Malatya hadisesi ile Necip Fazıl'ın ilgisi ne?

50’li yılların Vatan gazetesi, yaptığı haberlerle Necip Fazıl’ı Malatya Hadisesiyle irtibatlandırmak için özel bir gayret sarf etmiş görünüyor.

Malatya hadisesi ile Necip Fazıl'ın ilgisi ne?

 

Eski gazeteler aslında günü gününe tutulmuş tarih kayıtlarıdır. Elbette bu kayıtların karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerekir. Aynı hadisenin farklı gazetelerde veriliş, işleniş, ele alınış tarzını okuma imkânına sahip olmak, aslında çok heyecan verici bir şeydir.

Malûm, George Orwell’ın 1984 adlı romanında günlük gazeteler İNGSOS yönetimince sürekli gözetimde tutulur; yıllarca önce meydana gelen bir hadise yıllar sonra yönetimin işine gelmiyorsa hemen o eski sayılar yeni duruma göre düzenlenir ve anında imha edilir. Orwell’ın bu iğnelemesi aslında gazetelerin, yarının tarihi açısından ne derece önemli olduğunu gösterir; hem de çok veciz bir biçimde.

Neyse ki bu sadece bir kurgu; gerçek hayatta gazetecilik alanında işin böyle gerçekleşmediğini biliyoruz. Dolayısıyla zamanında ne yazılmışsa öylece kalıyor gazetelerde. Bu ise gazete sayfalarının geçmişe tutulmuş -bazen puslu, bazen berrak, bazen çarpıtılmış görünümlü- birer ayna olmasını sağlıyor.

“Vatan Gazetesinde Malatya Hadisesi ve Necip Fazıl, 1952-1953”

Necip Fazıl, Vatan gazetesi
(+)

Vatan gazetesinin 1950’li yıllardaki nüshalarını tararken, bu gazetenin özellikle Necip Fazıl’a karşı tutumu ile yakın tarihimize “Malatya Suikastı Davası” adıyla geçen davayla ilgili haberler yönünden taranması gerektiği kanaatine vardım. 1952’den hemen önceki ve Malatya Hadisesinin vuku bulduğu tarih olan 23 Kasım 1952 ve daha sonraki sayıları… Vatan, malûmdur ki adı geçen suikastın mağdur öznesi olan Ahmet Emin Yalman tarafından çıkartılmaktadır o devirde. Dolayısıyla dönemin ünlü gazetecilerinden Yalman’ın gazetesinin konuya yaklaşımı özel bir önem arz ediyor.

Gazetenin 1952’li sayılarını tararken konuyla ilgili hem haberler, hem de Vatan muhabirleri tarafından mahkeme salonlarında çekilmiş bazı resimlere rastladım. Önce 18 Aralık 1952 tarihli bir haberi Malatya Hadisesi dolayısıyla yayınlanmış bir haber sandım. Meğer Vatan gazetesinin Necip Fazıl’la mücadelesi çok daha önceleri başlamış. Gerçi bu rastlayış aklıma güzel bir çalışma konusu getirdi: Gazetenin bu hadise ile ilgili bütün haberlerini tarayıp, fişleyip, resimlerini fotoğraflayıp konuya yaklaşımını ortaya koyabilirdim. Nitekim araştırmamın başlığı da hemen zihnimde belirdi:  “Vatan Gazetesinde Malatya Hadisesi ve Necip Fazıl, 1952-1953”…

Allah vakit verir veya vaktimi bereketlendirirse neden olmasın? Elbette gazetenin tutumunu yan tutmadan, neyse o şekilde yansıtan bir makale, hem basın tarihimizin tahliline yarayabilir hem de yakın tarihimizin çalkantılı bir kesitine ışık tutabilir.

Hadiseyi 1952 başlarından başlatmak istememin sebebini sanırım anlatmış oldum. Aynı senenin sonlarında Malatya hadisesi vuku bulmadan önce de Ahmet Emin Yalman’la Necip Fazıl davalık olmuşlar aslında. Sebep ise Vatan’ın ‘mukaddesatımıza zıt addedilen neşriyatı’na karşı Büyük Doğu’nun tepkisel yayınıdır. Burada söz konusu edeceğimiz dava da gazetenin öncülük ettiği bir güzellik kraliçesi seçimidir. Böylece, daha sonra üzerinde genişçe çalışmak istediğimiz konuya şimdilik Vatan’ın 18 Aralık 1952 tarihli nüshasının ilk sayfasındaki bir haberle bir ucundan giriş yapalım (23 Kasım 1952 tarihindeki suikastın üzerinden bir ay bile geçmeden yapılmış bir haber).

Büyük Doğu’nun mahkûm edildiğini okuyucularına müjdelemekte

Haber “Necip Fâzıl Üç Ay Daha Hapis Yatacak” üst başlığını ve “Başmuharririmize hakaret eden süper mürşitle onun yazı işleri müdürü dün mahkûm oldular” alt başlığını taşıyor. Yazıda kullanılan ve Necip Fazıl’ı mahkeme salonunda gösteren resmin altyazısı ise şöyle: “Dün yeniden mahkûm olan Necip Fâzıl Kısakürek”… (Fazıl isminin ilk sesli harfindeki şapka/düzeltme imine, dolayısıyla gazetenin özenli imlâsına dikkat çekmek isterim.)

Gelelim haberin metnine… Yorumsuz olarak özetleyelim:

“Bundan altı ay evvel başmuharririmiz aleyhine vâki kasdi neşriyatından dolayı Büyük Doğu gazetesi hakkında avukatımız Mehmet Ali Sebük tarafından üç dâva açılmıştı. Bu dâvalardan ikisi dün neticelenmiştir.” girişiyle başlayan haber, gazetenin tertip ettiği güzellik kraliçesi yarışmasını baltalamak isteyen Büyük Doğu’nun mahkûm edildiğini okuyucularına müjdelemektedir.

Ahmet Emin YalmanMeğer Büyük Doğu bu kraliçe yarışmasını vesile sayarak Yalman hakkında ‘tecavüzkâr neşriyata’ başlamış, 5, 6, 7 ve 8 Haziran 1952 tarihli nüshalarında ‘müsabakayı baltalamak ve imkânsız hale getirmek için elinden geleni yapmış ve muvaffak olamayınca gazetenin başmuharririne karşı ağza alınmaz küfürler savurmaktan çekinmemiş.’  Bunun üzerine Avukat Sebük dâva açmış ve iş, ‘toplu ceza mahkemesi’ne intikal etmiş.

Mahkeme söz konusu ‘fiili sabit görerek gazetenin Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Banatlı 4 ay 220 gün hapse ve 500 lira ağır para cezasına mahkûm edilmişse de cezası tecil edilmiş.’

Peki, Necip Fazıl ne yapmış? Gazetenin ifadesi aynen şöyle: “Bundan başka gazetenin sahibi Necip Fâzıl Kısakürek de ‘Dünyanın en cesur adamı’ unvanı altında bir başmakale neşrederek neşriyatını desteklemek istemiştir.” Bunun üzerine Avukat Sebük bu hususu da mahkemeye intikal ettirmiş. Haberin bundan sonrası daha da ilgi çekici doğrusu:

“Gerçi bu makalede başmuharririmizin adı sarahaten zikredilmemişti. Fakat son derece hakareti âmiz ve tezyifkâr olan bu yazının başmuharririmize matuf olduğu, ehli vukuf olarak seçilen Profesör Nihat Tarlan, Sulhi Dönmezer ve Nurullah Kunterin müşterek raporu ile sâbit olmuştur.”

Bu ara zikredilen raportörlerden Sulhi Dönmezer’in adına bu tür raporlarda rastlamak olağan ise de Nihat Tarlan adı şaşırtıcı gelebilir. Rapor sonucu Necip Fazıl ve Hüseyin Banatlı üçer ay hapis ve 300’er lira para cezası almışlar ve cezaları da tecil edilmemiş.

Gazetenin verdiği bir ayrıntı da “eski bir mahkûmiyetine ait cezayı çekmekten kurtulmak için her çareye başvuran Necip Fâzıl nihayet yakalanarak Üsküdar Cezaevine hapsedildiği için” o günkü mahkemeye gelememesi ve “hükmün gıyabında tefhim edilmiş” olmasıdır. Haber, “Malatya suikastı münasebetile Malatya savcısı tarafından tetkik edilen ve tahrik mahiyetinde göze çarpan yazılar”ın, gazetede duyurulan mahkûmiyet haberindeki yazılar olduğunu vurgulayarak bitiyor. İlgi çekici olabilecek bir ayrıntı da şu: Vatan avukatının dâva konusu ettiği yazılardan biri de Abdurrahman Şeref Lâç’ın Büyük Doğu’da yayınlanmış bir yazısıdır.

Tutuklanıp hapse atılmış olması son derece hukuksuz görünüyor

Öyle görülüyor ki, gazete, yazıdaki resimde Necip Fazıl’ın başka bir mahkemede çekilmiş resmini kullanmıştır. Tutuklu olduğu için o mahkemeye gelemediyse, elbette bu resim başka bir mahkemede çekilmiş olmalıdır. Bu durum, gazetenin arşivinin Necip Fazıl’ın mahkemede çekilmiş resimleri açsından zengin olduğunu düşündürtüyor. Ayrıca Vatan, yaptığı haberlerle Necip Fazıl’ı Malatya Hadisesiyle irtibatlandırmak için özel bir gayret sarf etmiş görünüyor. Çünkü Necip Fazıl, hadise vuku bulur bulmaz tutuklanmamış, anlaşılan, aleyhindeki bu tür kampanyalar sonucu hadiseyle irtibatlandırılmıştır.

Doğrusu bu tür haberler sayesinde ortada tıkır tıkır işleyen bir tezgâhın belirginleştiği açıktır. Yoksa Necip Fazıl nasıl olur da sadece yazdığı yazılarla bu suikastı teşvik olabilir ki? Bu davada Vatan gazetesinin yayın politikasının halkın nefretine sebep olduğu neden görmezden gelinmiştir?

Bugünden bakıldığında aslında Necip Fazıl’ın bu nefretin yazılı mümessili olmaktan başka role sahip olmadığı ortaya çıkıyor. Sonuçta o ne yazarsa veya Büyük Doğu’da ne yayınlarsa yayınlasın, suikastı düzenleyen el değildir. Ama o elle birlikte cezalandırılmıştır. Suçun şahsîliği prensibi hiçe sayılmıştır. Bu sebeple tutuklanıp hapse atılmış olması son derece hukuksuz görünüyor.

Elbette gazetesindeki yayın politikası sebebiyle Yalman’a suikast düzenlenmesi, canına kast edilmesi gerekmiyordu. Fakat, ‘onun yayın politikasına muhalif idi ve yazıya karşılık yazıyla cevap veriyordu’ diye Necip Fazıl’ın suçlanarak hapsedilmesi de gerekmezdi.

 

Yusuf Turan Günaydın yazdı

Yayın Tarihi: 02 Ocak 2013 Çarşamba 17:05 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2013, 17:13
YORUM EKLE

banner19

banner26