Malatya'nın meşhur üç Said'inden biriydi

Malatya ilim havzasında meşhur üç Said'ten biri olan Mehmet Said Ertürk, hayatını Kur’an ve Sünnet’i hem anlamak, hem de anlatmak için adamış güzel bir insan. Said Hoca’nın anısına, Beyan Yayınları’ndan çıkan İlim ve Hareket Adamı Mehmet Said Ertürk kitabını Şakir Gönülce notlandırdı.

Malatya'nın meşhur üç Said'inden biriydi

Beyan Yayınları arasından çıkan İlim ve Hareket Adamı Mehmet Said Ertürk adlı kitabı Mehmet Çelen hazırlamış. Yazar, vefa borcunu ödemek adına bir çok ilmi öğrendiği hocasının hayatını anlatmış bu kitapta. Said Ertürk'ü tanıyan birçok kimse ile yapılan röportajlar kitabının diğer bir bölümünü oluşturuyor. Kitabın son bölümünde ise birçok fotoğraf yer alıyor.

Malatya ilim havzasında meşhur üç Said'ten biri olan Mehmet Said Ertürk, aslen Elazığ ili, Palu ilçesinin Büyükçaltı köyündendir. Buradan Urfa'ya göç etmek zorunda kalan bir ailenin en büyük çocuğu olarak Urfa'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğu Urfa'da geçmiştir. Bu ilde, dokuma tezgahlarında çalıştığı dönemlerde İslami ilimlere yönelir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki çeşitli medreselerde, yaklaşık on bir yıl eğitim görmüştür. Bu medreselerdeki eğitimini bitirdikten sonra, 1982 yılında re'sen emekli edilinceye kadar, çeşitli camilerde imamlık yapmıştır.

1956 yılında Malatya'ya yerleşen Said Ertürk, bu ilde bir çok camide imamlık vazifesini yerine getirir. Sadece camideki göreviyle sınırlı kalmaz Said Hoca, ilim öğrenmek isteyen herkese kapılarını açar. İki göz lojmanı hem ailesi için bir barınma yeri, hem de öğrencileri için bir medrese olmuştur. Gelen öğrencilerin hem türlü ihtiyacını karşılamaya çalışmış, hem de bir çok ilmi öğretmeye çalışmıştır. Said Hoca’nın altı çocuğu olduğunu söylersek, ne kadar zor şartlarda eğitim yapmaya çalıştığını anlatabiliriz sanırım. Bu konudaki en büyük yardımcısı ise hayat arkadaşı Kibriye Hanım’dır.

Said Ertürk Hoca, Kur’an'ın akıl sahibi herkes tarafından anlaşılabileceğini belitmiş, İslam’ın günlük hayatta yaşanması ve uygulanması, gerçek sahih kaynaklardan öğrenilmesi için çevresini bilgilendirmeye ve aydınlatmaya çalışmıştır. Ona göre ibadet, Allah'ın rızasını kazanmak için Kur’an ve Sünnet’e uygun yapılan her türlü söz ve davranışlardır. Bu itibarla Üstad, ibadetlerin 32 farz, 52 farz diye belirli sayılarla ifade edilmesine karşı çıkmıştır. İbadetin, hayatın her alanını kuşatması gerektiğini her zaman ve her yerde dile getirmiştir.

Malatya Fikir Kulübü

1951 yılında Malatya'ya müftü olarak atanan İsmail Hatip Erzen, görevde kaldığı yaklaşık on yıllık süre zarfında Malatya ilim havzasını oluşturmuş, meşhur iki Said'i yanına alarak ilim adamlarını bir araya getirmiştir. Ondan sonra Mehmet Said Çekmegil ve Mehmet Said Ertürk bu havzanın öncüleri olmuştur. Tam 35 yıl süren bu havzadaki hayatı, Said Ertürk'ün ilmi ve fikri dünyasını şekillendirmiş ve çevresindeki birçok insanı etkilemiştir.

Malatya Fikir Kulübü olarak bilinen bu havza, o dönem Malatya'da esnafların dükkanlarını adeta medreseye çevirmiş, bu dükkanlarda İslami düşünce üzerine hem ders halkaları oluşturulmuş, hem de hararetli tartışmalar yaşanmıştır. Malatya'da, hurefelerden uzak, Kur’an ve Sünnet’e dayalı İslami bir düşüncenin yerleşmesinde ve gelişmesinde önemli işler yapan Malatya Fikir Kulübü, bugün günümüzde İslami bir düşünceye sahip olan insanların bir çoğunu doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemiştir.

Meşhur üç Said

Yazarın bizzat yaptığı röportajda Metin Önal Mengüşoğlu, Mehmet Said Ertürk hakkında bakın neler söylüyor: “Arapça ve Kur’an okumanın yasak olduğu bir dönemde Kur’an öğrenimini asla terk etmemiş, fiziksel anlamdaki rahatsızlığına rağmen kendisini yetiştirmiş ender insanlardandır. Said Ertürk Hoca, Malatya Fikir Kulübü’nde, M. Said Çekmegil'in en yakınında bulunuyordu. Said Hoca, uzun yıllar kendisine haksız yere köy hocalığı yaptırılmış değerli bir ilim adamıdır. Malatya Fikir Kulübü ile tanışınca gerçek kıymeti ortaya çıktı… Malatya ilim havzasında, meşhur Üç Said'in ikincisidir. Üçüncü Said ise, Said Özköse'dir.” Bu isim çok fazla ön plana çıkmasa da o dönem bu hareketin finans ayağını oluşturmuştur.

Başta Üç Said olmak üzere bu çerçevede yetişen ve İslam’ı yaşamaya gayret eden tüm ağabeylerimize Allah'tan rahmet diliyor, onların bizlere bıraktığı bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak, onların mücadelesini daha ilerilere taşımak adına, daha çok çalışmaya ve daha çok okumaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum... Umarım bu ağabeylerimizin mirasına layık olur, bu mücadeleyi daha ilerilere taşırız...

 

Şakir Gönülce, haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2016, 16:59
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13