banner17

Lamure'nin her sayısı özel sayıydı

Lamure, her sayısında bir nesneyi konu edinip onun hem Türk hem dünya edebiyatındaki yerini konu alan şiir ve yazılardan oluşuyordu.

Lamure'nin her sayısı özel sayıydı

Lamureİnsan ömrü, bir talimden ibarettir. Dünyaya gözlerini açtığı ilk günden, can emanetini teslim ettiği güne kadar sürekli bir öğrenme halindedir. Faydalı-faydasız, hikmetli-hikmetsiz birçok şey öğrenir, zihnine nakşeder. Bu öğrenme elbette kelime köprüsüyle gerçekleşir. Kelimelerle yürür insan bilinmeyene. Büyüklerin ‘’anlamsız’’ zannettiği sesler çıkarır ilkin. Sonra o büyükler ona ‘’anlamlı’’ kelimeler öğretir. Yaşı ilerledikçe ademoğlunun, öğrenme faaliyetinin öznesi olur artık. Artık birilerini beklemez bir hazineye sahip olmak için. Kendisi çabalar, onu meleklerden üstün kılan sırra ermek için. Ben de, yürüdüğüm bu esma köprüsünde bir kelimeyle karşılaştım:’’Lamure’’ Onu elime aldım. Sayfalarını çevirdikçe, adımlarımın hızlandığını anladım.

Lamure bana kendisini yaşam, ayrıntı ve kültür dergisi olarak tanıttı. Ama onda farklı bir şey vardı: Her sayısında bir nesneyi konu edinip onun hem Türk hem dünya edebiyatındaki yerini konu alan şiir ve yazılardan oluşuyordu. Her sayısı adeta bir kültür hazinesiydi.

 

 Kim var kim yok?

Lamure’de sabit bir yazar kadrosu yok. ‘’Nerede hareket, orada bereket!’’ sözünü şiar edinmiş herhalde kendine. Sürekli bir hareketlilik söz konusu. Birçok gönül dünyasını misafir ediyor dergiye. Gönül adamlarının bereketine şükür! Hangi kelime ustalarıyla karşılaşmıyoruz ki onda? Nurettin Durman, Zeki Bulduk, Hüseyin Akın, Adem Özbay, Sadık Yalsızuçanlar, Esra Elönü, Nilgün Marmara, Sıtkı Caney, Mehmet Aycı, Furkan Çalışkan, Jan Devrim, Vural Kaya, Mustafa Çelep, Adem Turan, Hicabi Kırlangıç, Nazan Bekiroğlu, Müştehir Karakaya, Özcan Ünlü, Ömer Sevinçgül ve daha saymaktan aciz düştüğüm nice isimler… Yalnız, bedenleriyle değil eserleriyle yaşayanlar da konuk oluyor dergiye: Ahmet Hamdi Tanpınar, Shakespeare, Rilke…

LamureLamure

LamureKelimesiz edebiyat

Şu ana kadar sekiz sayısı bulunan ve üç ayda bir yayınlanan bu dergi, sadece kelimelerle edebiyat yapmaz. Kelimelerin zihnimizde resmettiği dünyayı getirir, yazıların arasına serpiştirir çizgilerle. Çünkü çizgilerin de söyleyecek sözleri vardır. Hatta bazı zamanlar çizgiler daha manidardır. Fark etmediğimiz ayrıntıları hatırlatır bize. Zaten edebiyat için olmazsa olmazlardan biri farkındalık değil mi? İşte bu çizgiler bize edebiyat sarayının anahtarlarını veriyor. Kendisini aynı zamanda ‘’ayrıntı dergisi’’ olarak tanımlayan Lamure’nin, bu tanımlamayı ne kadar hak ettiğini de görüyoruz.

Parmaklarınız heyecandan titrek bir vaziyette sayfaları çevirirken, o güzel kokusunu da içinize çekersiniz. Bir de tavşan kanı çayı yudumlarken sa’y ederseniz kâğıttan alemleri; artık nefes yerine edebiyat alır, nefes verirsiniz. Kısacası bir edebiyatseverseniz, bu dergiyi de seversiniz. Haddi zor bulunan bir bahre dalmaya niyetliyseniz, size Lamure’yi şiddetle tavsiye ederiz.

İletişim: lamure@lamurekitap.com

 

Şeyma Derbeder, yeni bir dünya bulmanın sevinciyle haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2009, 09:22
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20