Müslüman mahkûmlara imamlık yapıyorlar

Faslıların, haklı olarak dünyanın en büyük ikinci camisi olması ile övündüğü Hasan II Camii var. Bu güzel camide bir grup Hollandalı cezaevi imamı ile karşılaşan Adem Özbay, imamlarla cezaevlerindeki Müslümanların durumu hakkında konuşmuş ve notlarını aktarıyor..

Müslüman mahkûmlara imamlık yapıyorlar

 

 

Faslıların, haklı olarak dünyanın en büyük ikinci camisi olması ile övündüğü Hasan II Camii, okyanus kenarındaki haşmetli duruşu ile tüm Müslümanları ilgilisi çekiyor. Camide dünyanın her tarafından ziyaret için gelen Müslümanları görmek mümkün.

Şu günlerde bir kitap çalışması için bulunduğumuz Kazablanka’da okyanus kokusunda altında, Hasan II’yi tekrar tekrar ziyaret ediyoruz. Böylesine ihtişamlı bir cami belki de dünyanın başka bir yerinde yok. Olması gerekir mi gerekmez mi tartışması yapmadan, halk arasında camiyle ilgili gururla anlatılan bir hikâye var. Onlara göre bu cami ve muhteşem minaresi, Amerika’nın özgürlük heykeline karşı yapılan bir simge. Haritada baktığınızda New York ve Kazablanka’nın arasında bir okyanus olduğunu ve karşılıklı olarak birbirlerine baktığını görebilirsiniz.

Hasan II Cami’nin 7-8 milyar dolara malolduğu ve halen süren bir inşaatının olduğunu söylersem ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Tabi bu kadar büyük bir parayla yapılan caminin özellikleri bir yazı ile anlatılacak gibi değil. Görmek, gezmek lazım. Benim anlatacağım camide karşılaştığımız bir grup Hollandacezaevi imamları ile yaptığımız sohbet oldu.

Hapishanelerde imamlar

Hollanda’dan Fas’ı ve özellikle Hasan II’yi görmek için gelen Hollandalı Müslüman mahkûm imamları Gürbüz Yalçın ve Cafer Anaz’ ile camide tanışınca güzel bir sohbet de peşinden geldi. Kendileri bu işe gönül vermiş iki dervişan imam. Görevleri Hollanda hapishanelerinde yatan Müslüman mahkûmların imamlığını yapmak. Bu görevi Türkiye devleti ya da Diyanet’in atadığını düşünmeyin. İşverenleri direkt Hollanda Devleti.

Hollanda cezaevlerinde 7 inanışa mensup mahkûmların din hizmetlerinin alınması sağlanıyor. Büyük dinlerin yanında Budistler de var inançsız olan hümanistler de. Sadece Türkiye kökenli mahkûmlar da değil, hangi ülkeye mensup olursa olsun tüm Müslüman mahkûmlara hizmet veriyorlar.

Bizim zihnimizde mahkûm imamı deyince nedense hep Adnan Menderes, Deniz Yüksel gibi tartışmalı idamlarından zihnimize kazınmış imam figürü vardır. Gelir dua eder, telkin verir ve mahkûm asılır. Ama Hollanda’da idam cezası yok. Dolayısıyla oradaki imamlar cezaevi cezaevi dolaşıp mahkûmlarla sohbet ediyor. Cuma, bayram vakit namazlarına eşlik ediyor.

Her dinden mahkûm var burada

Aynı zamanda mahkûmlarla konuşup neden bu duruma düştüklerini de analiz ettiklerini söylüyorlar. “İşin temeline inip, oradaki yanlışı tespit ediyoruz sonra da tekrarlamaması için gerekenleri söylüyoruz” diyerek, bir nevi mahkûmlara psikolojik destek verdiklerini de söylüyorlar.

Türk mahkûmların sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunun da bilgisini veriyorlar. Genelde ekonomik ve basit suçlardan dolayı hapis yatıyormuş Türk kökenli mahkûmlar. Arap kökenli mahkûmlar ile Afrika kökenli mahkûmlar da çoğunluğu oluşturuyormuş.

Mahkûmların zaman içinde kaynaştıklarını; millet, dil, ırk meselesini bir kenara bırakıp bir topluluk oluşturduklarını da söylüyorlar. Her hapishanede artık düzenli sohbet halkaları varmış ve imamlardan biri mutlaka bu sohbetlerde bulunuyormuş. Mahkûmluk süresi biten Müslümanlarla da dışarıda zaman zaman görüşüp dostluklarını sürdürüyorlarmış.

İslam’ın bütün emir ve ibadetlerinde bir iletişim kültürünün olduğunu bir daha bu güzel insanlarla tekrar yaşamış oldum. Keşke camilerimizde, gezilerimizde, hacda, umrede birbirlerimizle tanışsak, sohbet etsek ve iletişimimizi sürdürmeye çabalasak.

Nasipse yakın zamanda yapacağım Avrupa seyahatimde, de ben de bu güzel insanları Hollanda’da ziyaret edeceğim. Kim bilir o zaman hapishanedeki sohbetlerin birine misafir olup yazarım size.

Bütün güzel dostlara selamlar…

 

Adem Özbay yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2013, 12:08
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13