banner17

Mehmed Akif'e Dair 'Sahici' Bir Gündemimiz Olacak mı?

Halep ve kamuoyu oluşturma meselesi... Mehmed Akif’e dair gündemimiz... Üsküdar'a 'dolgu' meydan... M. Murtaza Özeren haftanın öne çıkan bazı olaylarına değindi.

Mehmed Akif'e Dair 'Sahici' Bir Gündemimiz Olacak mı?

Halep ve kamuoyu oluşturma meselesi

Bu hafta gündemimizin neredeyse tamamında Halep vardı. Yaşananlara dair burada bir şey zikredilmeyecek. Zaten her şey ortada. Bahsetmek istediğimiz işte bu her şeyin ortada oluşu. Taha Kılınç, 14 Aralık Çarşamba günü Yeni Şafak’ta kaleme aldığı yazısında tam da bu meseleye parmak basmış. Bilhassa sosyal medya üzerinden Halep’te yaşananlar bütün çıplaklığı ile sergileniyor. Kamuoyu oluşturmak amacı ile paylaşılan fotoğraf ve videolar acıyı yayarak aslında “acının sıradanlaşması ve kalplerimizin taşlaşması”na yol açıyor.

“Görmediğimiz bir şey kaldı mı?” Belki de ölüm hiç görmediğimiz kadar gözümüzün önünde bu dönemde. Çünkü sadece etrafımızda yaşananlara değil, dünya çapında her nerde zulüm varsa orada yaşananlara şahit oluyoruz. İşin kötüsü artık duyarsızlaşıyoruz. Sadece sayılar yaralanıyor ve ölüyor. Sayıları kurban veriyoruz zulme. Sayıları gömüyoruz toprağa. Paylaşılan fotoğrafları hesaba kattığımızda değişen nedir peki? “Hiçbir şey.” Kamuoyu oluşturma meselesi etrafında işlenen bu güzel yazıyı okumanızı salık veririz.

Mehmed Akif’e dair gündemimizde ne var?

20 Aralık Mehmet Akif’in doğum günü, 27 Aralık ise vefat günü. Yani Aralık ayının ikinci yarısı Akif’e has diyebiliriz. Pek çok sevdiğimiz Mehmet Akif için başta belediyeler olmak üzere çeşitli mecralarda onlarca anma programı yapılacak. Peki yeni ne söylenecek? Dişe dokunur bir etkinlik gerçekleştirilebilecek mi? Sadra şifa sözler edilecek mi? Kabul edelim, sömürülen isimlerin başında geliyor İstiklal Marşı şairi. Yanılmıyorsam, hakkıyla yapılmış bir Mehmet Akif külliyatı yok. Şiirlerinden düz yazılarına, vaazlarından mektuplarına kadar bütün eserleri birkaç cilt halinde güzel bir baskıyla hazırlansa, ne de güzel olur; ancak ezberi tekrarlamak daha hoşa gidiyor ve kolaya geliyor. Hamasetten uzak şekilde Akif’i anmanın imkânlarını zorlamamız gerek.

Üsküdar’a “dolgu” meydan

Üsküdar sahiline dolgu yapılacak imiş. “Çürük” sahil şeridine yapılacak olan dolgu ile Üsküdar’a bir meydan kazandırılacakmış. Bu proje muhtemelen belediye binası etrafında yürütülen çalışmanın bir uzantısı. Dolgu yapılacak alan Üsküdar sahili ile Şemsi Paşa Camii arası. Üzüldüğüm nokta, Mimar Sinan’ın bir mimari şirinliği olan Şemsi Paşa Camii’nin, o denize doğru çıkıntı yapan noktasını kaybedecek olması. Kenarında oturulup güzelce vakit geçirilebilecek sahil kenarları “inşa etmeyi” düşünmektense, ayakta durmak, toplaşmak, hayhuya kurban etmek üzere meydan planlamak şehrin ruhuna gayet uygun, fakat peki ya Üsküdar’ın ruhuna uygun mu? Asıl cevap belli, hiçbir zaman telaffuz edilmeyeceği de…

 

Derleyen: M. Murtaza Özeren

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2016, 10:03
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20