banner17

Meslek laf, 'paraya bak!'mış!

-Ne olmak istiyorsun? -Doktor! -Neden? -İyi para kazanıyor onlar. -Kim dedi? -Ablam..

Meslek laf, 'paraya bak!'mış!

11311Yeni Şafak’ta Fatma K. Barbarosoğlu’nun bir yazısı yer aldı. Öz ve özet olarak ÖSS’ye [şimdiki adı ile YGS ve LYS] giren gençlerin tercih meselesindeki kararsızlık halini ele alan yazı, gençlerin tercihsiz olmalarını, çevrenin tercih noktasındaki kimi dayatmalarını ele alıyordu. 

Özellikle yerinde bir tespitle, “Ne okuyacağına değil nerede okuyacağına karar ver” yollu fikirlerle tercihlere bir şekilde yönlendirilmesinin vahametini de ortaya koyuyor…  

Ağustos ayının başından bu yana SBS için (ÖSS’nin küçüğü) hazırlık yapıyoruz dershanede. Şimdilerde adına F1 dediğimiz net düzeyi oldukça yüksek (çoğu 90–98 arası net yapıyor 100 soru üzerinden) bir sınıfın öğrencilerini takip ediyorum, etmeye çalışıyorum.

11310Birebir görüşüp tanışıyoruz. Konuşturmaya çalışıyorum bu zeki çocukları, çoğu kendini tanıtacak üç beş cümleyi kurmak konusunda oldukça yetersiz düzeyde. Ve laf dönüp dolaşıp ilerde hangi mesleği tercih edeceği meselesine geliyor. Birinin verdiği cevap çok tuhaf geldi: Doktor olmak istiyorum. Neden? İyi para kazanıyor onlar. Kim dedi? –Ablam… 

Öğrencilerin sevdiği bir mesleği ya da işi icra etmesi artık eskisi kadar prim yapan bir erdem değil gibi duruyor. Öğrencimi ikna etmeye çalıştım ama ablası da öğretmen olan bu öğrencimin aklına parası için doktor olmak girmişti bir defa. Garip olan şey, öğrenciyi buna yönlendirenin de öğretmen olan ablasının olması… 

11312Fatma Hanımın şu tespitine katılmamak ne mümkün: “Gençleri suçlamıyorum. Suçu dönüp dolaşıp kendimde, kendi kuşağımda buluyorum. Demek ki bizden öncekiler bize hizmet ahlâkını anlatabilmişti. Ama biz devraldığımız zincirde bir halka olamadık. Zincir koptu. Maziyi istikbale bağlayan halka olamadıktan sonra ne olursa olsun kıymeti yok.” 

11313İşin farklı bir boyutu da şudur: Sadece sınavlar yörüngeli bir yaşamın içerisinde olan ya da bu hayata doğan fert başka bir şey öğrenmeye de vakit bulamamaktadır. Derslerde karşılaşılan şu tür bir soruya nasıl cevap verebilirsiniz ki: “Hocam bu anlattığınız şeyler sınavda çıkacak mı?”  

“Hayır, SBS ya da ÖSS’de çıkmayacak ama hayatta her zaman karşına çıkacak.” Bu cevap pek de tatmin edici gibi gelmiyor, neden mi? Çünkü günü kurtarma peşindeki insanlar geleceği ya da geçmişi gözeterek hareket etmez de ondan.  11314

Ayşegül Genç bir yazsında bakın nasıl bir örnek veriyor: “Bir bilinmeyenli ya da iki bilinmeyenli denklemin her şeyini bilen ama mutfak denilen çok bilinmeyenli denklem karşısında aciz kalan kızlarımıza ne diyeceğiz?” 

Portakal reçeli meselesine hiç girmiyorum bile! 

 

 

Yılmaz Yılmaz dertlendi

GYY'nin notu: Dert kızlarla sınırlı bir dert değil elbet. Ya genç erkeklerimiz ne durumda demeye de gerek yok. Gençlerimize n’apıyoruz biz, nasıl bu kadar kötülüğü reva görüyoruz onlara, dert bu!

Güncelleme Tarihi: 04 Şubat 2010, 23:28
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
esma
esma - 9 yıl Önce

var mısınız ilkin sbs den başlayalım. bir kampanya düzenleyelim. sbs nin kaldırılması için. işte somut adım. yazarlarımız köşelerinde aynı gün bu konuyu işlesinler. tv lerde ayrıntılı olarak bu vahşet anlatılsın. iktidarımızı değil geleceğimizi düşünelim. bu çağrıya kaç insan cevap verecek bakalım. site oarak size de büyük iş düşüyor. önderlik edin böyle bir çalışmaya dostlar. allah aşkına, bu acıyı iliklerimde hissediyorum bir eğitimci/öğretmen olarak.

bir adım neler kadir, öyle değil mi?

ekrem
ekrem - 9 yıl Önce

esma hanım, kusura bakmayın bu teklifinizi ne kimse dikkate alır, ne de gerekeni yapar. kimse hakiki olarak sorun üzerine eğilmekten yana değil. kariyer planlaması yapmakla meşgul ağabeylerimiz ve ablalarımız. sizin değindiğiniz konuyu en iyi onlar görüyorlar. üçbeş delikanlı dışında bu işe kafa yoran var mı allah aşkına. "dünyabizim" bile halbuki çok güzel işler yapabilir onlardan. işleri bu olmasa da. manşetten ısrarla bu konuları verip gündem oluşturabilir.

necip sarı
necip sarı - 9 yıl Önce

selamlar...

dersaneciliğe karşı bir dersane öğretmeyim. ama okullarımızdaki eğitimin perişan vaziyeti yüzünden dersanelere ihtiyaç var diye de düşünüyorum. öğretmenlerimiz son iki üç yıldır etütler yaparak öğrencileri sınava hazırlıyor, konu eksiğini kapatıyorumuş falan filan. ortada bi sonuç yok, ekders dolduruyorlar anlayacağınız. yani diyorum ki meb öğretmenlerini düzeltirse emin olun dersane zihniyeti kendilğinden ortadan kalkacaktır.

ali kara
ali kara - 9 yıl Önce

Yazanlar var köşelerinde de.... Okuyanlar var mı? İşte orası meçhul....Aşağıdaki linke tıklayın haklı mıyım haksız mıyım siz karar verin....
http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=20683&y=SemaKarabiyikPazar

Esra Nur M.
Esra Nur M. - 9 yıl Önce

Konu ile ilgili;

http://www.sanatalemi.net/default.aspx?durum=yazar&id=1102

"s"nin anlamı başlıklı bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

banner8

banner19

banner20