banner17

@lagaribey: Bizler sanal dünya için kullanıcı değil, ürünün kendisiyiz

Sosyal medyadan toplanan bize ait verilerin; reklam şirketleri, hackerlar, farklı organizasyonlar ve veri simsarları tarafından kullanıldığının farkında mıyız? Ve dahası Twitter, Facebook, Google gibi uygulamalar neden ücretsiz?

@lagaribey: Bizler sanal dünya için kullanıcı değil, ürünün kendisiyiz

Twitter’da pek çoğumuzun ilgiyle takip ettiği hesaplardan biri @lagaribey. Paylaştığı birbirinden kıymetli bilgi ve ilginç verilerle Twitter ortamını faydalı hale getiren hesaplardan biri. @lagaribey dün akşam uzun bir tweet zinciriyle önemli bir gerçeğe temas etti: Sanal dünyada kullanıcı değil, aslında ürünün kendisi olduğumuzu dile getirdi. Twitter, Facebook, Instagram vs. gibi sosyal medya sektörünün bir nevi veri toplama aracı olarak kullanıldığını; toplanan verilerin hangi sektörler tarafından hangi amaçlarla işlendiğini aydınlatıcı bir şekilde izah etti.

Elbette bu konu yeni değil ve pek çoğumuzun da haberdar olduğu bir mesele. Ancak durumun ciddiyetini kavramak ve bu konudaki farkındalığımızı artırmak adına @lagaribey’in paylaşımlarından bazılarını paylaşmak istedik.

Sokaktan çevirdiğiniz herhangi birine Google’ın, Twitter’ın, Facebook’un ya da Instagram'ın neden ücretsiz olduğunu sorun. Çoğu kişi cevabı tam bilemese de reklam için diyecektir. Cevap doğru olsa da, olay boş bir alanda reklam göstermek kadar basit değil, keşke öyle olsaydı...

Acxiom, Epsilon, RapLeaf, Flurry, BlueKai... Bunlar muhtemelen çoğunuzun ismini duymadığı şirketler. Yüz milyarlarca dolarlık gözetleme sektörünün arkasındaki bu veri simsarlarının yaptığı iş, verilerimizi toplamak, analiz etmek ve reklamcılara ya da pazarlamacılara satmak.

Hangi verileri topluyorlar derseniz, bir kişiye dair ulaşabildikleri ne kadar veri varsa hepsini. Bu verileri kişilerin online aktivitelerinden bankalara, kredi kartı hareketlerinden kullandıkları mobil operatörlere ya da üye oldukları yerlere kadar pek çok yerden topluyorlar.

Bu firmalardan mesela Acxiom’un arşivinde, tüm dünyadan 700 milyondan fazla kişinin bilgisi var ve her kişiye 13 haneli bir kod atanmış durumda. Bu kodlar, her biri farklı bir profil içeren 70 kümeden birine atanıyor ve kişi o profille tanımlanıyor (bilim kurgu filmi gibi?)

Veri simsarlarının topladığı veriler pek çok amaç için kullanılabiliyor. Bunlardan gün yüzüne çıkan en meşhur örnek, çoğu kişinin en azından kısmen bildiği Facebook-Cambridge Analytica (CA) skandalı. CA da veri simsarlarından veriyi alıp işleyen şirketlerden biri.

Olayı kısaca hatırlatalım. Son Amerika seçimlerinde, Trump lehine çalışan CA firması, milyonlarca Amerikalı seçmeni, yukarıdaki gibi profillere ayırmış ve her bir profile, Facebook’ta gösterilmek üzere özel içerikli gösterimler hazırlamıştı.

Veri simsarlarının topladığı verilerin önemli bir kısmı, bedava diye düşünüp telefona kurduğumuz uygulamalardan geliyor. Mesela Angry Birds, Candy Crush, Fruit Ninja gibi ücretsiz popüler oyunlar neden sizden lokasyona ve temel bilgilere erişim izni ister?

Milyonlarca kişinin oynadığı bu oyunları yazan firmalar, nasıl para kazanıyor? Borsadan mı :) Ya da neden Google, yıllarca üzerinde çalıştığı onlarca uygulamayı hiç para almadan herkese bedava dağıtıyor? Peki ya Twitter, Facebook, Instagram, Snapchat ve diğer uygulamalar?

Facebook’un, hiçbir geliri olmayan Instagram’ı, 2012 yılında 1 milyar $ gibi oldukça yüksek bir ücret ödeyerek satın almasının nedeni neydi? Instagram’ın doğa üstü güçlere sahip(!) toplam 13 çalışanı mı, yoksa çok süper (!) bir resim paylaşma uygulaması mı?

Bu soruların cevabı aslında açık: Ürün onlar değil, sizsiniz. Firmalar geliştirdiği uygulamalardan değil, onları kullanan insanlardan para kazanıyor. 2018 Verilerine göre, Twitter’da bir kişinin değeri 48$, Facebook’da 253$, Google’da 359$, Amazon’da ise 1793$ ediyor.

Bir firmanın envanterinde, ne kadar çok kullanıcı varsa, o kadar çok veri var demektir. Bizlerin kişisel verileri de, firmalar için tekrar tekrar satılacak reklam kaynağı demektir. Bizim paylaştığımız verileri satarak, Google dünyanın en büyük 2. firması haline geldi.

”Facebook kullanmıyorum, kapattım ya da gizlilik ayarlarımı en üst düzeye getirdim” diyerek kendinizi rahatlatan bir açıklama yapabilirsiniz ancak bilmediğiniz bir şey var: Facebook, hesabınız olmasa bile reklam ortakları sayesinde sizi izliyor.

Girdiğiniz bir sitede, Facebook’un o meşhur “beğen” tuşunun olması yeterli, hesabınızın olup olmaması, o tuşa basıp basmamanız önemli değil, kayıt altındasınız. Hatta o sitede “beğen” tuşu da olmayabilir, veri simsarları vasıtasıyla ne yaptığınızı yine takip ediyor.

Benzer şekilde Google’ın Gmail’ini de kullanmıyorum diyebilirsiniz, ancak yine bir şey fark etmiyor. Eğer Gmail hesabı olan birine mail attıysanız, bu Google’ın sizin hesabınızı mercek altına alması için yeterli, çünkü Gmail lisans anlaşmasına göre Google’ın buna hakkı var.

Google ve Facebook, bu sektörün en büyük oyuncuları ancak bizi gözetleyerek verilerimizi alan, analiz ederek ya da etmeyerek satan Twitter, Linkedln, Pinterest, Snapchat ve Foursquare gibi irili ufaklı binlerce firma var daha.

Bu firmalara, “konum” bilgisine erişmek için izin vermek bile çok şey ifade ediyor. Çünkü konum bilgisi sayesinde sadece bugün nerede olduğunuzu bilmiyorlar, 1 ay önce nerede olduğunuzu da biliyorlar, daha da önemlisi yarın nerede olacağınızı da biliyorlar.

Sadece bu kadar mı? Kişinin daha önce gitmediği halde, birden rakip firmanın binasına gitmesi ve ilerleyen günlerde o firmadan birileriyle bir kafede olması, iş değişikliği hakkında o firmalara çok şey söyler.

Tüm bu olanların nedeni, bedava diye bize sunulan uygulamalar, bir şey olmaz diye internete bıraktığımız bilgiler ve buralarda paylaştığımız bilgiler... Ve tüm bu olanlardan şikâyet etmeye hakkımız yok, çünkü daha en başta “Hükümleri ve koşulları okudum, kabul ediyorum” dedik.

Bizler sanal dünya için kullanıcı değil, ürünün kendisiyiz. Ve bize dair bu verileri kullanmak isteyenler sadece reklam firmaları değil, kötü niyetli kişiler, hackerlar ya da organizasyonlar da var. Bu nedenle, şunu hiçbir zaman unutmayın: Hayattaki en pahalı şeyler bedavadır.

@lagaribey'e bu faydalı paylaşımları için teşekkür ediyoruz.

Tweet zincirinin tamamını okumak için tıklayınız:

https://twitter.com/lagaribey/status/1058821751176605697

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2018, 13:30
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20