Madem ölüyoruz, demek ki ümmet dirilecek

Senin intikamını gerekirse ölerek alacağız Esma. Çünkü eğer Müslümansan düşmandan ölerek de intikam alabilirsin. Çünkü eğer Müslümansan her şehid düşmana vurulmuş bir darbedir.

Madem ölüyoruz, demek ki ümmet dirilecek

 

Merhaba Esma,

Öncelikle düğününe gelemediğim için üzgünüm. Bizim buralarda düğünler öğlen değil akşam ya da haftasonu olur. Düğün daveti de bir gün önceden değil çok önceden yapılır. Ona göre hazırlığımızı yaparız. Senin gibi her zaman hazır değiliz biz. Şehadet için öncelikle müsait olmamız gerekir.

İşlerimizin en yoğun olduğu, başımızı bile kaşımaya vakit bulamadığımız öğle vaktinde düğün yaparsan gelemeyiz. Haftaiçi işe ara verebildiğimiz tek öğlen vakti Cuma namazı vaktidir. Onun dışında sadece akşamları müsait oluruz. O zaman da yorgun oluruz zaten. TV ya da bilgisayar başına atarız kendimizi. Bizden beklentin ona göre olsun. Akşam haberlerinde ülkendeki gelişmeleri takip edebiliriz mesela. Sosyal medyada gezinirken seni ve ülkeni orada gündem yapabilir, Rabia işaretini profil fotoğrafı yapabiliriz. Twitter’da Sisi’yi kahredebilir ve attığımız twitlerle Mursi’nin intikamını alabiliriz. Yani Esma, bizler her vaktin değil sadece müsait vaktin direnişçileri, sosyal medyanın  mücahidleriyiz.

Ne güzeldi değil mi her şey? Nasıl da mutlu sonla bitmişti yıllardır süregelen acılar. İşte bitti demiştik. İşte başardık. Allah iktidarı zalimlerden almış ve bize vermişti. Geçmişle hesaplaşma başlayacaktı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, Mısır tam istediğimiz gibi yönetilecekti. Tüm kurumlar ve zorbalar ıslah edilecek, anayasamız Kur’an olacaktı. Gerçek bir İslami ülke olacaktı Mısır ve başında Allah’tan gerçekten korkan adil yöneticiler bulunacaktı. Filistin size emanet edilecek, gözümüz arkada kalmayacaktı. Ne kadar da güzeldi. Nasıl da mutlu olmuştuk. Dillere destan devriminiz sadece size değil Filistin’e de yaramıştı. Düşünsene Esma, Refah sınır kapısı açılmıştı, daha ne olsun.

Peki şimdi niye böyle oldu Esma? Kime ne yaptık biz? Nerede hata yaptık? Allah iktidarı elimize vereli çok az bir zaman olmuşken neden tekrar aldı elimizden? Adil mi değildik? Samimi mi değildik? Öncekilerden farkımız mı yoktu? Kalplerimizdekini mi değiştirmemiştik? İçimizdeki beyinsizler yüzünden mi böyle olmuştu yoksa? Söyle Esma. Sen şimdi daha iyi biliyorsun. Çünkü yakinen yani gözünle görmüş gibi inandığın yerdesin şimdi. Neler konuşuluyor orada? Ne deniyor bizim için? Allah bizi tekrar layık görür mü Yusuf’un halefi yapmaya? Musa’nın asasını verir mi tekrar elimize Adeviyye’den bir çıkış bulmak için? İnanıyorsanız üstün gelecek olan sizlersiniz, ayetini eksik etmiyoruz dilimizden ve sosyal medyamızdan inan ki. Aramızdayken sen de gördün, bizler inanıyoruz Esma. Gerçekten inanıyoruz. İnandığımız gibi yaşamasak da inanıyoruz. Her zaman yakinen inanamıyoruz sadece. Bunu başarabilsek bile tek tek yapabiliyoruz, hep birlikte değil. Hep birlikte yapamıyoruz Esma, çünkü dedim ya hepimizin işleri var ve hepimiz aynı anda müsait olamıyoruz ümmetçe bir direniş için.

Biz de kazanacağız Esma.

Biz de kazanacağız. Başka yolu yok…

Mısırda Müslüman olmak Esma... Türkiye’de Müslüman olmak...  Adeviyye’de Müslüman olmak... Saraçhane’de Müslüman olmak.... Sosyal medyada Müslüman olmak... Bir de bu çıktı başımıza Esma. Hadisi biliyorsun, bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin, buna güç yetiremiyorsunuz dilinizle düzeltin, buna da güç yetiremiyorsan en  azından kalbinden buğz et. Bu da imanın en zayıf noktasıdır. Ne mutlu bize ki diyoruz, bizler imanda en zayıf seviyede değiliz. Elimizle düzeltemediğimiz için hayıflanmak yerine, dilimizle düzeltmeye çalıştığımız için mutlu oluyoruz. Oysa sizler elinizle düzeltiyordunuz Esma. Bedeninizle. Kanınızla. Canınızla. Bütün vaktinizle ve küçük büyük, kadın erkek, bütün varlığınızla.

Furkan’la tanıştın mı Esma? Hani senle yaşıt olup da Filistin için şehid olan. Sen Adeviyye’nin, o da  Mavi Marmara şehidlerinin sembolü olmuştu hani. Bu yaşta şehid mi olunur Esma? Nedendi bu acele? Abileriniz, ablalarınız dururken size mi düştü şehid olmak? O çocuk yaşta o bilinci nereden aldınız ki siz? O cesareti kim verdi size? İslami bilginiz ne kadar ki sizin? Kaç tane İslami kitap okudunuz? Kaç tefsir bitirdiniz? Bazı şeyler için acele ettiniz kabul edin. Yoksa bizler kitap yüklü merkepler mi olduk Esma?

Senin topraklarında şimdiye kadar hep iyiler kazandı Esma. Her şeye rağmen, şeytanın tüm engellemelerine, kardeşlerinin ihanetine rağmen Yusuf kazanmıştı. Musa zalimlerin planlarını yüzlerine çarpmış ve Firavun’u Kızıl denizin dibine gömmüştü. Bu demektir ki biz de kazanacağız Esma. Biz de kazanacağız. Başka yolu yok. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacak. Allah nurunu tamamlayacak Esma.

Senin intikamını gerekirse ölerek alacağız Esma. Çünkü eğer Müslümansan düşmandan ölerek de intikam alabilirsin. Çünkü eğer Müslümansan her şehid düşmana vurulmuş bir darbedir. Madem ki biz ölüyoruz Esma, bu demektir ki kardeşlerimiz yaşayacak. Madem ölüyoruz, demek ki ümmet dirilecek. Madem ölüyoruz, demek ki yaşanılacak.

Siz Mısır Müslümanlarının uyanış ve direnişinin, biz dünya Müslümanlarının da uyanmasına ve birliğine vesile olması ümidiyle,

Furkan’a selamlar.

 

Mevlüt Uğurlu yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2013, 14:47
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13