MEB, klasikleri yeniden basacak mı?

Maarif Vekaleti Yayınlarının yayınladığı Şark ve Batı klasikleri hala geçilemedi

MEB, klasikleri yeniden basacak mı?

 

Edebî anlamda “Klasik” sözü Türk düşünce ve edebi hayatına 1940’larda yerleşmiştir. Kelimeyi yerleştiren de zamanın Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hasan Âli Yücel’dir. Kırklı yılların kafası ile hiç de uyuşmayan bir hizmet yapmıştır Yücel. Bakanlık adına yayımlanan Tercüme dergisine ek olarak yine bakanlık yayınlarına Batı Klasikleri yanında Şark-İslam Klasiklerini de eklemiştir.

Bu eserlerle yetiştik

Dönemin hemen bütün roman, hikaye yazarları, şairler ve üniversite mensupları bu yayınlara tercime ettikleri eserlerle destek vermiş ve Maarif Vekaleti, İnönü zihniyetinin aksine, İslamî yayınları ekleyerek dinî yayıncılığa hizmet etmiştir. Benim neslim ve benden önceki nesil Gazali’nin El-Minkızu Min-ed Dalâl’ını, Sühreverdi’nin Nur Heykelleri’ni, Ataullah İskenderi’nin El-Hikem’ül Atâiyye’sini, M. İbn-i Arabi’nin Füsus’ül Hikem’ini, Sultan Veled’in Maarif’ini, Ahmet Eflaki’nin Menakıb’ul Arifin’ini, Mevlana’nın Mesnevi’sini, İbni Haldun’un Mukaddime’sini, Attar’ın Mantık’ut Tayr’ını  ve daha birçok eseri Maarif Vekaleti Yayınlarından, Şark İslam Klasiklerinden okumuştur. Suç ve  Ceza’yı, İlahi Komedya’yı, Cemil Meriç’in tercüme demeye dilim varmıyor, sanki Hugo’nun ruhuna girerek yeniden yazdığı Hernani’yi, Sabri Esat Siyavuşgil’in o muhteşem tercümesi Serano dö Berjerak’ı, E.Renan’ın İsa’nın Hayatı’nı ben bu seriden okudum. Bu eserler tercüme edildiğinde zamanın liseleri hemen kitapları alıyor ve öğrenciler içercesine okuyordu bu kitapları. Zaten bu eserleri okumayan liseden mezun da olamıyordu. Kırklı yılların Köy Enstitüleri işte bu seriden çıkan Batı Klasiklerinden beslendi ve o nesil böyle yazar oldu. Bu dönemde Kültür Bakanlığı yoktu,  Maarif Vekaleti, üniversite eğitimi dahil hem eğitim-öğretime hem kültür işlerine bakıyordu.

Piyasadan çekildi onlar

En iyi kalemlerin tercümeleri, zamanına göre iyi bir cilt ve kapakla sunulmuştu. Zaman zuhur geçti, baskı, yayın imkanları çoğaldı ama ne Tercüme dergisi kaldı ne adı geçen kitaplar. Bir ara yukarıda adı geçen kitapların Batı Klasiklerine ait olanları ile Şark İslam Klasiklerine ait olanlarından bazıları basıldı. Aman ne baskı! Elinize aldığınızda dökülen bir cilt, sayfa sırası karışmış, albenisini yitirmiş olarak kerhen sürüldü  piyasaya. Sanki özel sektöre yönlendiriliyordu insanlar. Sonra sonra onlar da çekildi piyasadan.

Bir çare bulunmalı

Sözü uzatmadan şuraya getirmek istiyorum. Sayın Başbakanımız ve Milli Eğitim Bakanımız, Fatih projesi kapsamında öğrencilere tablet dağıttı, bundan böyle de devam edecek bu dağıtım. Ders kitapları öğrencilere ücretsiz veriliyor. Ama bütün bunlar öğrencileri istenilen bilgi ve kültür seviyesine getirmiyor, getirmeyecek. Bugün öğrencilerimiz kırklı yıllardaki edebî kültür, sanat seviyesi ve bilgi birikiminden daha uzak. O dönemin eğitim sistemi öyle bir sistemdi ki öğrencilerin hemen hepsi el yazısı/bitişik yazı yazabiliyordu, bir enstrüman çalabiliyordu. Bu döneme ait bir Kompozisyon kitabı var kütüphanemde, Fevziye Abdullah Tansel’e ait. Ankara Atatürk Lisesindeki öğrencilerin yazılı kağıtları ile zenginleştirmiş, örneklendirmiş kitabını Tansel. İnanınız, bugün üniversiteden mezun olan öğrenciler yazamaz o metinleri.

Şunu iddia ediyoruz: Türkiye’nin temel sorunu ekonomik değildir, bizim sorunumuz bir bilgi ve kültür sorunudur, yani insan sorunu. 2023’e giden Türkiye’de, TV’lerdeki bilgi yarışmalarına bakınız, bir de yetenek yarışmalarına. İnsanların nelere rağbet ettiklerini, neleri yetenek olarak gördüklerini anlarsınız. Bu jenerasyondan fevkalade endişeliyim.

Bu eserler yeniden basılsın!

Sayın Milli Eğitim Bakanımızın milletimize yapacağı en büyük hizmet bu konuda olacaktır. Dememiz odur ki acaba telif haklarını elinde tutan Bakanlık, adı geçen eserleri tekrar yeni bir sayfa düzeni, estetik bir kapak ve diziliş ile yeniden basamaz mı? Başka eserler de eklenerek bütün Anadolu’da yeniden bir kültür ve bilgi donanımı sağlanamaz mı? Bu bağlamda 100 Temel eser için bir hamle de başlatabilir bakanlık.  100 Temel ilan edildiğinde gördük ki özel yayıncılar, yaş, psikoloji ve eğitim seviyesine bakmadan kendi kafasına göre eserler tercüme etti, seçmeler yaptı ve o eserler üzerinden Bakanlık da yıpratıldı, gözetilen hedef de. Bakanlık bu eserleri niçin en az özel yayınlar kalitesinde, yaş ve öğrenim seviyesine uygun olarak, müfredata göre niçin tekrar basamasın, tercüme ettiremesin? Böylece bütün Anadolu, aynı seviyeden bilgilenecektir, öğrenci kitap bulamıyorum, alamıyorum mazeretine sığınamayacaktır.

Elektronik yayın yükseliyor ama...

Yeniden şekil alan yayınlar dairesi için bizce elzem olan başlık budur. Dergi yayıncılığının yerini artık internet yayıncılığı almıştır, bundan dolayı ne kadar cafcaflı, ne kadar görsel ve kuşe kağıt olursa olsun, okunmayan, seka’ya tekrar hamur olsun diye gönderilen dergilerden vazgeçilmelidir.

Sayın Bakanımız Ömer Dinçer, Yücel’den sonra milli eğitim ile kültürü birleştiren bakan olarak tarihe geçebilir. Çünkü Kültür ve Turizm Bakanlığı yayın bakımından bu konuda yeterli değil. Sinema, tiyatro, bale, müze... derken bu alana orada da gerekli önem verilmiyor.

Son söz olarak sözü “klasik” sözüne getirmek istiyorum. Bir yayın evi şöyle tanımlamış ‘klasik’i : “Herkesin bildiği fakat kimsenin okumadığı esere klasik, denir.”

Gene de iyi bir niyet var burada. Ben klasik eserlerin bilindiğinden bile emin değilim, bırakalım okunmamasını.

Sayın yetkililerden ricamızdır. 2023’e giderken nasıl bir insan ve gençlik tasavvurumuz var? Bu soruya vereceğimiz cevap biraz da okunması, okutulması ve yayınlanması gereken eserlerle ilgilidir.

Kâmil Yeşil rica etti

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2012, 15:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
zahir
zahir - 7 yıl Önce

madem hayat bizi internete mecbur teknolojiye mahkum ediyor, öyleyse bizim internette güçlü bir yayıncılığa ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. zaman zaman vikipedia dan güçlü bilgilere sahip ve kütüphanecilik olarak üst düzey hizmet edecek bir yayıncılığa ihtiyacımız var. 1 dünyabizim değil 10 dünyabizimler olmalı artık.

Hasan
Hasan - 7 yıl Önce

meb dünya klasikleri adında bir blogda bahsettiğiniz kitapların yayınına başladık.mebdunyaklasikleri.blogspot.com

Astiras Tombili
Astiras Tombili - 2 yıl Önce

İstanbul,Topkapı Sarayı yanındaki Devlet Kitapları Matbaası, Lalahan Ankaraya taşındı.MEB Devlet Bütçesi ile harcamaları karşılanıyor,Ufak gelirle uğraşmazlar,Yayıncılığa döneceklerini sanmıyorum,parayada ihtiyaçları yok,alt yapıyıda tasfiye ettiler dönmeleri zor.5 senedir tek kitap çıkarmadılar veBasmaya girişseler yazar konusunda saplantıları olduğundan, seçemezler.

banner19

banner13