Mısır'ı anlamak için İsrailoğullarını bilmeli!

Necmettin Şahinler’in Bir Çöl Hikâyesi / Mirac'a Giden Yolda Hz. Musa, her Müslüman için de Mirac'ı kaçınılmaz vazife gören bir eser, her anlamda kurtuluşa yol olsun, vesile olsun diye!

Mısır'ı anlamak için İsrailoğullarını bilmeli!

 

Hz. Musa; kelâmullah. Allah'ın, kendisine seslenişe sesi ile mukabele ettiği büyük bir nebi. Her nebiden asırlara kalan Hakikat emanetinin, Tûr-i Sinâ'dan aşıp gelişinin seslenişi. Mısır'ın kaderi, İsrailoğullarına verilmiş güzel emanet, Firavun'a kabusla doğan Ulu'l-Azm bir peygamber. Ölüm yılında doğan kutlu haberci, Firavun'un kılıcından kundağıyla sıyrılan, Asiye'ye ilham edilen muhabbetle kılıcın gölgesinde serinleyen bir müjdeci.

Mısır'ı bırakıp da, Medyen'e vasıl olduğunda gencecik bir kaçak. Geri dönüş yolunda, mübarek Tur Dağı'nın nazenin eteklerinde başlayacak nübüvvet hikâyesinin başrol oyuncusu. İşte Bir Çöl Hikâyesi – Mirac'a Giden Yolda Hz. Musa, Necmettin Şahinler'in bu seslenişe kulak verme, hikâyeyi şerh etme çabası açıkça. Hikâyenin zahirinden batınına geçişte bir rehber belki de. Taha ve Kassas sûrelerinden yola koyulan yolcunun seyir defteri.

Neden mi'raç?

Kitabın alt başlığında geçen “miraç” vurgusu, heyecanını arttırmalı okuyucunun. “Miraç mı, hangi miraç?” diye sormalı kendi kendine. Çünkü nübüvvetin nüzulü ile Hz. Musa'nın takip ettiği yol üzerindeki duraklarını miraç ile örtüştürmek derin bir dalışla vurgun yemeden baş etmenin formülünü de saklar içinde. Kelamullah olan bir resulün izlerini takiple ulaşılacak geniş bir vahanın muştusu.

Kitap, Hz. Musa'nın on yıl Medyen'de bulunuşunun ardından ailesiyle Mısır'a dönüş yolundaki zorlu yolculukla başlatır hikâyeyi. Çöle vurgu, yürekleri bile kurutan sam yelinin esintisine inat sular ruhun seyr-i süluktaki akışını. Çöle işaretler koyar, anlamlar yükler en derininden. Sonra Sina'nın güneyine kıvrılır yol, Tur Dağı'nın sıcak eteklerine. Çaresizlik içinde bir eş, bir baba gördüğü nâra koşar, nûr ile muamele görür. Yanan çalılığa yaklaştığında duyacağı “Ey Musa, Benim, Ben; Allah: Âlemlerin Rabbi!” hitabıyla ateş ve sesi birlikte zikreden bir inceliği anlatır kitap. Sese muhatab olmanın,  çölün/nefsin, içi ve çevresi kutlu olan ateşi görerek “Mukaddes Tûvâ”da, pabuçlarını çıkararak ilerleyişinin mümkün olmasını anlatır. Akıl alanından çıkıp, vahiy sahasına girmeyi imkânlı kılan “naleyn”i - iki ayakkabı- , dünya ve ahiretin her ikisini de terk edişle sembolize eder. Tasavvuf literatüründeki “terk-i dünya”, “terk-i ukba” ve “terk-i terk” ifadelerine kuvvetli atıf vardır.

Mısır'ı anlamak için İsrailoğullarını bilmeli!

Ağaçtan gelen “en'Allah” sesi ile, Hallac'ın “ene'l Hakk” ifadesinin ilişkisi de kitabın sayfaları arasında saklı. Hz. Musa ve “Salât-ı Dâim” ile hayat boyu süren daimi bir zikir faaliyetine davet de bu sayfalarda. Asanın hakikati, yed-i beyzânın sırrı ile devam eden çöl hikâyesi gibi, çölden Firavun'a uzanan zorlu yolun resulünün hikâyesi. Şirkle yoğrulmuş zihinleri ve yürekleri, Tevrat'ın nuruyla aydınlatmak için Sina Dağı'ndaki kırk günlük hazırlığın inceliklerine bakmak için tasavvuf cihetini kurcalayan bir dili var eserin. Ru'yetullah, Rabbin dağa tecellisi de bu zaviyeden bakılarak yorumlanmış. Bu nübüvvet hikâyesi, Mısır toprakları, Firavun ve İsrailoğullarına da aynı gözle bakış. Zira Mısır'ı anlamak için Firavun’u ve İsrailoğullarını derinlemesine kavramak ve kalbin anlayışını da beynin sahasına sokmak zorunlu.

Kalp sahasında mi'raç ile, dünya da selamete kavuşabilir!

Tarihî sürecinin tamamına bakıldığında nice hararetli ve meşakkatli devirler geçirmiş olan Mısır toprakları, Hz. Musa ile Firavun'un akla hayale sığmaz uygulamaları döneminde mazlum bir halkın çaresizliğine çare oldu. Bu derman oluş hikâyesinin, siyasi ve dünyevî gerçeklere dayanan tarafının ötesinde yazar, bir peygamberin şahsında bir ümmetin kurtuluş hikâyesini fert fert örülecek bir duvar misali içeride, batında ve kalpte yazılacağı gerçeğini önemle vurgular.

Dolayısıyla, günümüz dünyasının karmaşık ve akıl almaz olaylarının içinde başta Mısır olmak üzere tüm İslam dünyasında yaşanan zulüm ve düşmanlığın sebebi, sonucu ve şifası hakkında farklı bir mecradan düşünmenin yolunu açacak bu kitap, Müslümanın ihmal ettiği derinliği bize tekrar hatırlatıyor. İnsan Yayınları'ndan çıkan Bir Çöl Hikâyesi / Mirac'a Giden Yolda Hz. Musa, her Müslüman için de Mirac'ı kaçınılmaz vazife gören bir eser, her anlamda kurtuluşa yol olsun, vesile olsun diye!

 

Büşra Tosun Durmuş, Mısır'ı anlamak için anahtar buldu

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2016, 16:43
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13