Müslüman âlimlerin cerrahi yöntemleri

Mümkün olan en hatasız performansı elde etmeyi amaçlayan ve Müslüman biliminin düsturu haline gelen bitmek tükenmek bilmeyen kusursuz alet arayışı, bugün de modern bilimin en önemli ilkeleri arasında yer alır.

Müslüman âlimlerin cerrahi yöntemleri

"Zehrâvî; bugün dahi, cerrahiyi anatomi bilgisine dayalı bağımsız bir bilime dönüştüren öncü bir bilim insanı olarak hatırlanmaktadır. Yaptığı cerrahi alet çizimleri, tıbba olan hizmetlerini ilelebet canlı tutacak bir yenilikçilik örneği olup, haleflerinin çalışmaları üzerindeki etkisi bunun en açık delilidir.’’

L. Leclerc, 19. yüzyıl Fransız tıp tarihçisi

Bir odada olduğunuzu hayal edin; içeriye elinde bezle örtülü tepsi tutan bir kişi giriyor. Tepsiyi masanın üzerine koyup bezi dikkatli şekilde açtığında altından yirmi kadar kaliteli ancak garip görünümlü metal alet çıkıyor. Bu kişi size ‘’Bu gördüklerinizin yarısı modern hastanelerde, yarısı ise bin yıl önceki hastanelerde kullanılan cerrahi aletler. Bunları birbirinden ayırt etmeniz gerekiyor’’ dese, yapabilir misiniz? Belki de “Tabii ki ayırt ederim, ne var ki! Bin yıllık olanlar kaba saba aletler olsa gerek’’ diyeceksiniz ama siz yine de karar vermeden önce bu bölümü bir okuyun.

Zamanda yolculuk yapıp 10. yüzyıl Güney İspanya’sına gitseydik, batıda Abulcasis adıyla tanınan meşhur cerrah Ebü’l-Kasım Halef bin Abbas Zehrâvî’nin omzunun üzerinden bir ameliyatı izleme şansını bulabilirdik belki de. Zehrâvî Et-Tasrif adlı tıp ansiklopedisini yazıp bitirmiş olurdu. Zehrâvî ve ansiklopedisi hak kında ayrıntılı bilgiyi bu bölümdeki ‘’Avrupa'da Tıbbı’’ başlığı ya da ‘’Ev Hayatı’’ bölümündeki ‘’Temizlik’’ başlığı altında bulabilirsiniz.

Et-Tasrif içerisinde yer alan ‘’Cerrahi Üzerine’’ başlıklı bölümde iki üzerinde cerrahi alete ilişkin açıklama verilmesi, bugün görenleri hayrete düşürecektir. Ameliyat için özel aletler kullanmak cerrahide son derece yenilikçi bir yaklaşımdı; zira bu tutum bilimin teorik alandan deneye dayalı çalışmalara geçmesine yardımcı olacaktı. Zehrâvî’nin bu eseri tıp tarihinde cerrahi aletlerin resimli olarak açıklandığı ilk eserdi. Aslında bu aletler o kadar iyi tasarlanmıştı ki bin yıllık süre içerisinde bunlar üzerinde yalnızca ufak birkaç değişiklik yapılmış, Avrupa’da cerrahinin temeli; bu cerrahi alet çizimleri sayesinde atılmıştır.

Mümkün olan en hatasız performansı elde etmeyi amaçlayan ve Müslüman biliminin düsturu haline gelen bitmek tükenmek bilmeyen kusursuz alet arayışı, bugün de modern bilimin en önemli ilkeleri arasında yer alır. Bu arayışa dört elle sarılan Zehrâvî, geliştirdiği cerrahi aletleri elle çizilmiş anlaşılır resimlerle göstermiş ve bunların ne zaman ve nasıl kullanılacağıyla ilgili ayrıntılı bilgiler vermiştir.

Mesela dağlama ile ilgili olarak şu notu düşmüştür: ‘’Eskilerin (eski hekimlerin) görüşüne göre altınla yapılan dağlama, demirle yapılan dağlamadan daha iyidir. Bizim görüşümüze göreyse demir kullanılan operasyonlar daha çabuk ve daha doğru olmaktadır.’’

Kazıma (mecred) aletleri ve bunların burun çıbanının tedavisinde kullanım hakkında da bilgi vermektedir: “Avamın çıban dediğine hekimler ‘fistül’ adını verir. Daha önceki talimatlara uygun olarak uygulanan dağlama sonuç vermemişse kesin bir tedavi yöntemi olmayıp tek yol, olgunlaşan tümör üzerinde bir kesik açarak kemiğe ulaşana kadar derine inmek ve içindeki nem ve cerahati akıtmaktır. Kemiğe ulaştığınızda nekroz ya da kararma görmeniz durumunda bu resimdekine benzer bir alet ile kazıyın. ‘Pürüzlü baş’ adıyla bilinen bu alet Hint demirinden yapılmıştır. Düğme gibi yuvarlak olan başının üzerinde çok ince işçilikli girintiler bulunur ve bu özelliğiyle eğe ya da törpüye benzer. Hastalıklı kemiğin yanına yerleştirdiğiniz aleti parmaklarınızın arasında çevirin ve elinizle hafifçe bastırın; bu işleme kemiğin hastalıklı bölümü tamamen temizlenene kadar devam edin. İşlemi birkaç kere tekrarladıktan sonra ilgili alana kanamayı durdurucu madde uygulayın. Uygulama yaplan yer iyileşip et dokusu oluşmaya başlamışsa, cerahat akışı kesilmişse, kırk gün içerisinde nüksetme olmazsa, şişme yoksa veya başka herhangi bir şey çıkmıyorsa tamamen iyileştiğinden emin olabilirsiniz.’’

Zehrâvî’nin cerrahi aletlerini açıklayan el yazmasında, ortopedi ameliyatlarında kullanılan farklı şekilli testereler (minser) ve kazıyıcılar (micred) dikkat çeker.

İdrar yolu taş operasyonları

İdrar yolu taşları konusunda da sayfalarca araştırma yapılmıştı. Zehrâvî bu taşları ezerek kırmak için mis’ab (matkap) adında bir alet tasarlamıştır. Zehrâvî’nin kitabını en son tercüme eden Lewis ve Spink bu aletin orijinalliğini şu sözlerle açıklamaktadır: “Abulcasis’ in geliştirdiği bu alet, bir anlamda modern çağdan yüzlerce yıl önce geliştirilmiş gerçek bir litotripter (böbrek ve safra taşlarını kırmak için kullanılan taş ezme makinesi) olduğu izlenimini verir. Tamamen gözlerden kaçan bu aletten ne Franco ve Pare gibi büyük Orta Çağ cerrahları ne de genito-üriner cerrahinin üstatlarından Frere Comethe bahsetmektedir.’’

12. yüzyılda Sevilla’da yaşayan İbn Zuhr isimli hekim, çelik çubuğun ucuna bir elmas ilave etmek suretiyle bu cihazı geliştirdi. Zehrâvî ise matkaplara ek olarak sistolitomi (mesane taşı ameliyatı) prosedürlerinde kullanılan özel bir bıçak da geliştirmiştir.

Zehrâvî’yi ameliyat sırasında gösteren bir temsili resim.

Zehrâvî’nin sözünü ettiği diğer aletler arasında farklı şekil ve büyüklüklerde dağlama araçları vardır. Bisturiler, kesik açmak için tasarlanmış çok keskin bıçaklarla genellikle yarım daire şeklinde olan ve bugün hâlâ aynı adla kullanılan bir ucu keskin veya kör kancalar (kör kancalar kan pıhtılarını temizlemek için damarların içerisine sokulurken, keskin kancalar çıkarılacak küçük doku parçalarını tutup kaldırmak ve yaraların kenarlarını tutup geriye çekmek için kullanılmaktaydı), forsepsler, ameliyatlarda bir şeyleri tutup çekmek ya da doku tutmak için kullanılan iki saplı metal aletler (ezici forsepslerde mesane taşlarını ezmek ya da tutup çıkarmak için iki çene bulunmaktaydı; iletim forsepslerinde ise fetusu tutarak anneden çekmek için tasarlanan ve bugün hâlâ kullanılan yarım daire şeklinde bir uç bulunmaktaydı) yer alır.

Daha önce sorduğumuz soruyu aklınıza getirin! Size gelip, “Bu cerrahi aletlerin bir kısmı günümüz hastanelerinde, bir kısmı da bin yıl öncesinin hastanelerinde kullanılan aletler. Bunları iki grup hâlinde ayırmanızı istiyoruz’’ deseler, ayırabilir misiniz?

Eğitim Hastaneleri, 1001 İcat Dünyamızda İslâm Mirası,

Editör: Salim T S Al-Hassani

Yayın Tarihi: 17 Şubat 2021 Çarşamba 17:30
banner25
YORUM EKLE

banner26