Mehmet Akif'in Köyü: Şuşisa

Te Cim Dal Dal'ın dergisinde öyle bir haber yapılmış ki, abartıyor muyum bilmiyorum sevgili okur ama haber şu: Mehmet Akif'in köyüne gitmiş Necati Kola ve bunu bize anlatmış.

Mehmet Akif'in Köyü: Şuşisa

Raillife, aylık seyahat ve aktüalite dergisi. Ahmet Turan Alkan’ın o güzelim okuyuşuyla, Te Cim Dal Dal bünyesinde çıkan Raillife, her sayısında harika bir içerik sunuyor okuyucuya.

RaillifeOkuyucu dediğim bu dergi için, genelde demiryolu müdavimlerinden oluşuyor, istasyonda yâr beklemelerini tadanlardan, ‘‘Erzurum garında banklar üstünde/Uyku tutmuyor karanlıkları’’ dizelerinde çözülenlerden.

Her sayıda bir Haydar Ergülen yazısı okuyoruz, ‘içinden tren geçen’ kısmında. Kurulmuş oraya Haydar usta, uzun upuzun bir tren yolculuğunun seferîliğine doyulmaz hâllerini sunuyor bana, her ay. Yalan yok, benim gibi yerleşik bir kulun yaşamasını hafifletiyor, seferde olacağı günlere meyyalini kabartıyor bu yazılar. Bilenler fark etmiştir, meseleyi sonraya saklıyorum.

Mehmet Akif ErsoyMesele, Mehmet Aycı. Bırakın dağıtılmayı, baskı için matbaaya düşen her dergiye şiir/yazı yetiştirmeye yeminli gibi, seri şekilde kelimelerini okuduğumuz harika adam. Raillife dergisinin müsebbibidir kendisi. Bu harikalığın altında da imzası vardır, eski bir Te Cim Dal Dal basın yayın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak. Her sayıda bir de Mehmet Aycı yazısı okutan bir dergiden bahsediyorum, şu fanî dünyadaki ender lükslerimden birinden yani! Bu iki kalem her sayıda görünür de, hani arada bir Abdullah Harmancı, Hilal Küçük Özdamar, Ahmet Çakır isimlerine de rastlarsınız, daha fazlasına da, haberiniz ola. Dergi üzerinde ‘Alabilirsiniz’ ibaresini taşımakta, garlardan veya seyahat acentalarından temin edilebilmektedir.

 

MEHMET AKİF’İN KÖYÜ: ŞUŞİSA

Mehmet AkifGelelim son sayısına, Temmuz ’09, sayı 43. Necati Kola, öyle bir haber yapmış ki, yorumlamak için önce bir durulmak gerek. Abartıyor muyum bilmiyorum ki sevgili okur ama haber şu: Mehmet Akif’in köyüne gitmiş Necati Kola, ve oturup bunu bize anlatmış. Akif’in köyde yaşayan akrabalarıyla görüşülmüş, onlarla söyleşilmiş, neresini anlatsam ki. Kosova sınırları içindeki Şuşisa köyüne gidiyoruz, Akif’in köyünün adıymış Şuşisa. Yıllardır kafama istiflenen tarih, edebiyat, millî mücadele bilgilerini seri şekilde tarıyorum, yok, bu isme dair hiçbir belirti yok. Ayıp diyorum, en insaflı ifadeyle ayıp. Akif’in köyünün adı bu ve bilmiyoruz. Köyün girişinde bizi karşılayan yıkık camiden, mezarlıktan, okuldan bahis açıyor ve şu satırlarla üstadın ailesinin öyküsünü öğretiyor bana yazar: ‘‘Aslında Mehmet Akif’in İstiklal Marşı şairi olması, şimdi yıkık olan bu camiyle başlıyor. Camiyi Mehmet Akif’in dedesi yaptırıyor. Oğlu Tahir’i de okuyup camiye imam olsun diye İstanbul’a gönderiyor. Fakat Tahir Bey, İstanbul’dan bir daha dönmüyor. İstanbul’dayken tek çocuğu olan Mehmet Akif dünyaya geliyor. Yedi kardeş olan Tahir Bey’in kardeşleri Hayreddin, Misini ve Reca, daha sonra Anadolu’ya göçüp Bursa Yenişehir’e yerleşiyor. Diğer kardeşleri Şaban, Selim ve Nuh, Şuşisa’da kalıyor.’’

 Mehmet Akif Ersoy

MEHMET AKİF VE UÇK!

UÇKŞaban Bey’in torunu Adem Mulay ve köydeki diğer akrabalarıyla da görüşülmüş. Anlatıyor Adem Mulay, ‘‘Bu köyün en yaşlısı benim. Ben 5-6 yaşlarındayken Mehmet Akif ölmüş. Evimizde bir ay boyunca taziye bitmedi. Onu hatırlıyorum. Önemli bir kişi olduğunu biliyorduk. Ama onu akrabamız olduğu için seviyorduk.’’ Köydeki okulun müdürü Kerim Nimanay’ın odasında Mehmet Akif’in fotoğrafıyla vakt-i zamanında Sırplara karşı savaşan UÇK [Kosova Kurtuluş Ordusu] posteri yan yana, güç ve inanç veren bir resim bu dergideki.

Bu haber için teşekkür Raillife’a, teşekkür Necati Kola’ya...

 

M. Fatih Kutan

Yayın Tarihi: 28 Temmuz 2009 Salı 20:04 Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2010, 23:44
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cevat Akkanat
Cevat Akkanat - 12 yıl Önce

Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi daha önce Sühan Dergisi'nde yazdım. Bir demiryolcu oğlu olarak doğdum, büyüdüm. Demiryolcular camiasının özellikle geçmişiyle, mesela 70'li,80'li yıllarıyla ilgili pek çok ayrıntıyı bilirim. Bunlardan sadece birisi üzerinde duracağım. Bugünkü gavurca yazılmış raillife dergisine benzer eski dergiler üzerinde duracağım. Mesela Hız diye bir dergi vardı. Sonra Demiryolu vardı. DYF-İŞ adında işçi sendikasının dergisi vardı. Bu dergilerle büyüdüm. Raillife tutmaz onlar

Cevat Akkanat
Cevat Akkanat - 12 yıl Önce

Ailemde babamdan sonra iki demiryolcu daha oldu. Abim ve kardeşim. Üç kardeşten sadece ben resmen demiryolcu olmadım. Üçü de işçi oldu. Sonuncusu hâlâ işçi. Bana, onların kederlerini yaşamak düştü. Ben kendime demiryolcu diyorsam, onların kederlerini yaşamaktan ötürüdür. Doğrusu arkadaşım Mehmet Aycı'nın güdümünde çıkan şimdiki dergide bildik demiryolcu duygularına rastlayamıyorum. Haydar Ergülen demiryolcu değil ki bizim duygularımızı sahiden yazabilsin. Demiryolcu olmayana usta denir mi?

banner26