Milli Kütüphane neden kapalı?

Türkiye'nin en büyük kütüphanesinin cumartesi pazar sadece okuma salonu açık. Neden?

Milli Kütüphane neden kapalı?

10702Yıllık ödevlerle kütüphanelerle tanışırız

Kütüphane ile ilk tanıştığım yılları düşünüyorum. Ne zaman ve nasıldı doğrusu hatırlamak zor. Babamın evimiz ile birlikte yakılan kütüphanesi tanıştığım ilk kütüphane sayılabilir. Sonrasında Kahramanmaraş’ta hastane önünden Uzunoluk caddesine doğru inerken yokuşun sağındaki il halk kütüphanesi tanıştığım ilk halk kütüphanesidir. Binası bahçe girişinden hayli uzakta, geniş bahçeli, içinde havuzu bulunan ve o yaşlarda benim için pek tekin görünmeyen bir görünümü vardı. Hala öyle mi bilmem. Ortaokul yıllarında verilen yıllık ödevleri yapmak için uğradığım bir yer olarak hafızamda kalmış aynı kütüphane.

10703Üst Kat Yasak!

Burada da diğer birçok kütüphanede olduğu gibi ilköğretim öğrencileri üst katlara çıkamazdı. Onların kendilerine ayrılmış bölümdeki kitaplara bakıp okuyabildiği bir yer vardı. Üniversite ve lise öğrencilerinin çıkabildiği merdivenlerden yukarıda gördüğüm ve girişin o dönemde bana yasak olduğu katta bulunan siyah ciltli kalın kitaplar çok esrarengiz görünürdü gözüme.

Onlara canavarların, büyücülerin, iksirlerin, sırlı dünyaların anahtarlarının bulunduğu kutsal kitaplarmış gibi baktığımı hatırlıyorum hala. Büyük, çok büyük bir dünyaya açılan kapıydı. Ben ulaşamıyordum. Büyümeyi bekliyordum. Hızla büyümeyi istiyordum. Ancak asık suratlı kütüphaneciler büyümemi istemeyen canavarlar gibi oluyorlardı.

Kütüphanecinin iyisi var mıdır?!

Kütüphaneciler güleryüzlü değildi o zamanlar. Kitaplar arasında sıkılan, yaptıkları işten memnun olmayan bir haleti ruhiye içinde bakışlar fırlatıyorlardı etrafa. Kalın, tozlu, siyah ciltli kitapların kayıtlarını tutmak, yeniden düzenlemek, yeniden kayıt etmek, demirbaştan düşmek, çocukların, ilgililerin, ilgisizlerin ilgili ilgisiz sorularına muhatap olmak onları sıkmış olmalıydı.

10704Harfler Ummanının Bekçileri

Kütüphanecileri kitaplar arasında kaybolmuş, üzerinde kitap denizinin kokusunu alabildiğim, harfler ummanında batmış bir kimse görememek üzmüştü beni.

Oysa onlar o sihirli dünyanın anahtarlarını ancak hak edenlere vermekle görevli, harfler ummanının bekçileri, yüce kişilerdi. Emanetleri korumakla görevliydiler gözümde. Gözleri gibi korumakla. Gün geldi büyüdüm ve bunları hatırlıyorum işte. O dönemlerden kalma bir şey belki de ama kitapçılardaki yeni kitaplardan daha çok kapak resimlerini göremediğim ve beni eski zamanlara götüreceğini düşündüğüm kütüphanedeki kitaplar ilgimi çekmiştir her zaman. O, yıpranmış, sararmış, tozlu, siyah kaplı ve dokunduğumda elimde leke bırakan kitaplara ulaşamamak. Bu o ilkgençlik çağlarımdan kalan bir ukdedir. Hala da içimdedir.

Milli Kütüphane Niçin Kapalı? 

10705İçimde bu ukde ve büyük bir heyecanla Milli Kütüphanenin kapısından girdiğim ilk günü hatırlıyorum. Türkiye’nin bütün zenginliği şu kapının ardında diye düşünüyordum. Coşkuluydum. Günlerden cumartesiydi. Kapıdan içeri girdim ve coşkum, heyecanım bir anda kesildi. Ulaşmayı hayal ettiğim bütün kitaplar bir anda ulaşılmaz olmuştu. Oysa kapıyı geçmiştim. Kitap fişleri arasından aradıklarımı da bulmuştum.

Ama bir şeyi hayal edememiş, düşünememiştim. Fişler elimde duruyordum. Kitaplara ulaşamıyordum. Çünkü Türkiye’nin en büyük kütüphanesi cumartesi pazar günleri sadece okuma salonu olarak işlev görüyormuş. Kaynak kitaplara ulaşmak mümkün değilmiş. Bu, kötü bir anı olarak yer etti bende. Cumartesi Pazar en büyük kütüphane nasıl kapalı kalır böyle? İnanılmaz. (Hala öyle mi?) 

 

Ümit Savaş kütüphaneleri gördükçe kederlendi

umitsavas42 [@]gmail.com 

 

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2010, 20:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sabit müktesebat
sabit müktesebat - 11 yıl Önce

bu kütüphanede çeşitli formaliteler yüzünden tam 2 saatimi harcadım, en nihayetinde istediğim kitaba ulaşacağımı düşünüyordum ki görevli bayan, kitapların gelmesinin (siz istediğiniz kitabı belirtiyorsunuz onlar size getiriyor) yarım saat daha süreceği söyleyince küfrederek uzaklaştım oradan. daha da gitmedim, gitmem de...

Zafer Kısacık
Zafer Kısacık - 11 yıl Önce

Millî Kütüphâne'nin mili kırılsa keşke... Hergün kapalı olsa, çalışanlar rahat etse... Kitap düşmanı idarecilere gün doğsa. Kitapla insan arasına etten duvar ören görevlilerin gözü aydın olsa. Araştırmacılar Millî Kütüphâne'ye mahkûm olmaktan kurtulsalar... Kütüphanelerin hepsi lağvedilse aynen Millî eğitim Bakanlığı yayınevleri gibi... devamı bir sonra

Zafer Kısacık
Zafer Kısacık - 11 yıl Önce

Millî Kütüphâne keşke hergün kapalı olsa... Piyasanın basmayacağı kitapları basması için kurulan kültür bakanlığının yayın dairesine incir ağacı diken ve meyvelerini alan meslekten idarecilerin, idarecilerin yüreği yağ bağlasa..

banner19

banner13

banner26