Ne Arabîyi anlarız ne Farabî'yi!

Eflatunun Devlet kitabını okuduktan sonra, belki de ondan önce okumam gereken bir kitabın eksikliğini hissettim. O kitap Şark İslam klasiklerimizden El-Medinetü'l Fâzıla idi.

Ne Arabîyi anlarız ne Farabî'yi!

Piyasada baskısı yok!

El Medinetül Fazıla, FarabiEl-Medinetü’l Fâzıla; evvela bu pek kıymetli eser ölmek üzere. Eflatunun Devlet’i onlarca yayınevleri tarafından tekrar tekrar basılırken Farabi’nin bu kıymetli eseri sanırım en son 1990 yılında MEB tarafından basılmış. El-Medinetü’l Fâzıla eserini Cağaloğlu ve Tüyap Kitap fuarlarında uzun süren aramalarıma rağmen bulamadım. Zaten bu eseri yayınlamış iki yayınevi var, onların da baskısı kalmamış!

Gerçi kitabı gökte ararken yerde buldum. İstanbul’da bu kitabı günlerce aramama rağmen, bulacağım adres evdeki babamın tozlu kütüphanesi olacakmış. Hazine bulmuş gibi sevinmemle, kitabı tek çırpıda okumam bir oldu.

Sosyoloji mi, Kelam mı?

Böyle önemli bir eserde en önemli husus çeviri olsa gerek. Her ne kadar kötü bir çeviriyle karşılaşmaktan korksam da, eser Nafiz Danışman tarafından yapılan fevkalâde bir çeviriye sahip. Eflatun’da olduğu üzere böyle bir kitaba direk sosyoloji/felsefe bahislerinden gireceğini düşünüyordum muharririn ki, yanılmışım! Farabî ince hacimli eserine ‘İlk Mevcut ve ortağı olmadığı hakkında’ bahsiyle akaid / kelam üzerinden giriş yapıyor. Eser yine ‘O’nun dengi, zıddı olmadığı hakkında’; ‘Âlim, Hakim, Hak ve Diri olduğu hakkında’; ‘Azameti, büyüklüğü ululuğu ve bütün mevcutların ondan var olduğu hakkında’ tatmin edici bahislerle devam ediyor. Kelam hakkında ortaya koyduğu her tezi, antiteziyle çarpıştırarak, iddia ettiği teoriyi kanun haline getiriyor. Allah’ın varlığı, birliği ve eşinin olmadığı gibi hususlardaki anlatımı Bediüzzaman hazretlerinin Risele-i Nur’undaki üsluba benzediğini hissetsem de, aralarındaki en mühim fark Farabi’nin timsaller vermekten kaçınmasıdır.

İdeal Devlet, FarabiOrtaya konulan her fikir net bir tarzda anlatılmış, ispat edilmiş ve bunlar gayet kısa cümlelerle yapılmıştır. Yani gayet ciddi bir fikri 3-5 satırla anlatmasına rağmen 5n 1k (ne, neden, nasıl, nerede, ne zaman, kim?) sorularının her birisinin doyurucu cevapları bulunması eseri eşsizleştiriyor. Muharririn anlatım gücünü ayan eden en iyi hususlardan biri de ‘rüyaların sebebi hakkında’ bahsidir.

İdeal devlet

Kelamdan çokça bahsetmesi bizleri şaşırtmasın. El-Medinetü’l Fâzıla sosyolojik bir eser. İdeal devlet ve şehir yapısının nasıl olması gerektiği hususunda can alıcı bilgiler veriyor. Bunlardan bir tanesi de ‘insanın topluluk ve yardımlaşma ihtiyacı hakkında’ bahsindeki yazdığı şu cümleler: “Sakinlerinin ancak saadete erişmek maksadıyla yardımlaştıkları bir şehir fazıl şehir olur. Zaten saadete erişmek maksadıyla kurulan her topluluk da fazıl topluluk olur. Onun içindir ki, bütün şehirleri saadete ulaşmak maksadıyla el ele veren bir millette fazıl şehir olur. Bütün milletleri saadete ulaşmak için el ele veren bir dünya da fazıl bir dünya olur.”

FarabiFazıl bir topluluk, millet, devlet ve dünyanın hangi surette oluşabileceğini kaleme aldığı kitabın teması olarak adlandırılabilir belki bu cümleler. Ancak eser yalnızca toplumun değil, yöneticilerinin uyması gereken kurallar ve sahip olması gereken meziyetleri de ele alıyor. Adalet ve huşu kavramlarını kendi ifadeleriyle açıklıyor.

Koyduğu ‘Fazıl Şehir’ tezine mukabil olarak bir de ‘Cahil Şehir’den bahsediyor. Cahil şehir inancına göre de adalet, huşu ve toplum kavramlarını açıklayan Farabi, özetle cahil şehirlerin Allah inancı olmayanlar, birden fazla Allah’a inananlar ve bir şekilde akidesinde problem olan insanların yaşadığı şehirler olarak nitelendiriyor. Ve o zaman anlıyoruz ki, fazıl bir şehir için evvela fazıl bir iman akidesi icap etmekte ve bu sebeple eser akaid bilgileri ile besmele çekmekte.

Keşke her vali okusa!

Muasır medeniyetler seviyesini belki de en kâmil bir şekilde anlatan bu kitabın fazıl şehre kavuşmak isteyen toplumun tüm kesimleri tarafından okunması gerekmekte. Ve tabi en başta toplum yöneticilerinin, belediye başkanlarının, kaymakamların, valilerin, başbakanların okuması gerekir. Hatta gönül ister ki, kaymakamlık mülakatında abuk subuk sorular soran devlet vazifelerinin, o saçma sorulardan vazgeçip yönetici/amir olmak isteyenlere bu kitabı okumayı şart düşse! Ve tabi gönül ister ki, bu kitap her kesim tarafından benimsense... İnsanlar; köy köy, şehir şehir, millet millet, saadete ulaşmak maksadıyla yardımlaşıp, çalışıp fazıl bir dünya kursa!

Yayınevlerine çağrı!

İslam geleneğimizin en önemli filozoflarından Farabi’nin, sosyoloji alanında verdiği belki de en değerli eseri olan El-Medinetü’l Fâzıla’nın yeni baskılarının olmaması utanç verici! İmkânı olan tüm yayınevlerine, iyi bir çeviri ile bu eseri basmalarını teklif ediyoruz. Ancak yeni baskısı çıkıncaya dek, bu kitabı okumam gerekir diyen okurların 2. el olarak e-kitap satış noktalarından bulabileceğini duyuruyoruz. Aynı şekilde pek tasdik edemediğimiz bir çeviriye sahip olsa da, Vadi Yayınlarından da bir zamanlar basılmış. MEB Yayınlarında 124 sayfa olan eser, Vadi Yayınlarında 344 sayfa olarak çıkmış. Baskısı kalmayan bu yayınevinin de, 2. el kitaplarını kitap satış siteleri ve kütüphanelerde bulmak mümkün!

 

 

Mehmet Bahadıroğlu bu kitabı İz yayınlarından okumak istiyor

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2011, 11:06
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Şule Gemici
Şule Gemici - 8 yıl Önce

Yazı, gerçekten güzel bir konuya temas ediyor. Yazanın ellerine sağlık. Meraklıları için bir de ben yazıya küçük bir not düşeyim. Şehir Yayınları arasından çıkan Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı'nın Farabi'nin Devlet Felsefesi
adlı eseri var. İlgilenenler için: http://www.sehiryayinlari.net/kitap/farabide-devlet-felsefesi

banner19