkanlığı bırakmamızın kefareti olsun istedim.”

A. Ali Ural, Posta Kutusundaki Mızıka“Üniversiteyi Arabistan’da Riyad’ da okudum. Mektup hayatımda çok önemli bir yer tuttu. İnsan bir şeyin önemini ancak ona olan ihtiyaç en yüksek seviyeye çıkınca anlıyor. Cep telefonu yok o zamanlar. Mektuplar on günde, iki haftada ancak geliyor İstanbul’dan Riyad’a. Hacı yolu gözler gibi mektupları gözlerdik arkadaşlarla. Mektuplar ulaşınca da arının bala üşüştüğü gibi mektupların başına üşüşürdük.”

Annemin el yazısını biliyorum

“Teknolojinin yararları da var zararları da. Ama zararları daha çok… Hiçbir mail mektubun yerine geçmez. Zarfı açmak olağanüstü bir şeydir. Kağıda dokunmak… El yazısı… Annemin el yazısını, babamın, kardeşimin el yazısını biliyorum. Bu çok önemli bir şey…”

“Mektupta bir bekleyiş var. Beklemek bizatihi değerli bir şeydir. Bir şeyi beklerseniz kıymetlenir. 5 saniye içinde 5 mail atsanız ne olur ki. Beklemeyi ortadan kaldırıyor teknoloji ve mahremiyeti de. İnternet ortamı güvenilir değildir. Gönderdiğin mail başkası tarafından okunabilir. Oysa mektup sadece senin özelindir ve senden başka onu kimse açıp okuyamaz.”

Haydi bir mektup yazalım

Velhasıl ı kelam gelişen teknoloji birçok güzelliği elimizden alıyor. Kalbimizin hassasiyetini, birbirimize verdiğimiz değeri, duygularımızın nahifliğini… Ayağımızda zincir yok ama esiriz. Buna izin vermemeli. Bir mektup yazmalı insan. Annesine, babasına, kardeşine, eşine, dostuna, sevdiğine… Kalplerimiz titremeli yeniden…

Ayşe Varışlısoy dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2016, 15:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah Salih
Abdullah Salih - 8 yıl Önce

Ali Ural çok manidar bir esere imza atmış, ne güzel sayenizde haberdar olduk. Mektup yazmak, gerçekten bize çok uzak bir eylem şu anda... Mektup duyguların en güzel ifade edileceği, insanın kendini en iyi tanıyabileceği sahalardan biri.. Mektup yazmak isteyenler, Gazzeli, Sudanlı, Pakistanlı adını bilmediği bir güzel kardeşine yazsın ve dualarla süslesin mektuplarını.. Bizim mektup kefaretimizi de 61 mektup değil belki ama belki bu dualar kurtarır..

banner8

banner20