“Mustafa ismi 1934'te silindi!”

Bir bildiklerimiz var, bir de bildiğimizi zannettiklerimiz...

“Mustafa ismi 1934'te silindi!”

 

“Mustafa ismini 1934'te sildirmişti!”

29 Ekim gibi manidar bir tarihte Türk Edebiyatı Vakfı'nın Sultanahmet'teki merkezinde oldukça önemli bir konferans gerçekleştirildi: Cumhuriyete Giden Sivil Adımlar...

Tarih 29 Ekim,  konuşmacı da Mustafa Armağan olunca güzel bir paradoks ortaya çıktı.

Salondaki hemen herkes  Mustafa Armağan'ı tanıyor da olsa akademisyen Bahtiyar Aslan kısaca Mustafa Armağan'ı tanıtıp ev sahibi olarak hoşgeldiniz dedikten sonra mikrofonu Mustafa Armağan'a devretti.

Mustafa Armağan ise konuşmasına Türkiye'de tarihçiliğin, tarihinin olmadığını söyleyerek başladı. Türkiye tarihinin çelişkilerle dolu olduğunu söyleyen Armağan'a göre İnkilap tarihi kitaplarımız çelişkilerle dolu.

Bu tezini güncel bir örnek olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için verilen reklamları göstererek destekledi. 

Eline aldığı bir gazetedeki  Yunan milli bankası ve Rum kökenli bir bankanın ne tür bir millilik düşüncesine sahip olduğunu sorgulayan Armağan, “Türkün Türkten başka dostu yok” diyerek çıkılan Cumhuriyet macerasının hangi boyutlara geldiğini de göstermiş oldu.

Konuşması boyunca yaptığı tesbitlerle okuyucunun elinden kalemi düşürtmeyen Mustafa Armağan'ın bazı tesbitleri şöyle:

- TBMM'de Hattat Hulusi Efendi'nin hattıyla “onların işleri aralarında şura iledir” mealindeki tablo bir süre sonra oradan kaldırılmıştır. Öyle ki bu tablonun önünde 1922-23 yıllarında İsmet İnönü konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmaların fotoğraf vesikaları da bulunmaktadır.

- Her ihtilalden sonra yeni bir Atatürk kurgulanmıştır. O yüzden bugün karşımızda "hangi Atatük?" sorusu bir sorunsal olarak durmaktadır.

- Atatürk “Mustafa” ismini 1934'te sildirmiştir. Atatürk'ün nüfus kağıdında adı Kemal Atatürk olarak geçmektedir.

- Osmanlı tarihini padişahların iki dudağı arasından çıkan bir tarih olarak anlatırsak cumhuriyet bir sürpriz olarak karşımıza çıkar.

- Müellif Atatürk komutan Atatürk'ü şekillendirdi.

- Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi öncesi askerlikten istifa etmiştir. Ancak kongreye üniformasıyla gitmiştir.

Adaleti “bir şeyi ait olduğu yere koymak” diye tanımlayan Mustafa Armağan, zulmü ise bunun tam karşısına koyuyor; yani: “Bir şeyi ait olduğu yere koymamak.” Ve konuşmasını şöye bitiriyor:

“Biz adillerden olalım, zalimlerden olmayalım.”

Abdüssamed Bilgili yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 13:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26