Murat Menteş neler konuştu!

Menteş Cumartesi Günü Eyüp'te İnsan Ve Medeniyet Hareketi'ndeydi. Söyleşi âlâydı, ferahtı.

Murat Menteş neler konuştu!

Yalan Dünya, Her Şey Bomboş! 

Önce konuşmada neler anlattı Murat Menteş, onları aktarayım. Konuşmayı Murat Menteş’in söylediği gibi iki bölüme ayıracak olursak, birinci bölümün iskeletini oluşturan cümle: “hayatımız yalanlar üzerine kuruludur” idi. Şeriatçı olsun, sosyalist olsun, liberal olsun, emekli olsun, bunun herkes için geçerli olduğunu söyledi.

 

“Haddini aşan zıddına düşer” dedikten sonra günümüzde her insanın her şeyi istemesine dikkat çekti. İnsan her şeyi istememeli, “her şey senin olsa nereye koyacaksın” diyen Menteş, sadece reklamların değil bütün sistemin mantığının aptallığa dayalı olduğunu söyledi. Ve bu yalanların iklime, ortamın havasına dönüştüğünü söyledi.

 

Murat Menteş, Kaosa Mütevazi Bir KatkıÖzü itibariyle dünyevi olan her şeyin yalan olduğunu, yalanın illa ki bariz olmasının gerekmediğini belirtti. “Niteliği çok belli olmayan yalanlar da vardır” dedikten sonra bizim için bir kurtarıcı etkisi olmayan, bizi bir menzile yaklaştırmayan her şeyin varlığının yalan olduğunu hatırlattı.

 

Issız Adaya Düşsem Yanıma İnsan Alırım!  

Her bir insanın birbirini var ettiğini, kendimiz olabilmek için başkalarının varlığına ve başkalarının görüşüne muhtaç olduğumuzu dile getirdi. Sözgelimi ıssız bir adaya düşüp de yanına “insan” almayan bir insanın, kendisi olamayacağını, bozulacağını söyledi. “Ben kimim” sorusunun cevabının başkalarının bize olan davranışıyla oluşacağını belirtti.

 

Hangimiz Kapitalist Değiliz? 

Kendimizi kapitalistçe hayatın getirdiği yaşam tarzından uzak tutmayı çok da başaramadığımızı söyleyen Menteş, hangimizin böyle hissetmediğini sordu. Müslümanların her şeyi hissiyatla değerlendirmesi gerektiğini söyledikten sonra “Zara’dan mı giyiniyor, yeni araba mı almış” gibi merakların üzerinden konuşan insanların mevcut sistemin ne kadar karşısında olurlarsa olsunlar her şeyi para/mevki/kariyer ekseninde görüyor olmakla beraber çok fazla yalana dayalı bir sistemin parçası haline geldiklerini belirtti.

 

5126“Edebiyat, sanat ve din bize dünyada insanlığımızı dünyevi değerlerin dışında kuracağımızı söyler” diyen Menteş’ten; “Bir insan acıdan delirdiğinde insanlar onun acısını değil deliliğini görürler” sözünün en sevdiği sözlerden biri olduğunu öğrendik. Ayrıca bir insana ne hissettirdiğimizin ona maddi olarak ne aktardığımızdan daha önemli olduğuna dikkat çekti.

 

Anlatamadığımız/Anlatamayacağımız Şeyler… 

“Kalplerde olanı yalnızca Allah bilir” ayetinden anladığı manayı açıkladı Menteş. Her insanın kalbinde asla anlatamadığı, onu var ettiği/eşikte tuttuğu halde dışlaştırıp dile getiremediği bir şey vardır diyen Murat Menteş, işte mayamızda olan bu kendimizi tam ifade edemeyişimizin sonucunda hepimizin bir imajı olduğunu söyledi. “Ama hiçbir zaman içimizdeki “ben” bu olmaz, ne isek o olmaz, öyle algılanmayız” dedi.

 

Bitmiyor İsyanlar, Bitmiyor Acı

“Medya, moda dergileri, okul, arkadaş çevreleri, iş… Herkes yalan söylemiyor mu sizce de?” diyen Menteş, böyle olduğu için de hepimizin aykırı şeyleri –arabeski, aykırı kuşakları- genelde sevdiğinden bahsetti. O yüzden kurmacalarda genelde adam öldürme/kız kaçırma gibi normal olmayan şeylerin bulunduğunu, sabahtan akşama kadar harıl harıl dünya için çalışan bir adamın akşam eve gelince “batsın bu dünya” dinlediğini söyledi.  

 

5135İslamiyet’in bu manevi kaçışlarımızın, 1900 filmindeki gibi gemi arayışlarımızın, mahremiyet özlemimizin üzerine kurulu olduğunu belirtti. Bir romandan/hikayeden zevk duyuşunun bunların hepsinin kendisine bu dünyanın yalan olduğunu hatırlattığı için olduğunu söyledi. 

 

“Öldürmek İstediğiniz Yok mu?” 

“Hepimiz cinayet işlememek için kendimizi tutuyoruz. Öldürmek istediğiniz kimse yok mu? Öldürmek istediğim çok insan var ama öldüremiyorum” diyen Menteş, bu kadar yalanların arasında yok olmanın bizi taşkınlaştırdığını hatırlattı. “Bir gün bütün insanlar "yeter ulan" diyecek ve herkes birbirini öldürecek” anlayışının sebebinin bu kadar yalan olduğunu söyledi.

 

Değer-li Olan 

Kitaplarda bizim için filmlere göre daha çok ortak paydanın varlığından söz eden Murat Menteş, kitapların insanları birbirine yakınlaştırdığını belirtti. Filmin ortak bir şey oluşturmayacağından bahsetti. Türkiye’de insanların birbirini sevmemesinin sebebini kitap okumamaya bağlayan Menteş, sevmediği bir insanla aynı filmi beğendiklerini görünce ona sinirlendiğini ancak aynı kitabı okumuşlarsa “bu adam beni gıcık ediyor ama bak bu kitabı da okumuş” diyerek ona daha yakınlaşacağını örnek verdi.

 

Murat Menteş, Dublörün DilemmasıDinleyicilerden birinin “Dublörün Dilemması film olacak mı?” sorusunun üzerine “kitabını okuduysan filmini ne yapacaksın, film seni bozar” cevabını verdi.  

 

Metin çözümlemesinden hoşlanmadığını, bu sebeple filmin okunmayacağını, “bu film aslında şunu anlatıyor” tarzında cümleleri sevmediğini söyledi.  

 

Aşk’ı Bize Karacaoğlan Öğretti! 

Hayatımızın aslında edebiyat olduğunu, yaşadığımızı anlamak için kitaplara bakmamız gerektiğini söyledi. Hayatımızın çerçevesini, hayatın kendine özgü notalarını edebiyat sayesinde anlayabileceğimi söyledi. Örneğin “aşk”ı 16. yy da yaşamış Karacaoğlan’dan bildiğimizi hatırlattı. Büsbüyük bir coğrafyaya aşkı anlatan Karacaoğlan’ın ölmeden özellikle önceki şiirlerine dikkat çekti:  

 

5127“Üryan geldim gene üryan giderim

Ölmemeğe elde fermanım mı var

Azrail gelmiş de can talep eyler

Benim Hak’dan gayri yarim mi var”

 

Sanatıyla koskoca bir imparatorluğa aşkı anlatarak kadın-erkek neşesini veren adamın, “Benim Hak’dan gayri yarim mi var”  diyerek o bütüün şiirlerindeki güzel'in Hak'tan hiç e ayrı olmayan bir güzel olduğunu ve bunun ifadesini de Karacaoğlan'ın yine sanatıyla yaptığını belirtti. 

 

Bize Karacaoğlan’ın aşkı, Köroğlu’nun cesareti, Yunus Emre’nin de dini olgunluğu öğrettiğini söyleyen Murat Menteş, bu üç ismin kendi hayatında tekabül ettiği kişileri anlattı. Israrla bu üç şairin üzerinde durdu.

 

Ev Ödevi! 

Edebiyatı ve şiiri bir ev ödevi gibi görmememizi, bunların hayatımızı değerli kılan şeyler olduğunu söyleyerek, “sonuna kadar okuduğunuz şey tamamen sizin olabilir” cümlesiyle konuşmasını bitirdi.

 

“1900 Efsanesi” Neymiş Be Abi! 

İkinci bölüm diyebileceğimiz ve söyleşinin konusunu oluşturacağı söylenen 1900 Efsanesi ve Telefon Kulübesi filmleri hakkında geniş çaplı bir konuşma olmadı. Böyle olmasının kesinlikle daha güzel, daha faydalı olduğunu düşünüyorum. O filmleri izlemeden gidişim de cabası. Bu iki film de az konuşulduysa da, en çok 1900 Efsanesi’ne dikkat çekildi.

 

Hayatının tümünü transatlantikte geçiren bir adamın hikayesi olan 1900, çok da eski bir film değil. Telefon Kulübesi’nden daha çok 1900 hakkında konuşmayı seçen Menteş, bu iki filmi karşılaştırırken birinde (1900) şehir hayatından uzak, her şeyi kendiliğinden mahremiyet olan bir adam; birinde ise (Telefon Kulübesi) şehrin azgın kalabalığında kendi gemisini arayan bir adamın olduğunu söyledi.  

 

İşte asıl olay burada başlıyor. Söyleşi sonrası Kadıköy Akmar’da 1900 filmini aramaya karar vedik. Ararken, bir satıcı bu filmi aradığımıza aşırı derecede şaşırdı. “Neden arıyorsunuz, nereden haberdar oldunuz” sorularından sonra, aradığımız filmin hayatta izlediği en güzel filmlerden biri olduğunu söyleyen adam, “size şu sahneyi anlatmazsam olmaz” diyerek filmden harika bir sahneyi de anlatamadan edemedi.

 

5134Kimler mi Oradaydı! 

Sorular çoğaldığı sırada en arkadan bir soru yöneldi Murat Menteş’e. Televizyonda program yapmaya niyeti olup olmadığı hakkında. Kafamı çevirdiğimde bir de kimi göreyim, Zeki Bulduk ağabey gelmiş! Şaşırıp sevindim. Daha sonra çıkışta yanına gidecek iken, bir anda ortadan kayboldu Zeki Bulduk. Orada selam veremediysek de, buradan selam ediyoruz.

 

Programı düzenleyen ablalarımız Zeliha Akkaya ve Nur Banu Memiş ile de tanıştık. Biz tanıyamasak da Murat Menteş’in adını anmasıyla Samed Karagöz’ün orada olduğunu öğrendik. Hatice Algın, Mehlika Toyga da dikkat çeken isimlerdendi. Ayrıca geleceğin gizli Murat Menteş’i denebilecek biri daha vardı.

 

Merve Büşra Bozcu

 

NOT: Murat Menteş'in Zarifoğlu programı için 10 Haziran'da Kartal Anadolu İHL'ye gelmesi bekleniyor!

Yayın Tarihi: 31 Mayıs 2009 Pazar 11:42 Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2009, 21:40
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
yavuz altınışık
yavuz altınışık - 12 yıl Önce

o geleceğin murat menteş adayı kim acaba .. merak ettik...

erdal aylama
erdal aylama - 12 yıl Önce

haberin dilini fotoğraflarda göremiyoruz. murt menteş yoksa fotoğraf çektirmiyor mu?

Zübeyr
Zübeyr - 12 yıl Önce

Film okuması hakkında söylediklerini önemsesem de onun filmleri birer karakter algısı üzerinden değil de sanatsal ve edebi olarak değerlendirmesi güzeldi, ama geri kalanı olarak bence film okumasından öte hayata bakış tarzını öğrenmiş olduk...

zeliha akkaya
zeliha akkaya - 12 yıl Önce

mervecim Murat bey burda konuşulanlar burda kalsın demişti hatırlarsan.Ama sen maşaallah herşeyi yazmışsın:)Birde az daha bekleyip bizden etkinliğin resimlerini aldıktan sonra yazsaydın daha hoş bir haber olurdu.
Yavuz bey;küçük menteş diye bahsedilende sanırım Murat beyin 3 oğlundan biri..

nur banu memiş
nur banu memiş - 12 yıl Önce

fotoğraflar derneğin yoğunluğunun azizliğine uğradı maalesef. merve büşra kardeşim benden özel olarak istemişti. sanırım bu fotoğraflar da mehlika hanımdan temin edildi.
geleceğin gizli murat menteşi de murat beyin küçük oğlu ali olsa gerek (: hoş, çocuklarının hepsi birbirinden zeki, kaan da, ismet de, ali de..
zelihacm mümkün olduğunca yakın bir vakitte tekrar konuk edelim murat beyi. yoğun istek var.
merve büşra da tekrar haberini yapar hem.. (:

Hüsnü Kuruntu
Hüsnü Kuruntu - 12 yıl Önce

etkinliklerin etkin ismi Murat abimiz, yeni kitabı nedeniyle benden bile daha tembel olduğunu ispat edercesine yoluna devam ediyor. Allah yolunu açık etsin, lakin kitabın da yolunu açsın bir zahmet. Ne menem bir hayat gailesidir ki bu; kitap hala piyasada yok!

anonim
anonim - 12 yıl Önce

Dublörün Dilemması'nın filmi çekilirse -ki çekilmesin- oyuncuların hiçbirini daha önceden tanıyor olmak istemem. Herkes kendi filmini kendi kafasında çeksin, yani kitabı okusun.

Elifnur Can
Elifnur Can - 12 yıl Önce

Vay be ! süper olmuş , orada olmak nasip olmadı ama belki hazirana yetişirim. (inşallah)

banner26