banner17

Martin Lings'e göre modern mitler neler?

Antik İnançlar Modern Hurafeler, dinlerin insanlık adına ortaya koyduklarına dair önemli çıkarımlarda bulunduğu bir eser. Fevkalade önemli ayrıntılar barındırıyor kitap..

Martin Lings'e göre modern mitler neler?

 

Antik İnançlar Modern Hurafeler, Martin Lings’in (Ebubekir Siraceddin) hayata dair mutlak gerçeği, hayat karşısında mutlak doğrulayıcı olarak arayış serüvenine dâhil ettiği orijinal bir eseri. Genel çerçeveden bakacak olursak, inanç ve insan bağlamında modern antikitenin günümüz insanına sunduğu din algısı, hurafelerin odakta yer aldığı bir takım huzursuzlukların kaynağını da oluşturuyor.Martin Lings

Modern çağın insanı için din, bir arayışın neticelenmesini beyhude beklemekten başka bir tanım içermiyor. Oysa ortaçağ düşünce yapısında gerek İslâmiyet gerekse Hıristiyanlık, temel bir öğretinin peşisıra insanların ahiret algısını sürekli diri tutma çabası içindeydiler. Belki Hıristiyanlık için bu belirli ölçülerde sapmanın somut örneğini teşkil ediyordu ve fakat bu durum yine de insanların din ya da ahiret algılarında belirgin bir farklılık yaratmıyordu. Ta ki rönesans ve reform hareketlerine kadar. Çünkü rönesans ve reform, bir uyarı biçimi ve toplumların gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak, insanların sorgu aşamasına varmaları noktasında önemli bir durak olarak görülmüştür. Yani Tevrat’ın ve İncil’in eski yorumlarında dinin biçim, şekil ve tanım olarak uyarıcı bir fonksiyon üstlenmiş olması, Hıristiyanlık ve Yahudilik öğretisinde İslâm inancında olduğu gibi aynı işleve sahip değildi.

Ebubekir Siraceddin de Şazeli tarikatına intisab ederek mânâ arayışını bu yolla sürdürür

Fakat antik inançlardan farklı olarak İslâm, modern hurafeler karşısında, sadece nicelik olarak değil, niteliğe dönük açıklamalarıyla da zihinleri meşgul ediyordu. Özellikle İslâm’ın olaylara yaklaşımı diğer dinlerin aksine merkezine Kur’an ve Sünnet’i temel alarak ortaya çıkışı oldukça dikkat çekiyordu. Antik İnançlar Modern Hurafeler, bir Batılı olarak Doğunun gizemine hayranlığını sunmak için bir ışık, bir keşif bekleyen sözde müsteşriklerin pek bilgiç ve ukala tavırlarında gizlenmiş arzuları bir tarafa, doğrudan kitaba muhatap olmak isteyen, bunu gerçekten arzulayan bir ateistin Müslüman olduktan sonra, genel mânâda dinlerin yapısına ve zamanın kurgusu üzerinden dinlerin insanlık adına ortaya koyduklarına dair önemli çıkarımlarda bulunduğu bir çalışma olarak fevkalade önemli ayrıntılar barındırıyor.

Çünkü, “iman, dinlerin temelidir; fakat daha ileriye ulaşıp Tanrı’da sona erer. Burada artık kişi inanmaz, çünkü görür. Hakikati gören birisinin artık inanmaya ihtiyacı yoktur.” cümlesi, hakikatte tasavvuf yolcusunun durağına işaret etmektedir, ki Ebubekir Siraceddin de Şazeli tarikatına intisab ederek mânâ arayışını bu yolla sürdürür. Dolayısıyla, bu ve benzeri derinliği haiz düşüncelerin, insanın mayasına, özüne doğru yapılacak yolculuklarda kilometre taşı olması yadırganmamalı. Çünkü insan, varlığını borçlu olduğu Allah’ı ancak kaybettiği hikmeti arayarak bulabilir.

Bu noktada bilim ve İslâm arasında bir köprünün varlığını derinlemesine irdeleyen Lings, eserinin bir bölümünde ilginç bir tespitte bulunur ve şunları söyler: “Sorbonne Üniversitesi zooloji eski profesörlerinden Yves Delage şöyle der: ‘Bugüne kadar bir başka türün atası olan her hangi bir türe rastlanmadığını, böyle bir şeyin bir kerecik olsun gerçekleştiğini gösteren hiçbir kanıt bulunmadığını kabul ediyorum. Ama yine de evrimin nesnel olarak kanıtlanmışçasına doğru olduğuna inanıyorum. Martin LingsSözün kısası bu konuda bilimin bizden beklediği, kendisine iman etmemizdir. Ve gerçekten de evrim düşüncesi, genel olarak bir tür ilham edilmiş gerçek kılığında ileri sürülmektedir.” Yani bilimsel dogmaların varlığını sürdürmek ve inkâr etmemek üzerine kuru bir sistemin işleyişi, evrenin varoluşu karşısında havlu attığı halde, bilimsel hurafeler olarak bu türden saçmalıklar devam etmektedir.

Yirminci yüzyılın mitlerinin neler olduğu sorusuna cevap veriyor

Aynı şekilde, İslâm’ın ilk dönemlerinde de dogma olarak kabul edebileceğimiz hurafeler mevcuttur. Allah Resûlü’nün konuya münhasır, hayatı boyunca hurafelerle mücadele ettiği bilinmektedir. Örneğin, kâhinlerin gaybdan haber getirmeleri karşısında bu durumu asla onaylamamış ve kabul etmemiştir. Aynı şekilde falcılığın yasaklandığını görüyoruz. Oysa anılan dönemde Araplar arasında falcılık son derece yaygın bir ritüel hâlini almıştır.

Batının insan ve din algısını kökten değiştiren rönesans ve reform hareketleri olmasına rağmen, İslâm’ın bu mânâda bir reform hareketine tarihin hiçbir döneminde ihtiyaç duyulmamıştır. Çünkü İslâm bilimsel hurafeler etrafında oluşturulmuş ve kerameti kendinden menkul bir din adamlığını veya ruhban sınıfını hiç bir dönem bünyesinde taşımamıştır. Antik İnançlar Modern Hurafeler’de insan için temel bir problem olarak varlık ve din algısı ile birlikte geçmiş, tarih ve gelecek paradigmalarının genel bir seyri sözkonusu. Martin Lings, ‘modern dünyanın akıl yapısının ne korkunç hurafelerle yüklü olduğunu ve buna mukabil kendi kaynaklarına bağlı ‘eski’ inançların ne ölçüde gerçek olduğu, gerçeğe tekabül ettiği’ konusunu içtenlikle irdelerken, aynı zamanda yirminci yüzyılın mitlerinin neler olduğu sorusuna da cevap veriyor.

Hurafelerin dünyayı sarıp sarmaladığı günümüzde gerçeği arayanlardan olmak, doğrusu cesaretin ve bilginin yedeğinde yol alınarak gerçekleşebilecek bir içtenliği zorunlu kılıyor. Bu zorunluluğu yakinen hissedebilenlere ihtiyacımız var.

 

Arif Akçalı yazdı

GYY notu: Antik İnançlar Modern Hurafeler kitabını ilkin Yeryüzü yayınları basmıştı. 90lı yıllarda ise Ağaç yayınları bastı. Uzun yıllardır kitap tekrar basılmadı. Bunun hangi yayınevi farkına varacak bakalım?!!!

Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2012, 03:25
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20