banner17

Mısır Apartımanı müze olsun!

Ahmet Yenilmez bir ses verdi. Alperen Ocakları bu sesi yükseltti. Şimdi herkesin bu sese kulak vermesi lazım.

Mısır Apartımanı müze olsun!

Ahmet Yenilmez bir Mehmet Akif sevdalısı. Röportajlarını okuduğunuzda hep bir şeyin altını çizdiğini görürsünüz: Bugün toplumun çektiği sıkıntıların reçetesi Safahat’tadır. Toplumun içine düştüğü buhrandan sanat ile ve özellikle Mehmet Akif’in mısralarıyla kurtulunabilir. Bunun için Ahmet Yenilmez bir süredir Mehmet Akif Ersoy’u gündemde tutmaya çalışıyordu. Sahnelediği oyunlar ile tiyatro salonlarında Mehmet Akif’in dilinden hakikatleri insanlara anlatmaya çabalıyordu.

Mısır ApartımanıYaptığı aktivitelere son olarak Mehmet Akif’in vefat ettiği Mısır Apartmanı’nın Akif için bir müzeye çevrilmesi çabalarını ekledi. Ahmet Yenilmez bu amaçla bir imza kampanyası başlatmıştı. İmza kampanyasıyla Kültür Bakanlığının ve diğer yetkililerin dikkatini bu konu üzerine çekmeye uğraşıyordu.

Alperen Ocakları İstanbul şubesi de Ahmet Yenilmez’in bu çabasına destek vermek ve konuya dikkat çekmek için geçtiğimiz günlerde bir basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasında önemli noktaların altı çizildi:

Mehmet Akif  sadece bir şair değildi. Hayatı kâh Teşkilat-ı Mahsusa vazifelisi olarak Almanya’da, kâh Necid çöllerinde geçmiş. Milli Mücadele ‘de Yunan’ın kaçarken yaktığı şehirlere su taşımış bir mücadele adamıydı Mehmet Akif.

Basın açıklamasında Mehmet Akif’in söylediği değerlere her zamankinden çok ihtiyaç olduğuna dikkat çekildi. “Onun yaşadığı siyasi ortamla bugünkü siyasi ortam aynı. Dün de “tefrikadan” şikâyet ediyorduk, bugünde ediyoruz, böyle giderse yarın da edeceğiz. Barış ve kardeşlik ruhuna her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Safahat’ın ruhu tüm sorunlarımızı çözecek anahtarlara sahiptir.” ifadesi aslında Safahat’a ve Mehmet Akif’in daha fazla gündemde olmasına neden ihtiyacımız olduğunu anlatıyor. Mücadele her zaman verilir ancak bu mücadeleyi sözle yapabilen Mehmet Akifler her zaman yetişmiyor.

Asım’ın Nesli Nerede?

Yeni neslin yetiştirilme tarzının çarpıklığı Alperen Ocağı gönüllülerini harekete geçiren asıl etmen aslında. Neden Mehmet Akif ismi unutuluyor?  Bunun için basın açılamasındaki “Bugün bırakın Asım’ın neslini, bir sözlük yardımı olmadan Safahat’ı okuyacak nesli bile özler olduk.” ifadeleri bir zaman Safahat okumalarını gündemde tutmaya çalışan bizler için de önemliydi.

Mısır Apartmanındaki Mehmet Akif’in vefat ettiği daire bugün özel mülkiyette. İstanbul’un en pahalı yerlerinden olan İstiklal Caddesindeki dairenin müze haline getirilebilmesi için Kültür Bakanlığına önemli görevler düşüyor.

Bunun için basın açıklamasında kendi değerlerinin kıymetini bilen ülkelerdeki uygulamaya dikkat çekildi: “Kültür Bakanımız baksın ve görsün ki; bir milletin kendi değerlerinin mirası olan maddi bakiyeye yüklediği anlam ne? Bugün Hamingway’in, Goethe’nin oturup bir bardak çay içtiği mekânlar bile müze haline getirilmiştir.” Ancak yıllardır bu memleketin topraklarından varlığı ve ruhuyla ortaya çıkmış hiçbir isme (Akif de dahil) böylesine bir ihtimam gösterilmemiştir. Ancak artık kaybolan değerlere gereken ihtimamı bir daha dönüşü olmayan şu kritik zamanda göstermeye mecburuz. Kültür Bakanlığı da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, Beyoğlu Belediyesi de bu ihtimamı göstermeyi kendilerinde milli bir görev saymalıdırlar.

Darbecilere bile Müze İsteniyor

Basın bülteni; “Binlerce kınalı kuzunun ölümüne neden olan 1980 darbesinin figüranı Evren paşanın Marmaris’teki evini müze yapacak mısınız? Sorusuna sayın bakanımız ‘’ ne münasebet ‘’ cevabını vermiştir. Bizler kamuoyunun vicdanı olarak kendisinin bu tavrını destekliyoruz ancak bundan da öte bu milletin derin kodlarında yaşayan Mehmet Akif’in vefat ettiği evin müzeye çevrilmesini istiyoruz.” sözleriyle son buldu.

Ahmet Yenilmez bu yolda yalnız bırakılmamalı. İmza kampanyasına gerekli destek bizler vasıtasıyla oluşturulabilir. Bu görev, bu konudan haberdar olan herkesin omzundadır.

Mehmet Akif ErsoyMehmet Akif’in Son Günleri

Mısır Apartmanı önemli bir mekan. Akif’in hayatını kaleme alan bir ktabı da olan Mithat Cemal Kuntay da burada yaşamış ve vefat etmiştir. Mehmet Akif’in son günleri Ertuğrul Düzdağ tarafından şöyle anlatılır:

"Hastalığı ilerleyen Akif, nihayet 1936 yılı Haziran ayında yurduna doğru yola çıktı. Vapur Çanakkale`den geçerken ve İstanbul`un camileri görününce ağlayan şairin yanında zevcesi İsmet Hanım vardı. 17 Haziran 1936 Çarşamba günü İstanbul`a gelen Mehmet Akif`i rıhtımda, yakınları ile birkaç dostu karşıladı. Abbas Halim Paşa`nın kızı Emine Abbas Halim Hanımefendi`nin ısrarı üzerine Mehmet Akif Ersoy, önce onun Maçka`daki evine misafir oldu. Bir kaç gün sonra muayene için Şişli Sıhhat Yurdu`na, burada 20 gün kaldıktan sonra, Beyoğlu`nda Paşa ailesine ait olan Mısır Apartmanı`nda kendisi için hazırlanan bir daireye yerleştirildi. Emrine bir hasta bakıcı verildi.
Birkaç hafta sonra merhum Abbas Halim Paşa, Alemdağ`da kendilerine ait olan Baltacı Çiftliği`nde Ersoy`u rahat ettirecek şekilde tedbirler alarak, kendisini oraya davet etti. Çiftlikte 3 ay kalan Mehmet Akif, Halim Bey`in otomobili ile tedavi için İstanbul`daki daireye gelip bir kaç gün kalarak çiftliğe dönüyordu.

İstanbul`daki son günlerinde bütün eski dostları ile her sınıf ve meslekten hayranları devamlı olarak kendisini ziyaret etmişler, sevdiği hafızlar ona istediği kadar Kur`an-ı Kerim okumuşlardır. Bitkinliğinin artması ve havaların soğuması üzerine tamamen Mısır Apartmanı`na yerleşen Mehmet Akif, 27 Aralık 1936 Pazar günü akşamı 19.45`te vefat etmiştir."

 

Ömer Faruk Pekuz imza kampanyasını haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 10 Ocak 2010, 08:20
YORUM EKLE
YORUMLAR
sezgin kasa
sezgin kasa - 9 yıl Önce

müze fikrinin eleştirisini sezai bey çok güzel yapmışt bir eserinde...site yönetimi çok iyi bilir..hatırltabilir....ahmet bey ve ilgi gösteren arkadaşlara teşekkürle birlikte fikri geliştirme ödevi üzerinde duralım...yusuf kaplanın bu siteyi ilk yazdığında dile getirdiği yaklaşım müze ve akif fikriyle ilgili kalkış noktası yapılarak kendisinden konu üzerinde söyleyecekleri sorulabilir.......güzel şeyler söyler inanın...tabi mehmet doğan ve dücane bey de.kaplanı bu siteye övgüsü için yazdım....

atakan aras
atakan aras - 9 yıl Önce

asımın nesli nerde ki? bir gören varsa haber versin arkadaşlar.

Tuba Aydemir
Tuba Aydemir - 9 yıl Önce

Anlamsiz geldi.. Müze olanlar daha mi unutulmaz oluyor..
Onu unutanlar müzelere saygi potansiyeli mi tasiyor?

Veya Müzede Safahat okutmalari mi olacak.. yoksa yoksa topkapida kuran gibi Misir apartmaninda 24 saat sesli safahat mi okutulacak? :)

Hayir hayir kesinlikle müze olmasin.. Mazi olmasin.. Bu apartman yasatilsin..

Sena Kavak
Sena Kavak - 9 yıl Önce

Müze yapilmasi fikri mantıklı ve isabetli görünüyor, dünyada bunun örnekleri mevcutb Bu şekilde hem bina hem Akif müesseseleşmiş olur. Bu hem Akif´e saygı hem de kollektif tarih bilincinin oluşmasına faydalı. Yoksa yarın bir gün binanın başına bir şey gelir o da elden cıkar. Bu yapılamazsa bile bu binada bir zamanlar Mehmet Akif Ersoy yaşamıştı şeklinde apartmana bir tabela asılmalı ki, genc nesiller tarihi hissetsinler.

Murat KAHRAMAN
Murat KAHRAMAN - 9 yıl Önce

Ne müzesiymiş? Edirnekapı'daki Kabri'ne ne kadar gidilebiliyor? Taceddin Dergâhı kimlerin elinde?... O, İstiklâl Marşı'ndan dolayı lutfedilen (500) beşyüz lirayı kimsesiz kadın ve çocuklara bağışlamıştı; O'na en uygun düşecek naçizane teklifim Mısır Apartmanı'nın "Kimsesiz Kadın ve Çocuklar için Misafirhane" yapılmasıdır. Alakadar olacaklara şimdiden teşekkür ederim.

hamza tutan
hamza tutan - 8 yıl Önce

istiklal marşını bize hediye eden Mehmet Akif Ersoy için bu yerin müze yapılması boynumuzun borcudur.

banner8

banner19

banner20