banner17

Kütüphaneler Haftamız Kutlu Olsun (mu?)

Kütüphaneler Haftamız kutlu olsun mu? TYB 2017 Yıllığı çıktı... Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları Merkezi’nin faaliyetlerine durdurma talebi... Moskova’da Kur’an-ı Kerim Festivali... Bir bahar rotası: Sarıyer’de kuş gözlem evi... M. Murtaza Özeren, bu haftanın öne çıkan bazı kültürel olaylarını derledi.

Kütüphaneler Haftamız Kutlu Olsun (mu?)

Kütüphaneler Haftamız kutlu olsun mu?

1964 yılından beri her Mart ayının son pazartesisinden itibaren başlayan hafta Türkiye’de Kütüphaneler Haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl Türkiye’nin birçok yerinde elli üçüncüsü kutlanan Kütüphaneler Haftası çerçevesinde neler yapılmış diye şöyle bir baktım ve dişe dokunur pek faaliyetin yapılmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Olması mı lazımdı? Tabii ki hayır fakat haber sitelerine yansıyacak kadar önem atfedilen bir haftanın değerli işler doğurmasını beklerim.

Kütüphaneler bugün için bir mesele olarak durmaktadır. Geçen haftaki havadisimizde İngiltere’de kapatılan kütüphanelerden hareketle birkaç kelam etmiştim. Yine aynı şeyleri söyleyecek değilim. Ancak yetkililer tarafından kütüphane, kitap, eğitim, kültür, “medeniyet” gibi hususlarda ne kadar riyakârane davranıldığına dair bir örnek sunmak istiyorum.

Önce bir soru: İstanbul’un bir ucuna, Kağıthane’ye taşınan arşiv binasının Sultanahmet’teki eski yeri bugün için ne olarak kullanılmaktadır? Hemen söyleyeyim: Otel. Evet, Payitaht’ın ortasından ücra bir yere taşınan arşivin eski binası otele çevrilmiştir bugün için. Yine bir soru: Peki buna izin verenlerin, geçtim ağızlarına kültür, medeniyet, eğitim gibi kelimeleri ağızlarına almalarını, yatacak yerleri var mıdır?

Sultanahmet’teki eski arşivin kullanıcılar için bir eziyet mekânı olduğu, çok sıkıntılar çıkardığı, bu sebeple de Kağıthane’deki binanın daha kullanışlı olduğu pek tabii olarak öne sürülebilir. Fakat zaten bilgisayarlar üzerinden erişim sağlanan arşivi külliyen taşımak yerine okuma salonlarının sayısı arttırılamaz mıydı? Söz gelimi Üsküdar, Kadıköy, Fatih, Beşiktaş vb. semtlere arşivin kullanıma sunulduğu çeşitli okuma salonları tesis edilemez miydi?

Bu sorumu bugün için Türkiye’deki diğer yazma eser kütüphaneleri (ya da materyallerini dijital ortama aktarmış ve kullanıcıları ekranlarla muhatap eden diğer kütüphaneler) için de yöneltebilirim. Yani, bugün için Süleymaniye Kütüphanesi’nde yer alan kitaplara sadece Süleymaniye’den erişim sağlanabilmesi ne kadar mantıklıdır? Kütüphaneler, politikalarının gereği olarak halihazırda dijital ortama aktarılmış olan materyallerini online erişime sunmak istemeyebilirler. Bunu bir şekilde haklı görebiliriz. Ancak erişimi kolaylaştıracak bu kadar imkan varken hâlâ bazı şeyleri zorlaştırmanın ne âlemi var?

Çok laf ettik bu hususta; ancak ister istemez bazı şeylerin hâlâ gündeme dahi gelmemesinden çok bizarım ve yalnız olduğumu düşünmediğimden bu satırları yazıyorum.

TYB 2017 Yıllığı çıktı

Devam edelim havadislerimize… Türkiye Yazarlar Birliği tarafından çıkartılan TYB Yıllığı geçtiğimiz günlerde çıktı. TYB 2017 Yıllığı bu dizinin de otuzuncusu olması açısından pek önemli bir hususiyeti arz ediyor. Otuz yılı aşkın bir süre boyunca Türkiye’nin kültür, edebiyat, sanat, siyaset gibi gündemlerine şahitlik eden bu yıllıklar hem günümüz hem de geleceğimiz için çok güzel bir kaynak sunmuş oluyor. Bu seneki yıllıkta editörlüğü Osman Özbahçe üstlenmiş. Zeynep Arkan, Necip Tosun, Ahmet Varol, Alaattin Karaca ve İbrahim Demirci gibi isimler kendi alanlarına dair 2016’da neler olduğunu kaleme almışlar. Bu yıllık üzerinden geçen yılın hülasasını okumak mümkün, meraklısına duyuralım.

Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları Merkezi’nin faaliyetlerine durdurma talebi

Daha evvel yazdığımız havadislerden birisinde Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları Merkezi’nin kurulduğunu haber vermiş idik. Bu sevindirici bir haberdi. Çünkü nihayetinde elli senedir arşivde duran, belgelerin üzerindeki zımba ve ataşların paslandığı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın terekesinin ortaya çıkarılması oldukça güzel bir çalışmaydı. Ancak gelgelelim geçenlerde Tanpınar’ın varisleri bu paylaşımın durdurulmasını talep etmişler. Gerekçe olarak, yanılmıyorsam, bu terekenin incelenmesinden sonra ortaya çıkan yeni eserlerin telif kapsamına girdiğini ve bunların böylesine rahat bir şekilde yayınlanamayacağı sunuluyor. Kısacası mesele oldukça netameli.

Biz okuyucular olarak herhalde tek yapabileceğimiz tarafları akl-ı selimle davranmaya davet etmek. Zevk-i selim sahibi Tanpınar, en azından okuyucuları ve takipçileri hatırına, bunu hak ediyor diye düşünmekteyim.

Moskova’da Kur’an-ı Kerim Festivali

Rusya’nın başkenti Moskova’da geçtiğimiz hafta sonu Kur’an-ı Kerim Festivali düzenlenmiş. Festival kapsamında, Kur’an okuma, sergi, seminerler gibi etkinlikler düzenlenmiş. 20 milyon civarında Müslüman’ın yaşadığı Rusya’da böylesi faaliyetlerin yapılıyor olması oldukça güzel. Hem de Sovyetler döneminde yapılanlar göz önüne alındığında bu etkinlikler daha da bir önem kazanıyor. Hele bir de Avrupa’nın İslamofobi çığlıkları hesaba katıldığında bu tür faaliyetler daha da mutluluk verici oluyor.

Bir bahar rotası: Sarıyer’de kuş gözlem evi

Havadisimizi bir gezi noktası vererek nihayete erdirelim. Baharla birlikte İstanbul bütün ziynetini takınırken Sarıyer’de mevcut kuş gözlem evi çok güzel bir uğrak yeri olabilir. Baharla bitkiler yeniden doğarken kuşlar da sıcak bölgelere geri dönüyor. Buna şahitlik etmek çok güzel bir deneyim olacaktır. İlgililerine buranın Facebook adresini verelim. Şimdiden iyi geziler ve gözlemler…

 

M. Murtaza Özeren

Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2017, 16:21
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20